Efsane Sözler

Efsane Sözler

Efsane Sözler Geçmişten bu güne kadar gelen pek çok efsane olaylar ya da kişilerin yanı sıra çok daha etkili olan sözler bulunmaktadır. İlk söylendiği günden itibaren etkisini kaybetmeyen ve çok daha farklı anlatımlar sağlayan efsane sözler hem kullanan kişiler hem de okuyan kişilerin çok daha fazla etkilenmesine yardımcı olmaktadır. Efsane olaylar ya da konular günümüze kadar gelmiş gerçek kahramanların olduğu ve her zaman hayranlık uyandıran durumlardır. Aynı bunlar gibi farklı bir anlatım ve son derece etkileyici olan bu tarz sözler karşınızda bulunan kişilere ders vermek amacında da kullanılmaktadır.

Bunların yanı sıra yapmış olduğunuz başarılı işleri ya da davranışları başkalarına daha abartılı bir şekilde anlatmak için bu sözlerden yardım alınmaktadır. Efsane sözleri paylaşmak için kullanılan sosyal medya platformlarında farklı anlamlarda olan en güzel sözler ile çok daha istenilen amaca ulaşmak mümkün olacaktır. Bu güne kadar gelen pek çok bu tarz sözler ile insanlara en güzel dersleri vererek çok daha etkileyici bir anlatım elde edebilir ve insanları etkilenmesini sağlayabilirsiniz.

Efsane Sözler

Efsane Sözler

Ben dayak yiyeceğimi bildiğim halde çamurla oynayan bir çocuktum. Ne kadar vurursan o kadar oynarım seninle hayat.

Adam gibi sevenin aldığı ödüldür yalnızlık.

Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum.

Hiç ayrılamam derken, kavuşmak hayal oldu.

İlahi sen dedi, ömürsün. Estağfirullah dedim, ömrümsün.

Gidişin hüzünlü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı.

Kalbe kan pompalamaktan başka görev verince saçmalıyor…

Ben senin mutluluğunu istiyorum dedi ve aldı gitti.

Kiminle güldüğünü unutabilirsin; ama kiminle ağladığını asla.

Yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi?

Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.

Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.

Aklında bulunsun sevgilim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.

Alıp başımı gidesim var da aklımdakileri valize sığdıramıyorum.

Gamzelendi gönül yine devası ah’tır. Gönlü mahzun olanın dostu Allah’tır.

Nasıl oluyor da vakit bir türlü geçmezken yıllar, hayatlar geçiyor.

Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim.

Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür.

Kalbini kırıyor diye üzülme! Belki de hak etmediği yerden çıkmaya çalışıyordur.

Önce vardın, hiç kimseye benzemiyordun. Şimdi yoksun, herkes gibi oldun.

Gidiyorum hayatından, gözlerinin buğusunu, yüreğinin kokusunu aldım gidiyorum.

‘O kadarını da yapmaz’ diye düşündüğüm herkes, tam olarak o kadarını yaptı.

Ne zaman pişman olursun biliyor musun? Yarım bıraktığını, başkası tamamladığında.

Tutamayacağın sözleri verdiğin kalpte, tutunamayacağını da hesap etmeliydin.

Ölmek sorun değil de hani bir gün mezarıma gelirsin de kalkıp sarılamamak koyar bana.

Sen gittin artık yoksun ve boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanamayacağız ki.

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.

İnsanın en büyük hatası sevmek değil, sevmeye layık olmayan birinden sevilmeyi beklemektir.

Ey yalnızlık nikâh mı kıydın bana. Helalimmişsin gibi her gece giriyorsun koynuma.

Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazını da bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.

Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de; benim kulaklarım çınlasın kâfi.

Üstüne basarak söylemiştim seni seviyorum diye. Sen ise üstüme basa basa gitmeyi tercih ettin.

Veren de o alan da o, nedir senden gidecek? Telaşını gören de, can senin zannedecek.

Baktım sana kızgın değilim kırgın değilim dargın değilim. Kısacası artık ben sana hiçbir şey değilim.

Tek pişmanlığım kelimelerimi bile hak etmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktır.

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…

Bazen diyorum ki ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum söyleyince ne olacak sus bitsin…

Bir insanın yaşayıp yaşamadığını anlamak istersen, nabzına değil onuruna bak, duruyorsa yaşıyordu!

Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. İhtiyaç kalmaz.

Gözüm gözüne değmeden yazdığım şiirlerim melal. Varsın değmesin razıyım ey yâr böylesi daha helal!

Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.

Yağmurlar düşünce tenime her damlayı sen sanıp aşk bildim. Ve biliyor musun gölgeni bile çok özledim.

Her şey gelip geçici ey gönül… Bak, az önce aldığın nefes bile geldi geçti. Sen baki olana razı ol.

Unutulanlar unutanları asla unutmazmış. Sanırım mutluluk beni unuttu çünkü ben onu hiç unutamıyorum.

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

Her şey çok güzel olacak masalı yerine, kötü şeyler de olacak ama yanında olacağım samimiyetini seviyorum.

Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir.

Sen bakma benim bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz.

İnsanı en çok üzen şey ummadıkları kişiler adam olurken adam sandıklarının insan bile olamamış olmasıdır.

Beni ya sev ya da sevme. Kendimi sevmeyi öğrenmem yirmi küsur yıl sürdü bir başkasını da ikna edecek kadar zamanım yok.

Aramayacaksın kimseyi olması gerekenler zaten yanında. Ve yanında olmayıp gidenler ne aklında olmalı ne umrunda.

Küçükken annem yerde ekmek görünce yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk acaba kuşlar mı yedi?

Aşkları da ayakkabılarınız kadar itinayla seçmezseniz tıpkı ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde de NASIR oluşabilir…

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol