Ölümsüz Sözler

Ölümsüz Sözler

Ölümsüz Sözler Ölüm hayatın ta kendisidir. Orada bir yerde en gerçek yaşayacağımız sondur. Fakat ölümün gerçekliğinin yanında bilmediğimiz konularda vardır. Hiç kimse ne zaman öleceğini bilemez. Nasıl öleceğini de bilmez. Bu durumda ölüm konusunun her alandan araştırılmasına sebep olmuştur. Hatta ölüm ile ilgili çeşitli güzel sözler söylenmiş edebiyat dünyasında en etkileyici konu olmuş. Edebiyatın her alanında, her eserde kullanılmış. Ölümün bir son olması bazı insanların korkmasına ve ölümsüzlüğü bulmaya çalışmış. Her şeyi denemişler fakat ölümsüzlük diye bir şey ortaya çıkamamış. O zamanda ölümsüz olmayı hayata kazandırdıkları ile elde etmeyi denemişler. Dönemine damga vuran buluşlar, yazılar, düşünceler nesilden nesle aktarılarak ölümsüz bir hale gelmiş.

Bu sebeple gelecek nesillere aktarılan bu ölümsüz sözler insanların hayatlarına çok büyük katkılar sağlamış ve unutulmaz bir hal halini almıştır. Bu durumda onun ölümsüz olmasına sebep olmuş. Bir kişinin bedeni yok olup gitse de insana kazandırdığı fayda, bize öğrettiği düşünce, bilim, icat günümüze kadar yaşayarak ölümsüz olmayı başarmıştır. Bu değerli insanların bilgi birikimleri nesilden nesle aktarılmış ve aktarılmaya da devam ediyor.

Ölümsüz Sözler

Ölümsüz Sözler

En tehlikeli insan tipi az anlayan çok inanandır. Çehow

Sevginin ölçüsü; ölçüsüz sevmektir…

Korkaklar sık sık ölür, cesurun ölümü bir defadır.

Aşk ayrılınca değil, vazgeçince biter.

Sen yağmur gibi yağmadın ki ben toprak gibi kokayım…

Yaşadığımız her an kendi hakkını ister.

Eğer birinin ruhunu görmek istiyorsan, ona hayallerini sor.

Yaşamın uzunluğu değil, nasıl yaşanıldığı önemlidir.

İnsanlar arkanızdan konuşuyorsa, onlardan öndesiniz demektir.

Ölümsüz olmaya karar verenler, ölümden korkmazlar.

Hayal ettiğiniz insan olmaya çalışmak; içinizdeki insanı harcamaktır.

Kendi eksiklerine bakmadan, başkalarında mucizeler arama.

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.

Hayallerinin peşinden koş, bir gün mutlaka yorulacaklardır.

Akıllı olmak da bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme; zira bu işin baharı da var.

Yalanın bir özelliği de, saklanabildikçe gerçeğe dönüşme olasılığı taşımasıdır.

Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.

Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma; ilk önce senin ellerin kirlenecek.

Dokunamadığın birini özlüyorsan, özlediğin kalbine dokunmuştur çoktan.

Ağaçtan düşen her yaprak kurumaya, gönülden düşen her insan unutulmaya mahkûmdur.

Dünyanın en güzel hissi, birinin yüzündeki gülümsemenin sebebi olduğunu bilmektir.

Güzel geleceği bekleyerek, görkemli gençliklerimizi eskitiyorduk, işte burada hata yapıyorduk.

Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin. 

Gençliğine güvenip de vakit çok erken derken; bir bakmışsın elveda bile diyememişsin giderken.

Dünya temiz olsaydı doğarken ağlamazdık yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.

Günün adamı olmaya çalışma, hakikatin adamı olmaya çalış. Çünkü gün değişir, hakikat değişmez.

Ah bu nisan yağmurları… Hüznünü kaybetmiş çocuklar gibi şaşkın. Yağıp bitiyor. Bitsin.

Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin beyni, kiminin ruhu ve birçoğunun bir kalbi yok.

Kimseye anlatamadığın şeyler yaşıyorsan; ya yalnızlığın dibindesin, ya mutluluğun zirvesinde.

Fuzuliye sormuşlar sevmek mi güzeldir, sevilmek mi? Sevmek demiş çünkü sevildiğinden hiç bir zaman emin olamazsın.

Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan… Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

Ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin.

Her şey zıtlardan meydana gelir. Böylelikle aynı şey iyi ve kötüdür; canlı ve ölüdür; uyanır ve uyur; hem genç hem ihtiyardır.

En anlamlı yemin söz vermektir, en büyük intikam affetmektir, en adi söz hiç sevmedim demek ve en güzel cevap gülüp geçmektir.

Hiçbir zaman garantisi olmayan bir mutluluk için, hayatınızda kalıcı olan şeyleri yok etmeyin. Çünkü tek üzülen siz olursunuz.

Eskiden adını duyduğunda bile heyecanlandığın birini bugün gördüğünde hiçbir şey hissetmiyorsan, mutlu olma sırası sende demektir.

Denir ya aşk iki kişilik, yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan çünkü aşk acısı hep tek kişilik.

Yalnızlık insanı başarıya götürür. Sen ordunun içinde olacağına, sen tek kişilik ordu ol… İşte o zaman kahraman olursun. Zafer senindir. İllaki heykelin dikilir.

Ne geçmişe saplanıp kalacaksın, ne geleceğin düşlerini kuracaksın. Ömür dediğin şu andır, onu da hak ettiğin gibi yaşayacaksın!

Ben sana hep üşüyordum, çünkü kıştım. Nakıştım, bakıştım. İnkâr etmiyorum da bunu, seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım. Ve lütfen inkâr etme; sana en çok ben yakıştım.

Dilediğin gibi yaşa, şüphesiz bir gün öleceksin. Dilediğini sev, kuşkusuz sen bir gün ondan ayrılacaksın. Belki ölümle. Dilediğini yap, kuşkusuz sen bir gün yaptığından yargılanacaksın.

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörüde deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol