Manevi Tazminat nedir ve Manevi Tazminat nasıl hesaplanır?

Tazminat denilice akla hemen maddi olanı geliyor. Fiziksel olarak değil de ruhsal olarak verilen zarara da manevi tazminat denir, farklı hesaplanır.

Manevi tazminat

Manevi Tazminat nedir ve Manevi Tazminat nasıl hesaplanır? Günümüzde hukuka aykırı bir durumun bu durum ile mağdur olan kişide yarattığı ekonomik etki hariç diğer hususları ele alır. Hukuk önünde kadın erkek herkes eşittir ve eşit haklara sahiptir. İşte bu anlayış ile işleyen hukuk sistemi herkesin hak ve özgürlüğünü korumak ve savunmak için kurulmuştur.

Bazı durumlar vardır ki kişilik haklarına yapılan saldırı, kişinin ruhsal yönden dengesinin bozulmasına ve manevi değerlerinde telafi edilemez eksikliklere neden olur. Kişinin yaşadığı üzüntü, elem ve yıpranmanın yol açtığı manevi zararlarının giderilmesi amacıyla açılan dava türüne manevi tazminat davası denir.

Manevi tazminat davasının sonucunda hakimin hükmettiği bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve kişilik haklarının zedelenmesi sonucunda ödenen parasal değere manevi tazminat denir. Manevi tazminat nasıl hesaplanır konusunda Yargıtay kararları ve sonuçlanmış davalar göz önünde bulundurulmalıdır.

Manevi Tazminat Davası Açılabilecek Haller nelerdir?

Manevi Tazminat nedir ve Manevi Tazminat nasıl hesaplanır?
Manevi Tazminat nedir ve Manevi Tazminat nasıl hesaplanır?
 

Manevi tazminat, ancak kişilik değerleri saldırıya uğradığı takdirde kişinin talep edebileceği tazminat türüdür. Kişilik değerleri, kişinin haklarını meydana getirmekte olup kanunda tanımlanmamıştır. Yargıtay kararlarına göre manevi tazminata konu olabilecek kişilik hakları şöyledir;

Kişinin yaşamı, kişinin sağlığı, kişinin vücut bütünlüğünün bozulması, kişinin ruh bütünlüğünün bozulması ve müdahale edildiğinde kişinin üzüntü ve elem duygusuna kapılmasına neden olan fiziki, duygusal ya da sosyal kişilik değerleridir.

Tazminat hukukuna göre, bu tür kişilik haklarının ihlal edildiği durumlarda dava açma hakkı tanınmaktadır. Kişinin her üzüntü yaşadığı olay için tazminat davası açma hakkı açması mutlaka tazminat hakkı doğurmaz. Bir dava sonucunda kişinin manevi tazminat hakkı olabilmesi için kişinin kişilik haklarının saldırıya uğramış olması gerekir.

Türk kanunlarında yer alan düzenlemelere göre manevi tazminat davası açılabilecek haller ve kanuni düzenlemeler şöyledir.

Türk Borçlar Kanunu’nun sistematik yapısı göz önüne alındığında manevi tazminat sadece haksız eylemin sorumluluğunda geçerli olacağı düşünülse de ilgili kanunun 114 maddesi 2. Fıkrasında yapılan atıf ile manevi tazminat hükmü sözleşmeye aykırı hallerde karşılaştırılarak uygulanabilir.

Toplumdaki tüm bireylerin kişilik hakları Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde koruma altına alınmış ve bu bağlamda Türk Borçlar Kanunu’nda bu koruyucu düzenlemelere yer verilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nda da manevi tazminat davası açılabilecek haller belirtilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu madde 58. hükmü genel bir düzenleme iken, Türk Borçlar Kanunu madde 56, Türk Medeni Kanunu madde 24, 26, 121, 158/2, 174 /2  hükümleri özel düzenlemeler ile karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu madde 70 hükmünde ise farklı konularda da manevi tazminat davasının açılabileceği haller görülebilir.

Manevi tazminat davasına örnek olabilecek hallerden bazıları şunlardır:

 

1- Türk Borçlar Kanunu madde 56’ da kişinin yaşama hakkının ya da vücut bütünlüğünün ihlalinden kaynaklı  dava (Örneğin; trafik kazası, iş kazası, hatalı hekim uygulaması gibi)

2- Türk Medeni Kanunu madde 24-25’de kişilik hakkına karşı yapılan eylemlerden  kaynaklı dava

3- Türk Borçlar Kanunu madde 58 ‘de şeref, onur ve özel hayat gibi kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan dava

4- Türk Medeni Kanunu madde 26’da isimin haksız kullanılmasından kaynaklı dava

5- Türk Medeni Kanunu madde 121’ de nişanın bozulması sonucu kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişinin açtığı dava

6- Türk Medeni Kanunu madde 158/2 ‘de eşlerden birinin, evlenmenin geçersiz olma durumundan kaynaklı açtığı dava

7- Türk Medeni Kanunu madde 174’de boşanmaya neden olan olaylar sonucu kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişinin açacağı dava

Kişilik haklarının ihlalinden, kişi maddi ve manevi zarara birlikte uğrayabileceği gibi yalnızca manevi zararada uğrayabilir. Bu tür durumlarda sadece manevi tazminat davası da açılabilir. Maddi ve manevi tazminat davaları birbirinden bağımsız taleplerdir.

Türk Borçlar Kanunu madde 56’ya göre dava şartlarında kişinin yaşama hakkının ya da vücut bütünlüğünün ihlalinden kaynaklı manevi tazminat davası düzenlenmiştir. Bu maddenin uygulanabilmesi için; bir kişi öldürülmeli ya da bedeninin bütünlüğü bozulmalıdır. Manevi bir zarar meydan gelmelidir.

Yaşam hakkının yada vücut bütünlüğünün bozulması ile manevi zarar arasında uygun bir bağ olmalıdır. Hak ihlaline neden olan olay hukuka aykırı olmalıdır. Kusur sorumluluğunun olduğu hallerde failin kusurlu olması aranırken, kusursuz sorumluluk hallerinde failin kusurlu olması aranmamaktadır.

Türk Borçlar Kanunu madde 58’e göre ise diğer manevi tazminat hallerine göre daha genel bir hüküm olup, özel bir hükümle koruma altına alınmamış durumlarda uygulanır.

Bu maddenin gerekli şartları ise; şeref, haysiyet, özel hayat ve aile hayatının gizliliği gibi kişilik hakkı ihlali olmalıdır. İhlal sonucunda manevi zarar doğmalıdır. İhlale neden olan fiil kanuna aykırı olmalıdır. Zarar ve fiil arasında uygun bağ olmalıdır. Kusur sorumluluğunun olduğu hallerde failin kusurlu olması gerekirken, kusursuz sorumluluk hallerinde failin kusurlu olması aranmamaktadır.

Manevi tazminat hükmü hakimin takdirine bırakılmış olup, hakimin bu kararı verirken hukuk ve adalete uygun hak ve hükümlerle Türk Medeni Kanunun 4. Maddesine göre, hakkaniyet ilkesi gözeterek karar vermesi gerekmektedir.

Manevi tazminat nasıl hesaplanır sorusu, hakimin gözeteceği hakkaniyet ilkesiyle cevap bulmaktadır. zarara uğrayan kişinin, yaşadığı üzüntülü durumdan bir nebze kurtularak iç huzura kavuşmasını sağlayacak ve onu ruhen iyi hissettirecek şekilde olmalıdır.

Manevi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

 

Manevi tazminat davalarında uğranılan zararın büyüklüğü net bir şekilde ölçülemeyeceği için manevi tazminat bedeli belirlenmiş teknik bir formül ile hesaplanmaz. Bu tür davalarda hakime özel bir takdir yetkisi verilmiştir.

Hakimin bu takdir yetkisini nasıl kullanacağı taraflarca belirlenemez. Bu yüzden bir dava ile ilgili manevi tazminat bedeli hesaplanırken hakim, bazı kriterleri göz önünde bulundurarak değerlendirir ve bu değerlendirmenin sonucuna göre karar verir.

Manevi Tazminatın hükmüne karar verecek hakim nerelere dikkat eder?

Hakim, bir davada manevi tazminatın hükmüne karar vereceği zaman;

1- Davaya konu olan olayın özelliğine;

2- Konu olan eylem sonucu bir zarara uğrayan ve kişilik hakkı zedelenen kişinin sosyal ve ekonomik durumu ile olayda onun da hatasının olup olmadığına

3- Meydana gelen eylemle zarara neden olan kişinin ekonomik ve sosyal durumuna, neden olduğu kusurun derecesine

4- İki tarafın da kusur dereceleri, toplumda sahip oldukları makamları ve diğer sosyo ekonomik yapılarına

5- Ülkenin ekonomik şartlarına

6- Davaya neden olan eylemin önemi ve gerçekleşme tarihine

7- Paranın satın alma gücüne dikkat eder.

Hakimin bu hükmü vermeden önce gözeteceği nokta, davanın sonunda verilen hüküm ile hiç kimsenin maddi durumunda önemli bir farkın oluşmamasıdır. Diğer bir deyişle dava sonunda alınan karar ile tazminat bedeli ödeyen kişinin fakirleşmemesi ve aynı zamanda tazminatı kazanan kişinin de zenginleşmemesi gerekmektedir.

Manevi tazminat nasıl hesaplanır hususunda tüm bu faktörler ele alınmaktadır. Tahmini olarak bu miktarı öngörmek için tecrübeli avukatlara ve iyi bir Yargıtay karar araştırmasına başvurulmalıdır.

Manevi tazminatın bölünmezlik ilkesi vardır. Bölünmezlik ilkesine göre hukuka aykırı olarak kişiye karşı işlenmiş herhangi bir eylem yüzünden yaşanan elem ve üzüntü, eylemin gerçekleştiği tarihte duyulmuş ve duyulması gereken bir durumdur. Bir diğer deyişle üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının davaya konu olup, kalanın saklı tutulması olanağı yoktur.

Yukarıdaki nedenlerden de anlaşılacağı gibi, manevi tazminat davalarının sonucunda belirlenen tazminat bedeli o davaya özeldir. Farklı iki davada tazminata neden olan eylem tamamen aynı olsa da, davalı ve davacının iki davada farklı kişiler olması tazminat bedelinin de farklı hesaplanmasına yol açacaktır.

Tazminat davaları konusunda ön bilgilendirme yapmak için hazırlanan bu yazımızda anlatılan bilgilerin yasal bağlayıcılığı bulunmamaktadır ve hukuki yönden danışmanlık içermez.

Kanuni hak ve sorumluluklarınız konusunda doğru bilgi için Türk Barolar Birliği’nin ilgili düzenlemeleri dikkate alınmalıdır. Bu konuda profesyonel olarak çalışan uzmanlardan yardım almanız, yasalara uygun olarak haklarınızın korunması adına en doğru karar olacaktır.     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap