Kızılderili Sözleri

Kızılderili Sözleri Doğayla iç içe yaşayan kültürlerde bilgelik doruk noktalarına ulaşmıştır. İnsan birçok icadında doğayı taklit ettiği gibi duygularını, hayat akışını da doğanın içinde bulmuştur. Doğaya saygı duyarak yaşamı onunla birleştiren, doğa ile iç içe yaşayan kültürlerde de bilinçsel gelişmeler oluşmuş ve bize hayat ne hale gelirse gelsin yardımcı olacak bilge sözler ortaya çıkmıştır. Hayatın gerçekleri ile birleştiğinde önümüze kimi uyarıcı kimi düşündürücü kimi de felsefik kelime grupları dökülmüştür. Kızılderili sözleri yerel halkın deyimleri olsa da dünya genelinde hala geçerliliğini koruyan ve korumaya da devam edecek olan bilge anlatımlardır.

Sadece ilişkiler ve hayat tarzı ile sınırlı kalmayan sözler çalışmayı, duyguları, yaşam felsefesini gözler önüne serer. Basit ve ortada duran kelimeleri görürler, anlatamadığımızı derin anlamlarla aktarırlar. Doğa ve diğer canlılar en temel benzetmeler olarak kullanılır. Edebi eserlerde rastlanmayan bir sadelik ve derinlik içerirler.

Sonuçta ortaya hayatı anlatan önemli bir felsefik akım olarak çıkar. Dürüstlüğün, saygının ve özüne dönmenin gerekliliği üstünde duran güzel sözler paylaşıldıkça akılda kalıcı olur.   

Kızılderili Sözleri
Kızılderili Sözleri

Kızılderili Sözleri

  • Ağlamaktan korkma! Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir…
  • Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.
  • Senin vicdanın senden başkasını temsil edemez.
  • Aşkı tanıdığında, Yaratıcı’yı da tanırsın.
  • Yükün dürüstlükse gücün düşer belki ama başın düşmez.
  • Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin de…
  • Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcı’dan ödünç aldınız.
  • Her birimizin farklı bir rüya gördüğünü hatırlatmakta fayda var.
  • Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.
  • Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda ama kayadan bile kuvvetli.

Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan yanlışı yapan kadar suçludur.

Yaşlılık ölüm kadar şerefli değildir. Yine de çok kimse onu ister.

Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.

Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır.

Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü!

Bir insanı küçümsemek akılsızlık, çok büyük görmek de korkaklıktır.

İhanet arkadaşlık zincirini karartır, fakat vefa onu her zamankinden parlak yapar.

Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.

Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi çarığının içine bak.

Onun ayakkabıları ile bir mil yürümediğiniz sürece bir kişiyi asla eleştirmeyin.

Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Hâlbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal.

Bir suda iki balık kavga ediyorsa beş dakika önce oradan uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir.

Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.

Sevgi ile yorulmadan ilerleriz. Sevgi ile sadece onunla başkaları için fedakârlık yapabiliriz.

Kaybetmeyi ahlaksız bir teklife tercih et. İlkinin acısı bir an, diğerinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer.

Ulu ruhun kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır.

İnsan iki ruhludur. İçinde bir iyi köpek bir de kötü köpek kavga eder. Hangisini daha çok beslersen o kazanır.

Avlayacaksan en zayıf geyiği avla, çünkü sağlam olanlar yeni neslin devamını sağlayacaktır.

Barış ve mutluluk her anda mevcuttur. Barış ve mutluluk her adımdadır. Ruhun meseleleri için siyasi çözümler yoktur.

Eğer bir ülkede gölgelerin boyu insanların boyunu geçmişse o ülkede güneş batıyor demektir.

Yapmamız gereken: her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.

Nimet de külfet de büyük ruhun elindedir bazen onun külfeti bizi nimetinden daha fazla akıllandırır.

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır.

Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Sana uymayabilirim. Yanımda yürü ki böylece seni görebileyim, böylece ikimiz eşit oluruz.

Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır.

Her şey aynı nefesten alır: Hayvanlar, insanlar, ağaçlar… Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur; insanlar yalnızlıktan ölür.

Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz. Sadece bir kişiye yardım et! Şimdiki usul bu değil ama inanıyorum, insanlar bu yolu öğrenecekler.

Eğer sorsanız: Sessizlik nedir? Cevap veririz: O Büyük Ruhun sesidir. Yine sorsanız: Sessizliğin meyveleri nelerdir? Cevap veririz: Kendi kendini kontrol, gerçek cesaret demek olan metanet, sabır, vakar ve saygı.

Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kâinatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır.

Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.

Bütün Kızılderililer her yerde durmadan dans etmelidir. Önümüzdeki ilkyaz Yüce Ruh gelecek. Bütün av hayvanlarını geri getirecek. Avdan geçilmeyecek bu topraklarda. Bütün ölü Kızılderililer geri gelecek ve yeniden yaşayacaklar.

Üç barış vardır: Birinci barış, en önemli barıştır. İnsan ruhundadır o. İnsan, kâinatla ve kâinatın bütün güçleri ile olan ilişkisini, beraberliğini fark ettiğinde, kâinatın merkezinde Büyük Ruh’un durduğunu ve bu merkezin her yerde, her birimizin içinde olduğunu fark ettiğinde birinci barış sağlanmıştır. Bu gerçek barıştır, diğerleri sadece bunun akisleridir. İkinci barış iki fert arasında olan barıştır. Üçüncü barış ise iki millet arasında yapılır. Fakat hepsinden önce, anlamalısınız ki ‘gerçek barış’ dediğim birinci barış, insanın ruhundaki barış yoksa ne fertler ne de milletler arasında barış olabilir.

Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap