Aliya İzzetbegoviç Sözleri

Aliya İzzetbegoviç Sözleri

Aliya İzzetbegoviç Sözleri Bağımsız Bosna – Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olan Aliya İzzetbegoviç, siyaset alanındaki başarıları ile tarihe adını yazdırmış önemli bir devlet adamıdır. Aynı zamanda geliştirdiği ünlü sözler ile de kendisinden ve başarılarından sıklıkla söz ettirmiştir. Dünya genelinde tüm siyaseti ele alan Aliya İzzetbegoviç sözleri, günümüzde de geleceğe sair ışık tutan önemli sözler arasında yerini almıştır.

1925 senesinde Bosna – Hersek’te dünyaya gelmiştir. Disiplinli bir yaşam tarzı ile bilime öncelik vererek öğrencilik hayatını geçiren Aliya izzetbegoviç, başarılı eğitim hayatı sırasında İslami konulara karşı ilgi duymaya ve bu konulara yönelmeye başlamıştır. Fikirlerini savunmak ve tüm dünyaya duyurmak için kulüp kurarak aktif olarak fikirlerini icra etmeye devam etmiştir.

2. Dünya savaşı sırasında yardıma ihtiyacı olanların yardımına koşan Aliya izzetbegoviç, savaş sonrasında ise Müslümanları ezen ve eziyet eden kişilerin karşısında durup din bilincini tüm insanlıkta uyandırabilmek için çalışmıştır. Bu çalışmaları sırasında tutuklanıp 3 sene hapis yatmıştır. Hapisten çıktıktan sonra hukuk fakültesini kazanarak eğitimini tamamlamıştır. Daha sonrasında tekrar din için mücadele vermiş ve yine aynı sebepten dolayı hapse girmiştir ve bu sefer 14 yıl hapis cezası almıştır. Cezası sırasında birçok eser kaleme almıştır. Daha sonrasında ise Bosna – Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olmuştur.

Aliya İzzetbegoviç Sözleri

Aliya İzzetbegoviç Sözleri

Özgürlük verilmez, alınır.

İslam en iyi ama biz, en iyiler değiliz.

Putları reddet, idealleri koru!

Güç ve kanun sadece adaletin vasıtalarıdır.

Hukuk, güçlünün değil, zayıfın silahıdır.

Biz koyun olduğumuz için onlar kurt oldular.

Hatalı bilgi bilmezlikten daha tehlikelidir.

Allah’a yemin ederim ki, biz köle olmayacağız.

İktidar insanları şımartır. Bu şaşmaz kural.

Aşk ve nefret ile şiir yazabilirsiniz, tarih değil!

İyi insan olmadan iyi Müslüman olamayız.

İmanınıza, bayrağınıza ve devletinize sımsıkı sarılın.

İslam güzel de, Müslüman bunun neresinde?

Anlayış eksikliğinden saldırganlığa sadece bir adım vardır.

Ben dindarlığımı annemin dindarlığına borçluyum.

Düşmanına benzediğin zaman, savaşmanın anlamı kalmaz.

Din hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder.

İnsan idealsiz yaşayamaz, en azından insan gibi yaşayamaz.

Savaş, ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir.

Bu adil bir barış olmayabilir; fakat süren bir savaştan daha iyidir.

Bütün canlılar acı çeker fakat insan ızdıraba fikir giydirir.

Kur’an ve İslam sadece hocalara bırakılmayacak kadar önemlidir.

En kötü kombinasyon, boş bir ruh ile dolu bir midededir.

İnsan, tüm ilimlerin onun hakkında söylediklerinden daha fazladır.

Sloganımız şu: Kendinden olanı sev, ötekine saygı göster.

İnsan şahsiyetini alçaltan, onu eşyayla bir tutan her şey gayri insanidir.

Karanlığa alışmış olan köstebekler, ışığa müsamaha gösteremezler.

Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için, gökyüzünün öğrencisi olmak lazım.

Çok yaşadım ve çok yoruldum. Şimdi sevgilime kavuşmak istiyorum.

Sevgi ve dayanışmanın, paylaşmanın olduğu yerde ölüm değil hayat vardır.

Sanat için soyunana alkış tutanlar, Allah için giyinene neden zulmeder?

Adaletin kendisi insanların kalplerinde mevcuttur, aksi durumda adalet yoktur.

Bizi toprağa gömmeye çalıştılar fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.

Tabuta konmuş olsa da, toprağa gömülmediği sürece Türkler tek güvencemizdir.

Benim için yeryüzünde iyi, doğru ve güzel ne varsa onun adı İslam’dır.

Hukuk benim için sadece meslek değil inancım, yaşam tercihim ve hayat felsefem.

Ve her şey bitecek. Sen de öleceksin. Bu Dünya ölecek. Bu yüzden, başını hep dik tut!

Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız. Kin ve intikam peşinde koşmayacağız.

Ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler.

Hayat, inanan ve Salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur.

İstediğiniz kadar dağlara haç koyun. Gökyüzüne her baktığınızda hilali göreceksiniz.

İdare etmek değil, idare edilmek için eğitilen kuşaklar İslam’ın ilerlemesini sağlayamazlar.

Acılar ve ızdıraplar içinde doğan dinler ve devrimler rahat ve konfora gömülünce biter.

İslami inanç ile gayr-ı İslami yaşamak, üretmek, eğlenmek ve hüküm sürmek mümkün değildir.

Biz de zalimlerden olursak, zulme karşı savaşmamızın bir anlamı kalmaz. Kitab’a uyacağız.

Kabile ve ulusun dar sınırlarından kurtulmak için kendinizi Müslüman olarak düşünmeye başlayın.

Olduğunuz gibi kalın. Dininizi, milliyetinizi koruyun. Kimliğinizi kaybetmenin bedeli köleliktir.

Öyle hareket et ki, davranışların herkes için geçerli olsun; ne sana göre değişsin ne de başkalarına göre.

İnsanın ruhi tarafını tanımazsanız, insanların eşitliğinin dayandığı yegane esası kaybedersiniz.

Evet ben de korkuyorum ama yürümemi gerektiren sebepler, korkmamı gerektiren sebeplerden daha fazla.

Kendilerine delilik bulaşmış insanlar mutludurlar, ben de onlardan biri olduğuma inanıyorum.

Her fani gibi ben de öleceğim. Öldüğümde Osmanlı askerleriyle, Bosna şehitleriyle yan yana yatmak istiyorum.

Bütün yücelik ve şükran Allah’a aittir ve insanların gerçek kalitesini ancak Allah tespit edebilir.

İslamiyet’in ilerlemesini sakin ve teslimiyetçi kimseler değil, cesur ve isyankar ruhlu kimseler gerçekleştirecektir.

Her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.

Tek tek insanları sevemeyenler, insanlık (hümanizm) kavramını icat etmişlerdir; hem kullanmak hem de rahatlamak için.

Kur’an edebiyat değil, hayattır; dolayısıyla O’na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır.

Eğer bir kez daha ırmaklarımız üzerinde köprüler inşa edeceksek, köprüleri öncelikle halkımızın ruhlarına inşa etmeliyiz.

İnsanın şerefi, Allah’ın onu emir ve yasaklarına muhatap olmaya layık ve dolayısıyla mükellef kılmış olmasında yatar.

Hayvan ancak aç olduğu veya bir tehditle karşı karşıya bulunduğu zaman; insan ise, tok ve güçlü olduğu zaman tehlikelidir.

Her ne kadar tanyeri Mekke’de ortaya çıktıysa da, kendi göz alıcı parlaklığı içinde gün, Medine’de kendini gösterdi.

Tarih sadece sürekli değişimin değil, aynı zamanda ve devamlı olarak imkansız ve beklenmeyenlerin gerçekleşmesinin hikayesidir.

Gerçek inanan bir nesil, sadece şuursuz bir dini aidiyet içinde bulunan düzinelerce nesilden çok daha fazla şey yapabilir.

Nefrete nefretle cevap vermeyin. Bosna için nefret çıkmaz sokaktır. Nefret sadece bizim ruhlarımızı zedelemiyor, Bosna’nın özünü de zedeliyor.

Müslümanlar, hayatta nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için Kur’an’ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler.

Malcolm X, İslam aleminde herhangi bir ırkçı duygunun bulunmayışını nükteli bir şekilde ‘renk körlüğü’ olarak tanımlar. Müslümanlar rengi değil, insanı görürler.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol