Acımasız Sözler

Acımasız Sözler

Acımasız Sözler Hayat bazen insanları yorar yıpratır. Aslında hayat mıdır insanları yoran yoksa insanlar mı? Hep hayat suçlanır ama aslında insanı yıpratan, üzen yine insandır. Hayatta yaşanılan bazı acılar, üzüntüler acımasız sözler sarf ettirebilir. Aslında bu sözler üzüntüden kaynaklanmaktadır. Nasıl mutlu olunduğunda mutluluk Güzel sözler olarak yazıya dökülüyorsa üzüntülü olunduğunda da acımasız sözler yazıya dökülmektedir.

Sözler insanının duygu ve düşüncelerini ifade ettiği en kolay yoldur. Bu yol acı çekildiğinde, üzüntü yaşandığında kimi zaman acısız olarak sözcüklere dökülmektedir. Acımasız sözlerin iki amaç için kullanılır. Bunlardan biri yaşanılan üzüntünün sözcüklere dökülerek sert bir anlatımla anlatılmasıdır. İkinci amaç ise acımasız sözleri söyleyerek karşıdaki kişide aynı üzüntüyü yaratma istediğidir. İnsanlar doğası gereği duygu ve düşüncelerini dile vurur, sözcüklere döker.

İçindeki yaşanan öfke ve acının harman olarak sözcüklere dönüşmüş haline acımasız sözler denilmektedir. İnsanlar dilin keskinliğini kullanarak acı ve öfkenin birleşmesiyle ortaya doğan acımasız sözleri karşıdaki kişi ve kişilere sarf etmektedir. Bu sözler duygu ve düşünceleri dışa aktardığından dolayı bir nevi insanda rahatlama hissiyatı uyandırır.

Acımasız Sözler

Acımasız Sözler

İnsanın diğer yüzünü görünce, ilkini hatırlamam.

Kaldırabileceğimden çok daha fazla acıyı bana bırakıp gittin.

Kendime yakışanı severim ben. Herkese yapışanı değil.

Gittiğin gün kendin gibi her şeyimi alıp gittin. Sen gittin ben bittim.

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan daha çok onur vericidir.

Kader deyip çekip gittin. Sen suçlu değilsin de, kader mi suçlu ey zalim.

Çok dengesizsin dedi. Sol tarafıma çok yüklendin, ondandır dedim.

Şimdi benim son diye bitirdiğime, kim bilir kimler ilk olarak başlayacak.

Seninle her yer cennet diyen sevgilim, şimdi hangi cehennemdesin.

Acı çekmeyenler, başkalarının acı çekebileceğini akıllarına bile getiremezler.

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: geçip giden zaman.

Aldanma hayatın cilvelerine her şey bahane, görünüşüm serseri ama gönlüm şahane.

Amaçsız sevinçler, üzüntüler, insanlar gerçekten anlamsızlıklar içinde yok oluyor.

Utanmasalar, kursağımızda bıraktıkları hevesi bile dönüp geri isteyecek insanlar var.

Senden beni sevmeni beklemiyorum. Benden bekliyorum seni artık sevmemeyi.

Sen ‘peki’ dedikten sonra cevap vermeyen erkek niye yaşar ki? Tamamen oksijen israfı…

Bizde sabah olmaz, bizde güneş doğmaz, biz isyankârız kızım bizle dost olunmaz.

Bu masalar boş kalmaz gidenin yeri dolar. Bu vazolara bir şey olmaz yalnız çiçekler solar.

Her insanın aynalara göstermediği bir yüzü ve kimseye söylemediği bir hüznü vardır.

Sustum. Suskunluğum, susturana armağan olsun. Ağladım. Gözyaşlarım ağlatana haram olsun.

Toplumda hep itiliriz sanmamınki biz buna meyilliyiz, biz sadece sevdiklerimizin eseriyiz.

Eğer bir gün ağlaman gerekirse başını dik tut ki: gözyaşların seni ağlatan kişi kadar alçalmasın.

Sigarayı bırakmak için tütüne ‘son’ bulmuşlar. Seni bırakmak için hayata ‘son’ mu sevgilim?

Garip değil mi yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan vuracak kadar yüzsüzler.

Sen benim adımı bile anamazsın… Bırak dost kalmayı sen benim düşmanım bile olamazsın!

Mademki gidiyorsun biraz olsun yardım et. Gitme demiyorum ama en azından unutmayı öğret bana.

Tatlı dilin benim olsun. Sensiz geçen yüzyıl değil. Seninle gecen bir gün benim olsun aşkım.

Terk edilirken görüşürüz kelimesi kadar, acıtan bir şey yoktur hayatta. Öldürdüğü yetmezmiş gibi, bir de umut verir.

Bir gün o güzel gözlerine yaşlar dolar, kalbin sızlar, için yanarsa deme bana sen yaktın. Sen isteyerek yandın!

Dünya kadar derdim olsun senin gibi yârim olsun. Kavuşmaya zaman yoksa öbür dünya bizim olsun. Para şöhret elin olsun.

İlkokulda silgiyi kaybetmemek için boynunuza taktığınız gibi, şimdi de adamlığınızı takıp gezin, sonra kaybediyorsunuz.

Biz kimleriz diye sorma, biz hayata boş vermişlerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma, biz hayat deryasında yüzenlerdeniz.

Serseri bi kayboldu mu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsun ya, şehirlerin asi kızı hiç kimse serseri gibi sevip de aşık olamaz.

Eski dostumdan sevgili yapabilirim ama eski sevgilimden dost yapmaya çalışmak; 1 metrelik kumaştan entari yapmaya benzer. Giy giyebilirsen.

Bizi arama lüks meyhanelerde, biz dost şarabı içenlerdeniz. Bize dost, arkadaş nedir diye sorma, biz onlar için ölüme gidenlerdeniz.

Dumanımda o vardı, sigarayı bıraktım; kadehimde o vardı, içkiyi bıraktım; rüyalarımda o vardı uyumayı bıraktım; baktım ki onsuz olmuyor, yaşamayı bıraktım!

Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim. Dinle cici kız dinle zannedersin ki serseri ağlamaz.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol