Jiddu Krishnamurti Sözleri

Jiddu Krishnamurti Sözleri

Jiddu Krishnamurti Sözleri İnsanlaırn hayatında düşünürlerin, yazarların, öğretmenlerin etkisi yadsınamayacak derecede fazladır. Okuduğumuz romanlarda ya da diğer eserlerde yazarın ya da şairin beğendiğimiz bir sözünün altını çizer ya d aonu bir eyre not ederiz. Bu sözlerin altını çizmemizin ya da bir yere not etmemizin bir nedeni de aslında o sözlerin bize sunduğu etki ve bazen de sözlerin hayatımızla örtüştüğü noktalardır. İşte bu ünlü sözler aslında hayata ve insana dair çıkarımlar sunan ve bize derin anlamlar yükleyen sözlerdir.

Ünlü sözler arasında insanlara büyük anlamlar veren, dersler ya da hayata dair parçalar sunan bu sözlerin oluşmasında rol oynayan isimler vardır. Bu isimlerden birisi de Jiddu Krishnamurti’dir. Hristiyan asıllı bir düşünür olan Jiddu Krishnamurti, aynı zamanda konuşmacı kimliği ile de tanınan bir isimdir. 13 yaşında “Dünya öğretmeni” unvanı almıştır. Jiddu Krishnamurti sözleri ile düşünür kinliğini ön plana çıkarak insana ve hayata dair birçok çıkarımlarda bulunmuştur. Bizler de sitemizde sizler için ünlü düşünürün tüm sözlerini derleyerek sizlere sunduk.

Jiddu Krishnamurti Sözleri

Jiddu Krishnamurti Sözleri

Bilgi yüklü bir zihin özgür bir zihin değildir.

Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz.

Maalesef hiç kimse ifade etmeye çalıştığım öğretiyi tam olarak idrak edemedi.

İnsanı doğru eyleme sevk eden sevgidir. Sevgi dünyaya düzen getirir. Bırakın sevgi istediğini yapsın.

Tek amacım var insanın özgürleşmesi insana sınırlarını yıkmak konusunda yardımcı olmak.

İnsan kendi düşüncelerinin farkında olduğu zaman görecektir ki düşünen ve düşünce şeklinde bir bölünme vardır.

Sevdiğiniz zaman ne sen ne de ben vardır. O durumda yalnızca dumanı olmayan ateş vardır.

İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar işte o havuzda kokuşur o havuzda olup giderler.

Bu zamansız kavrayışı zihine derim köklü bir mutasyon getirir. Bütünsel toptan omuzlama asıl en önemli harekettir.

Eylemlerimiz bilgi ve zaman üzerine kurulu olduğu için insan zamanın kölesidir. Düşünce sürekli sınırlıdır bu nedenle biz çatışma ve mücadele içinde yaşarız. Psikolojik evrim yoktur.

Daha küçük bir çocukken de başkaldırıyordum. Dinliyor izliyor ama bir yandan da sözlerin yanılsamasının ardındaki hakikati arıyordum.

Her şeye başkaldırıyorum. Başka insanların kendilerini üzerimde yetke saymalarına başkaları tarafından eğitilmeye başkalarının bildiklerini bana kabul ettirmeye çalışmalarına başkaldırıyorum.

Psikolojik açıdan düşüncenin getirdiği her şey toptan omuzlandığında yalnız ondan sonra orada aşk vardır aynı zamanda merhamet ve zeka olan.

Gözlemleyen ve gözlemlediği deneyimleyen ve deneyimlediği. Sonunda bunun bir illüzyondan ibaret olduğunu keşfedecektir. Sonra sadece saf bir gözlem kalacaktır geçmişin ve zamanın gölgesini içermeyen bir kavrayış.

İnsanın içinde bütün dünya vardır ve eğer nasıl bakman ve öğrenmen gerektiğini bilirsen kapı orada ve anahtar elindedir. Yeryüzünde senden başka hiç kimse ne sana o anahtarı verebilir ne de o kapıyı açabilir.

Bir kimseyi sevmenin ne demek olduğunu biliyor musunuz? Bir ağacı bir kuşu ya da bakıp gözettiğiniz bir hayvanı sevebilir misiniz? Size hiçbir karşılık vermese gölgesinden de yararlanamasanız arkanızdan da gelmese size bağımlılık duymasa gene de sevebilir misiniz?

Kendim bulmadıkça hiçbir şeyi doğru kabul etmiyorum. Başkalarının benden farklı düşünmesine karşı değilim ama onların bana düşüncelerini yaşamla ilgili görüşlerini zorla kabul ettirmeye çalışmalarına katlanamıyorum.

Hakikat uzakta değil yakında hakikat her yaprağın altında her gülüşte her gözyaşında kişinin sözcüklerinde duygularında düşüncelerinde. Ama öylesine gizlenmiş ki onu görmek için örtüsünü kaldırmak zorundayız. Örtüyü kaldırmak sahte olanı keşfetmektir sahte olanı tanıdığınız an o ortadan kalkar hakikat açığa çıkar.

Dünyayı ve dünyadaki şeyleri sevmediğimiz onlardan yalnızca yararlandığımız için yaşamla bağımızı yitirdik. Şefkat duygumuzu duyarlılığımızı güzel şeylere tepkimizi yitirdik doğru ilişkinin ne olduğunu ancak bu duyarlılığın yeniden kazanılmasıyla anlayabiliriz.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol