Yürek Yakan Sözler

Yürek Yakan Sözler İnsanlar kimi zamanlar kayıplar karşısında savunmasız kalıp acı çekmektedirler. Bir insanı ya da değer verdiği herhangi bir şeyi kaybetmek insan için çok zordur. Bu kayıpları ile insanı baş başa getiren yürek yakan sözler, şarkılar ya da size kaybınızı hatırlatacak herhangi bir şey ile karşılaşmak ise kaçınılmaz olmaktadır. Bazen bir kelime bile insanı tepe taklak etmeye yetmektedir. Neşeli olduğunuz bir an karşınıza çıkan bu sözler ile birden dünyanız başınıza yıkılabilir.

Konuşmanın ilerisinin anlamsız kaldığı bu güzel sözler ile karşınızdaki kişilere bile yaşadıklarınızı hissettirebilirsiniz. Romancılar, hikâyeciler, şairler yüzyıllardır çoğu acısını yürek sızlatan sözler kullanarak anlatmayı tercih etmiştir.

Yaşamış oldukları durumları, karı karşıya kaldıkları haksızlık ve zulümleri anlatmanın en kısa yolu bu sözleri kullanmaktadır. Bu sözler ile yaşadığınız acının büyüklüğü, sabır ve direncinizi herkese gösterebilirsiniz. Adaletin geleceği günü beklediğinizi de belirten bu sözler öyle kuvvetli olmaktadır ki onların karşısında kimse duramaz. Tıpkı coşkun bir sel gibi bentleri ezip geçen bu sözler ile anlatımlarınızı ve duygularınızı daha açık ve net bir şekilde dile getirebilirsiniz.

Yürek Yakan Sözler
Yürek Yakan Sözler

Yürek Yakan Sözler

  • El ayak buz kesmiş, yürek cehennem. Ahmed Arif
  • Yalvarmak yerine, kaybetmeyi tercih ederim!
  • Ama nereden bileceksin içimdeki Tanrının sen olduğunu.
  • Yar’la bir olamayınca, yerle bir olurmuş insan.
  • Eğer bir gün aşkın ölürse onu doğduğu yere göm kalbine.
  • Her yüreğin, bir yakanı hayallerini yıkanı vardır.
  • Nasıl bir kazanç bu? Yüreğimden verirken, canımdan oluyorum!
  • Unutsun beni demişsin, bu bana imkânsız geliyor.

Kaybetme cesareti olmayanın, gerçeği söyleme kapasitesi yoktur!

Kaderimize ayrılan yol çok dardı, yan yana yürüyemedik.

Beklemek, kaybetmenin yarısıymış. Ben her şeyimi beklerken kaybettim.

Dilim “kal” demeyi bilirdi, sende kalabilecek “yüreği” görseydi.

Bugün senin için bir şey yapmıyorsan, dün elimden geleni yaptığım içindir.

Bir rüyanın gerçeğe dönüştüğü en tatlı halisin. Günaydın sevgilim.

Sözlerini dizelerimden çekme, dizelerime derman, yalnızlığıma mutluluk ol.

Sen hep gül diyen birinin, seni ağlatması kadar koyan bir şey yok.

Şimdi kalkıp hayatımı film yapsalar, sen ancak araya giren reklam olursun!

Ağlamak, ruhun kanama şeklidir. Sargısı yok, çaresi yok, sebebi var.

Hayatta en zor şey de insanın, kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır.

Sevgilisinin parası yok diye; ‘tokum’ diyen de var, ‘yokum’ diyen de!

Bir gün biri çıkıp ta güneşe adını buzla yazarsa, bil ki o seni benden daha çok seviyor.

İçinde ayrılık geçen şiirler yazma bana kilitle cümleleri eski sandığa.

Ben senin yüzüne değil ben senin o güzel saf kalbine âşık oldum benimle çıkar mısın?

Hiçbir zaman yanında olmayacak birinin, hep aklında olması çok saçma!

Sen en büyük sevgiyi hak edecek kadar mükemmel, herkesin sevmeyi hak etmeyeceği kadar özelsin.

Nasıl unuttuysan çocukluğunu ve kırılan oyuncaklarını, kırılan kalbini de öyle unutacaksın!

Yarım kalan bir hikâyeyiz seninle. Ne sen son cümlelerini söyledin, nede ben son noktayı koyabildim.

Ne sözleriyle seni etkileyene ne de gözü hitap edene aldan. Sen, sen ol, yüreğini titretene bağlan.

Yaşamak gecenin tüm karan lığına rağmen buğulu bir cama güneşi çizebilmektir. Yaşamak direnmektir!

Ve bazen o kadar çok ağlarsın ki boğazına oturan yumruk yüzünden hiç mi sevmedin bile diyemezsin!

Sana bakamıyorum sana söyleyemiyorum sana dayanamıyorum seni seviyorum ama diyemiyorum çünkü utanıyorum!

Şimdi gelip sana döndüm desende kusura bakma ama sehpa da unutul muş bir çay gibiyim artık soğudum!

Sen dün yaya sürgün bir meleksin. Ve ben seni o kadar çok seveceğim ki. Bir daha cennetine dönemeyeceksin.

Umutsuzluk en yakıcı zevktir özellikle de içinde bulunduğun durumun çaresizliğini açıkça kavramışsan!

Doktorun sorduğu fiziksel bir engeliniz var mı sorusu içime dokunmuştu nedense. Yok diyebildim, sadece kalbim kırık.

Gözlerimin içinde bir akarsu var ki sorma. Göz kapaklarımı bir açsam yüzüm sular altında kalır inan bana.

Delisin derdin hep. Doğru. Hiçbir raporda sabitlenmemiş deliliklerim var benim. Hele biri vardı ki en büyüğü! Seni sevişim!

Korkuyorum! Verdiğin sözleri tutamamandan değil, bana verdiğin sözleri gün gelip de bir başkasıyla yaşamandan.

Üzerine bastığında kolaylıkla kırabileceğin bir sonbahar yaprağıyım şimdi, bir dokunsalar bin çıtırtı işitecekler yüreğimden.

Kader çizgimsin avuçlarımda sen okyanuslar ötesi, tuzlu suların gökkuşağı keşfedilmemiş bir adanın çiçeğisin.

Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen, masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen, sevenlerin mumudur sevgi, eriyip de hiç bitmeyen.

Ne yaralar kapandı ne unuta bildim ne de alıştım zamanla. Ben sana özledim diyeyim sen hala acıdığını anla.

Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık ne de ben kapıyı açabilirim sana.

Öyle seveceksin ki yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak.

Avuç içlerimden yükselen o kadar çok yaralı dualar var ki. Senin merhem niyetine sürebileceğin bir ‘Aminin’ yok mu ey Yar!

Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine senin gözlerinde ışıldayan bir çift yıldızı bütün insanlara gönderirdim.

Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan.

Ağlamak istiyorsanız asla yapmayın. Çünkü bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için, yaşayan birileri mutlaka vardır.

Ya durgun olmalı deniz ya durmalı ya da kudurmalı, Sonuna kadar saplanamayacaksa hançer kınında durmalı, seven ölene dek sevilmeyecekse baştan unutulmalı.

Bir gün gelip soracaksın beni mi daha çok seviyorsun yoksa Tanrı’yı mı diye. Ben hiç düşünmeden Tanrıyı diyeceğim ve sen küsüp gideceksin.

Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi, seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim, belki seversin diye…

Herkesin yalnızlığı kendine benzer. Benim ki biraz gürültülü biraz kalabalık ve çokça dağınık işte. Çok fazla kitap ve çok fazla boş bardak var.

Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde, ne de aşkımı körükleyen bir rüzgâr, ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm, ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.

Eğer bir gün sevmek istersen önce kendini sev, daha sonrada istersen beni, ama beni; beni sever gibi değil kendini sever gibi sevmelisin, çünkü ben seni öyle sevdim.

Son söz söylenmedi bu aşkta! Öldürmediysen beni içinde henüz ki yapmamışsındır bilirim, gömerken beni son kez içinden Seni Seviyorum de. İnançsız gitmesin aşkımız. Gitmesin, gitme sen, gitme aşkım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap