Yunus Emre Sözleri

Yunus Emre Sözleri

Yunus Emre Sözleri Önemli bir halk şairi ve aynı zamanda mutasavvıf olan Yunus Emre, Anadolu’da Türk şiirinin ilk temsilcilerinin başında gelen bir isimdir. Türk edebiyatında ve Türk şiirinde önemli bir yere sahip olan Yunus Emre, halk şairi kimliği ile yaşamının neredeyse tamamını aşkı arayan şair olarak sürdürmüştür. Allah aşkı konusunda uzun bir süre arayışa girmiş ve Taptuk Emre’den dersler alarak bu arayışlara başlamıştır. Ünlü sözler külliyatının oluşmasında ise Yunus Emre’nin payı oldukça büyüktür.

Yunus Emre; hayata, Allah’a ve insana dair sayısız eser kaleme almıştır. Bu eserleri ile de günümüze kadar gelmiş sayılı şairlerden birisi olmayı başarmıştır. Dolayısıyla da Yunus Emre sözleri geniş bir anlama ve çeşitliliğe sahiptir. Eşi, benzeri olmayan bu sözler, geleceğe dair elle tutulur birçok çıkarımda bulunur.

Günümüzde birçok ünlü sözler olsa da bazı sözler vardır ki; okunmaya, araştırılmaya ve dahası da hayatımıza empoze etmeye değer sözlerdir. Bu sözlerin başında da Yunus Emre’nin insanlığa kazandırdığı sözlerdir. Halk şairi kimliği ile Yunus Emre, aynı zamanda ozanlık geleneğinin kurucu kimliğidir.

Yunus Emre Sözleri

Yunus Emre Sözleri

Maharet güzeli görebilmektir. Sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan alem herkes bilsin ki en büyük ibadet sevebilmektir.

Üzenlerin üzüldüğü vakit da gelir.

Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.

Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır.

Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar.

Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.

Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.

Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kâinat dinler.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Söze târîh yedi yüz yediydi, Yunus cânı bu yolda fidîyidi.

Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.

Aşk aşıkı şir eder, aslanı zencir eder, katı taşı mum eder.

Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.

Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.

Her kim Kuran bilmedi sanki dünyaya gelmedi.

Davet söz ile değil hal iledir. O hal ki kulağı sağıra da görünür, gözü köre de.

Beni bende demen bende değilem, bir ben vardır bende benden içeri.

Tehî görmen kimseyi hiç kimsene boş değil, eksiklik ile nazar erenlere hoş değil.

Bir avuç toprak biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim işte buyum ben.

Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü, Yaratılmışı hoş gördük, Yaratandan ötürü.

Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

Ey Yunus Hakk’ı bilen söylemez hergiz yalan, ikilik ile gelen doğru yol bulmuş değil.

Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden gelir. Zehr ile pişen aşı yemeğe kim gelir.

Ya Rabbena hayreyle, Muhammed’e yâr eyle, Kabrimizi nur eyle, Kabre vardığım gece.

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa erinirim, aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.

Ya elim al kaldır beni. Ya vaslına erdir beni. Çok ağlattın güldür beni. Gel gör beni aşk neyledi.

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.

Aldanma dünya malına zehir sunma balına düşüp dünya hayaline dalma gözüm bundan sonra.

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim. Aşkın ile avunurum; bana seni gerek seni.

Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.

Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme.

Mansur’um, uş dâra geldim, Yusuf’um, pazara geldim. Aslanım, şikâra geldim, velâkin yatağım orda.

Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri. İsteyene ver onları, bana seni gerek seni.

Kalem eğri dilli mürekkep siyah yüzlü, kağıt ikiyüzlü. Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım.

Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, yetmiş iki millet dahi elin, yüzün, yumaz değil.

Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.

Aşk ile yola çıkmaksa niyetin bela ile imtihan edilirsin. Zü’l Celali vel İkram. Önce kahır sonra ikram… Taptuk Emre

Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül yahut diken. Ya hayattır yahut kefen. Nârın da hoş, nurun da hoş… Kahrın da hoş, lütfun da hoş.

Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.

Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol