Romantik Duygusal Sözler

Romantik Duygusal Sözler

Romantik Duygusal Sözler Yaşadığımız durumlara ve ortamlara göre duygularımız çok farklı olmaktadır. Her insanda birazda olsa romantiklik ve  duygusallık olmaktadır.

Özellikle insanların yaşları ilerledikçe duyguysallaşmaya ve romantikleşmeye başlarlar. Bunun nedeni ise geçmişte yaşananlar ve günümüzde olan durumlardan kaynaklanmaktadır. Bir romantik  duygusal sözleri duyduğumuz da kolayca mutlu olabilir ve duygusala bağlarız Kişilerin yaşadığı pek çok duygu olmaktadır. Üzüntü, kıskançlık, korku, sevgi, aşk, mutluluk, özlem ve nefret daha bunun gibi pek çok duygu olmaktadır. İnsanı insan yapan duygularıdır. Örnek vermek gerekirse; içimizde yaşadığımız bir korku duygusu zor bir işi yapamadığımız da önümüzdeki tek engel olmaktadır. Ya da umut duygusu yaşama daha güzel bakmamızı sağlar.. Bu güzel sözleri her zaman kişiler birbirlerine söyleyerek birbirlerini motive de edebilirler.

Kişilerin yapısı itibari ile bazı çeşitli durumlara göre çeşitli psikolojik hallerde olabilirler. Örneğin; kişiler için zararlı olan bir olay yaşadıklarından üzülürler veya  güzel bir olay olduğunda sevmektedirler. Bundan dolayı ortaya çıkan mutluluk, üzüntü ve bunun gibi psikolojik durumlar meydana gelmektedir. Bizler bunların hepsine duydu diyoruz. Kalbimiz ile ya da beynimiz ile hissettiğimiz bütün olaylar duygu olarak tanımlanmaktadır. Her insan romantik ve duygusal olmak ister.

Romantik Duygusal Sözler

Romantik Duygusal Sözler

Öpüyorum gökyüzü gibi bakan gözlerinden.

Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk.

Sen benim şarkımsın. Herkesin dili dönmez.

Sesin diyorum, en güzel ağrı kesici!

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Sen benim kalbimin kafası güzel halisin.

Çek bakışlarını gözlerimden, aşk bu şeytan doldurur.

Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın şiir zaten.

Ben sana gönlümü açtım. İçimdeki kuşlar dünyaya uçtu.

Zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam.

Vazgeçilmez olan sen değildin. Vazgeçmek istemeyen bendim.

Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?

Boynundan öpsem ya seni. Biliyorsun, orası benim memleketim.

Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ne acı dimi.

Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!

Leyla! Çaresizliğimden gayri hiç bir kabahatim yok benim.

Bazıları konuşmaz; gözlerine 5 saniye bakar, ömründen 5 yıl gider.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.

Herkes kaybettiği kadar içecekse. O masadan en son ben kalkarım!

Senin suçun yok hayat ben buraya zaten elveda demeye geldim.

Rüzgar yine kokunu getirdi. Anlayacağın yine canım burnumda. İlhan berk

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

Seni sevmek; olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.

Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş, ama sen gitme ben cahil kalayım.

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.

Gözlerinin kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına sende kalayım!

Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla sana, ne şiirler yazarım.

Üzecekler seni, çok üzecekler. Aklına o zaman geleceğim işte. Cemal Süreya

Uyudun mu? diye yazılır, ne olur uyumamış ol, konuşmaya ihtiyacım var diye okunur.

İlham perisi kaçmış şair gibiyim. Kalemim söz değil, yüreğim sensizlik yazıyor.

Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin. Anlaşıldı; ‘yalnız bırakarak çözeceğim seni.

Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim.

Şarkılara neden parça dendiğini biliyor musun? İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik yanını tamamlıyor.

Seni anlatabilsem seni. Yokluğun, cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum, kapama gözlerini.

Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın.

Bu da benim yeteneğim. Olmasan da severim seni, hatta ayrılırım senden, haberin olmaz.

Dediler ki eskiden böyle değildin içine kapandın. Dedim ki içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.

Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren o aşkın kapısında yatmalı.

Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.

Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

Seninle karşılaşmam hayatımın en büyük hatasıydı ve sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için helal ediyorum hakkımı!

Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni.

Küçükken annem yerde ekmek görünce yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk acaba kuşlar mı yedi?

Olsun be aldırma. Yaradan yardır sanma ki zalimin ettiği kârdır, mazlumun ahi indirir sahi. Her şeyin bir vakti vardır!

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!

Bir silahım olsaydı, bir silahım. Yoksulluğu şakağından, kaybetmeyi kalbinden ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.

Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim.

Adam gibi sevmelerin yasaklandığı bir yerde ne kadar seversen o kadar acı çekersin. Sonra mı? Çektiğin acıyla kalırsın işte.

Sabah, öğlen, akşam aynı. Yatıp, kalkıp, oturup konuşmama aldanıyorlar. Biteni görmüyorlar. İçimi bilmiyorlar. Kimseye ağılamıyorum diye beni; iyi sanıyorlar.

Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol