Şizofrenik Sözler

Şizofrenik Sözler

Şizofrenik Sözler Hayata dair umutlarınızı yitirdiğinizde, yaşamla dair kavganızın bambaşka bir boyuta geldiğini hissedersiniz. Oldukça zorlayıcı ve yorucu bir süreç olan hayatta bazen savaşmaktan erken vazgeçmek her şey ve herkes için en doğru karar olarak gözükse de vazgeçmek hiçbir zaman doğru bir seçenek olmamaktadır. Bunun için insanlar vazgeçtiğinde, değişen bakış açılarını yansıtmak ve doğru bir şekilde kendilerini ifade edebilme fırsatı yakalamak için şizofrenik sözler şeklinde tanımlayabileceğimiz bir miktar iç karartıcı ama yine de kendilerini en doğru şekilde ifade edeceklerine inandıkları sözleri söyleme gereği duymuşlardır.

Yine de hayatla ilgili problemlerinizi çözmek için daha ılımlı ve huzurlu bakış açılarıyla yaşama tutunmak çok daha doğru ve mantıklı bir seçenek olacaktır. Bu nedenle can sıkıcı ve moral bozucu sözler yerine güzel sözler ile insanların yeniden mutlu ve huzurlu olması için teşvik edilmesi çok daha doğru bir adımdır. Yine de mutsuz olduğunuz dönemlerde farklı düşünce yapısında sözler paylaşmak ve farklı bir etki yaratmak için bu tarz sözleri sosyal medya hesaplarınızda ya da durumlarınızda paylaşabilirsiniz.

Şizofrenik Sözler

Şizofrenik Sözler

Bu kaçıncı gecedir kendi kendime onunla konuşuyorum

İyi olun, çünkü kötülüklerden çok var.

Ben akıllanmam! İsteyen delirip yanıma gelebilir.

Bizler bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz.

Düşüncelerimizin de çayımızın gibi kaçak olması dileğiyle.

Bu böyledir. Gündüz biriktirir, geceye dökeriz içimizi.

Bazen sadece molotof atarsın; mutluluklar bile dilemeden.

Üç yanımız denizlerle dört yanımız şerefsizlerle dolu.

Biz yokluk içinde büyüdük güzelim, senin yokluğuna da alışırız.

Bu kaçıncı gecedir kendi kendime onunla konuşuyorum.

Rabbim beni şair seni şiir olarak yarattı ve sen benim en güzel şiirimsin.

Bana kalırsa hayat; yanlış zamanda yanlış yerde olmaktan oluşur.

Yakınlaştırılmış fotoğrafın kaç sigara yaktırır. Kaç azer şarkısı çıldırır biliyor musun?

Hiç kimseye anlatamadığımız şeyler vardır, zihnimizde hiç durmadan dönen.

Şizofrenik duygular sardı beni. Azrail peşime düşerse bil ki sen de benimle geleceksin.

Kül kadar etkisi olmayan insanların, kendini ateş sanmaları ne garip bir şey.

Çok mutluyum, her şey yolunda, çokta param var, hiç derdim yok. Kestik! Olmuyor olmuyor!

Alışkanlıklarım var; sigara, aşk, sevmelerim. Arada birde nefes alıyorum oda fena değil.

Kafasına delik açmak istediğim insanlar var: psikopatlığımdan değil, beyinlerine oksijen girsin diye.

Anlamıyorum, boğazımızda kalan mutluluğun çıkması için mi bu sırtımızdan vuruluşlarımız.

Anlaşılmayan inceliklerim yüzünden. Kabalaşmaya mecbur kalmaktan nefret etmişimdir her zaman.

Bugüne kadar içtiğim bütün içkilerin parasını biriktirseydim o parayla ne güzel içerdim lan.

Sen tanrıyla konuşursan buna dua denir ama eğer Tanrı seninle konuşursa buna şizofreni denir. Thomas Szasz

Boş vereceksen yol vereceksin paşam, sen buzdolabı mısın? Kış için mi donduruyorsun onu?

Ve bir gün herkes anlar, sevdiğinin kıymetini. Ama gidince, ama bitince, ama ölünce. Kısaca; iş işten geçince!

Her şeyi yapacak kadar istekli, hiçbir şey yapamayacak kadar yorgunum. İşte hayatımın özeti.

Benim sana verebileceğim çok bir şey yok aslında. Çay var içersen, ben var seversen, yol var gidersen. Aşık Veysel

Yalnız kalmak istediğini daha sen söylemeden yüzündeki bulutlardan hisseder, çıkıp giderdim.

Açken ben, ben değilim. Uykusuzken de ben, ben değilim. Saksı da değilim ben. Sanırım ben, ben değilim acaba kimim ben?

Güçlü olman lazım. Üzülmemen lazım. Çünkü güçsüz derler, korkak derler, zavallı derler. Sevdiği için böyle oldu demezler.

Korkuyorum sevgilim hayalinle bile yaşamama izin vermiyorlar. Gözümden akan yaşlar değerimi bilmeyen şerefsizlere sadakam olsun.

Daha önce de söylemiştim size gerçi şimdi hatırlamıyorum ne dediğimi ama ben demişsem kesin vardır bir şey benden söylemesi.

Kahve dünyası, simit dünyası, pilav dünyası, ayakkabı dünyası derken. Etme bulma dünyası diye bir mekan açıp geleni gideni tokatlayasım var.

Birdenbire yalnızlığa gömülü verdi gece! Bir şeytan nasıl hissederse kendisini Kabe’de, en az o kadar yalnızım bu gece bu şehirde!

Misafir çocuğu gibisin zalımın kızı, geldin dağıttın ve gittin. Her zaman sevmek işe yaramıyor işte; az seversin sevmedi derler, çok seversin bırakıp giderler. Sevmek bu kadar basitleşmiş.

Oysa yara bantları yaralar iyileşsin diye değil, gizlensin diye yapılıyormuş. Gizlediğim yaraların izleri hiç geçmediğinde anladım.

Üstüne kaç önlük dikersen dik fukaralık pantolonundaki yamadan üç numara saç tıraşından, kenarları kıvrık metot defterinden ele verir kendini; Götürür sınıfın arka sırasına oturtur seni.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol