Cemal Süreya Sözleri

Cemal Süreya Sözleri

Cemal Süreya Sözleri Her yazar ve şair hayatımıza eşsiz duygular ve anlamlar katar. Yaşanmışlıklarını, tecrübelerini ve hatta duygularını yansıtarak kaleme aldıkları eserler ünlü sözler oluşumunda son derece etkilidir. Bu sözler aynı zamanda adeta insanların hayatına ışık tutar ve mutlaka kıyısından köşesinden her insanın hayatına dokunur. Bu denli anlam yüklü sözlerin başında Cemal Süreyya sözleri gelir. Bu sözler taşıdığı ve insanlara sunduğu anlamlarla hafızalara kazınmış sözlerdir.

Önemli bir Türk şairi olan Cemal Süreyya, aynı zamanda yazar ve çevirmen kimliğine de sahiptir. Erzincan’da doğan Cemal Süreyya, Anadolu’nun bağrında doğup yetişmiş ve üniversite yıllarında şiire merak salarak ilk şiirlerini kaleme almaya başlamıştır. Gerek aile hayatı gerek eğitim hayatı zor şartlarda olsa da ne yaşadığı aşklardan ne de sahip olduğu umuttan asla vazgeçmemiştir. Hatta bu zorluklar, aşkları ve umudu eserlerine konu olarak daha derin eserler ortaya çıkarmasına yardımcı olmuştur.

Gerçek adı Cemalettin Seber olan yazarın kitaplara olan tutkusu çok küçük yaşlarda başlamıştır. Kaleme aldığı ilk şiiri “Şarkısı Beyaz” olmuştur. Küçük yaşlarda öncesi annesini daha sonra babasını kaybetmiştir. Bu hüzün dolu duygularını ise “Sizin Hiç Babanız Öldü m?” adlı şiiri ile dile getirerek yüreklere dokunmuştur.

Cemal Süreya Sözleri

Cemal Süreya Sözleri

Ah ayrılık, bir tek seninle ayrılamadık.

Sesinde ne var biliyor musun? Söyleyemediğin sözcükler var.

Daha nen olayım isterdin, onursuzunum senin!

Ne ikna edici bir intihar biçimidir; şimdi seninle göz göze gelmek.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevda da boğulur.

Nazar değmesin diye mi kurşun döküyordu kalleşler masum çocuklara?

Yüreğine giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı olsun.

Annesinden dayak yediği halde, yine anne diye ağlayan bir çocuktur aşk.

An ki fıskiyesi sonsuzluğun, keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Düşenin dostu olmaz’ derler kimileri. Sanki ayakta olanın dostu çokmuş gibi.

Kim demiş aşk uğruna ölmek zor? Uğruna ölünecek aşk bulmak zor.

İkinci bir parıltı var senin bakışlarında. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Biz kırıldık daha da kırılırız. Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.

Gölgene bak, beni anlamak istiyorsan; O kadar yakın, ama sana asla dokunamayan.

Ben nerde bir çift göz gördümse tuttum onu güzelce sana tamamladım.

Bazen diyorum ki ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum söyleyince ne olacak sus bitsin.

Öylesine sevdim ki seni, öylesine sensin ki! Kuşlar gibi cıvıldar, tattırdığın acılar.

Ellerim ceplerimde yürüyorum. Ve ben ne zaman bir şiir duysam, şahadet getiririm, ölürüm.

Birer birer, seve seve çıktığım aşk basamaklarını; onar onar, söve söve iniyorum şimdi!

Üşüyor musun? Üzülme be! Gel yanıma. O kadar yaktın ki canımı; ısınırsın. Üşümezsin bir daha.

Madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime.

Bir kâğıda sensizlik yazdım. Yine de çok hoşuma gidiyor. Çünkü sensizlik kelimesi bile senle başlıyor.

Acı çektikçe insan olgunlaşırmış. Yalan be! İlk önce kalbin kırılır, sonra çürümeye başlarsın.

Bazen öyle yorar ki aşk insanı, bıktırır hayattan. Ve kapayınca gözlerini bir daha açmak istemez insan.

Önce sevdiğiniz terk eder sizi, ardından uykunuz. Sonra ne sevdiğiniz geri gelir ne de uykunuz.

Çok yoruldum sevgili; daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim zaten, uğrunda kaybettiklerimin bedelini.

Aslında ayrılıklar değil de, gidenin sevmediği halde seviyorum demesi en çok koyuyor insana.

Senin çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara içinde kalsın dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.

Sen dedi; intihar gibisin. Hem herkes tarafından bir kez düşünülen hem de cesaret edilemeyen.

Unutsun beni demişsin bu bana imkânsız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.

Gider gibi yapmadım ben, ya kaldım ya gittim. Sen ise kalır gibi yaptın, ama gittin ve ben bittim.

Bir isteğim var sadece senden, onun kokusunu al getir, onu saçlarını al getir, hatta mümkünse onu al getir bana rüzgâr.

Sana seni seviyorum dediğim kadar, anneme peki anneciğim deseydim; hazırdı cennetteki yerim.

Kimseyi suçlama, suçlanacak biri varsa o da sensin. Sonuçta o sana küçük bir umut verdi, sen ise ona her şeyini verdin.

Uğraşmayı bırak artık dünle ve dünündekilerle. Bir de hep yanında olanlarla yarına bakmayı dene.

Sen bakma benim bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz.

Cevap veriyorum zamanla her şey geçer diyen akıllılara geçen tek şey zamandır anlayan, anlatsın anlamayanlara.

Mutlu olmanın yolunu, karşıdakini mutlu etmek sanıyorduk. Yanıldık! Çünkü ne kadar mutlu ettiysek, o kadar yalnız kaldık.

Küçükken aldığım dışı güzel içi hep çürük çıkan elmalı şekerler gibisin. Aranızdaki tek fark o elmalı, Sen ise el’malı.

Küçükken anneme mezarlıktan korkuyorum dediğimde ölüden değil diriden kork demişti. Zamanla anladım ki annem yine haklıydı

Zaman lazım sadece unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını. Kırılan kalbini de öyle unutacaksın.

Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biliyorum ki herkesle dost olunmaz. Aşka gelince bir kere sevdim işte, bir daha işim olmaz.

Üzülme değmez sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem. Üzüldüğüm şey Değmeyenlere. Yüreğimin değmiş olması.

Kaldı işte; çayımız bardakta. Çocukluğumuz sokaklarda. Mutluluğumuz kursağımızda. Sevdiklerimiz uzaklarda. Gülüşlerimiz fotoğraflarda.

Annem gözyaşları için ekmek kırıntısı gibi değerlidir derdi. Üstüne basıp geçenlerin çarpılışını görmek için bekliyorum seni.

Hayatta gözyaşlarımı hak edecek bir insan görmedim. Ya benim gözyaşlarım gereksiz, ya da uğruna gözyaşı döktüğüm insanlar değersiz.

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin.

Biliyorsun, ben hangi şehirdeysem yalnızlığın başkenti orası. Ve yine sevgili çocuk, biliyorsun, kişi tutkularıyla yalnızlığını adlandırıyor o kadar.

Keşke şöyle yapsaydım belki severdi deme. O senin için ne yaptı da sevdin sanki? Akıl işi değil, gönül sevdi mi gerisi bahane.

Biliyorum sana giden yollar kapalı! Üstelik sende hiçbir zaman sevmedin beni. Ne kadar yakından ve arada uçurumlar, insanlar, evler aramızda duvarlar gibi.

Denir ya aşk iki kişilik, yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan çünkü aşk acısı hep tek kişilik.

Seni soruyorlar. Öldü mü diyeyim yoksa dönecek mi? İkisi de imkânsız değil mi? Çünkü biliyorum; asla geri dönmezsin ve biliyorsun; sen benim için asla ölmezsin!

Keşke şöyle yapsaydım belki severdi deme. O senin için ne yaptı da sevdin sanki? Akıl işi değil, gönül sevdi mi gerisi bahane.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol