Şeyh Bedreddin Sözleri

Şeyh Bedreddin Sözleri

Şeyh Bedreddin Sözleri Hayatta her insan aynı değildir. Bazı insanlar vardır ki; çevresindeki diğer insanlardan farklı olmakla birlikte bu farklılıkları ile öne çıkar ve hatta bu farklılıklarını ünlü sözleri ile insanlara da aktarmayı amaçlar. Başarılı ve önemli kişilerin hayatı boyunca yaşadıkları olaylar ve edindikleri tecrübeler, diğer insanlara bu sözler neticesinde örnekler haline gelir. Şeyh Bedrettin sözleri de derin anlamları ile okuyanları adeta içine çeken sözlerdir.

1359 ila 1429 yılları arasında sürdürmüş olan Şeyh Bedrettin, İslam tasavvufunun Vahdet-i Vücut okuluna giderek burada eğitim almıştır. Osmanlı mutasavvıfı olan Şeyh Bedrettin, aynı zamanda filozof ve kazaskerdir. Dolayısıyla da Osmanlı devleti için son derece önemli bir şahsiyet olmakla birlikte aynı zamanda dini ve siyasi ayaklanmanın önünde giden liderdir. Dolayısıyla da eserleri kadar başarıları ve devlet adamlığındaki meziyetleri de konuşulmaktadır.

Yaşadığı dönemin şartları içinde Şeyh Bedrettin İsyanını çıkararak dini ve siyasi bir kaos ortamına sebebiyet vermiştir. Hayatında çok sayıda tecrübe yaşayan Şeyh Bedrettin, tüm bu yaşadıklarını günümüz insanlığına miras olarak bırakmıştır.

Şeyh Bedreddin Sözleri

Şeyh Bedreddin Sözleri

Yârin yanağından gayri her şeyde her yerde hep beraber!

Hayatı ve dünyayı kendi küçük dünyaları ile sınırlı tutanlar bizi anlamazlar.

Sevildiğin yere sık gidip gelme kalkar muhabbettin itibar olmaz.

Tarih gelecek için kavga verip yitmiş bile olsa insanlık için vuruşanları hiç unutmaz.

Oğul insanlar vardır şafak vaktinde doğar akşam ezanında ölürler.

Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı sebatlı ve iradene sahip olasın.

Açık sözlü ol. Her sözü üstüne alma. Gördün söyleme bildin bilme.

İnsanlar eylemleriyle düşünce ve fikirleriyle güzeli ve iyiyi bulabildikleri oranda Hakla kavuşmuşlardır.

Üç kişiye acı cahiller arasındaki âlime zenginken fakir düşene hatırlı iken itibarını kaybedene.

Beni kara toprakta değil hakikati anlamış insanların yüreklerinde arayın! Ben de halimce Bedreddin em.

Hakikat bize insanları varlıklarına dinlerine dillerine göre ayırmamızı değil birleştirmemizi buyurur.

Hakiki ibadetin hiç bir vakit kayıt ve şartı yoktur. Hangi tarzda yapılırsa yapılsın tanrının dileğine uygun olur.

Bütün namazlar ve niyazlar ahlâkın düzeltilmesi için iç yüzün arınlanmasıiçin birer vasıtadan ibarettir.

İnsanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden çeşit çeşit yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için buna gönül vermezler.

Başka halklar üzerinde baskı uygulamak özünde kendi halkı üzerindeki baskıyı gizlemeye ve unutturmaya yöneliktir.

Kötü ve çirkin işlerle uğraşan insanlar Haktan uzaklaşmışlardır. Cehennem işte budur. Cennetle cehennemi başka yerde aramak saçmalıktır.

Ay ve güneş herkesin lambasıdır hava herkesin havasıdır su herkesin suyudur. Ekmek neden herkesin ekmeği değildir?

Avun oğlum avun. Güçlüsün kuvvetlisin akıllısın kelamlısın. Ama bunları nerede nasıl kullanacağını bilemezsen sabah rüzgârında savrulur gidersin.

Ananı atanı say bereket büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen yeşilken çorak olur çöllere dönersin.

Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler bilinmeyenler görülmeyenler ancak senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.

İnsanlar Müslümanlıktan önce somut bir puta taparlardı çağımızda ise hayali bir puta tapıyorlar. Belki bir gün hak kendisini gösterir de hak olarak ona taparlar.

İnsanlar birbirlerine yahut haksız mala meşru olmayan paraya veya rütbe ve mevkilere yiyecek ve içeceklere ibadet ediyorlar da Allaha ibadet ediyoruz sanında bulunuyorlar.

Unutma ki! Yük sek te yer tutan lar aşağı dakiler kadar emniyette değil dir. Haklı olduğun da mücadele den korkma. Bilesin ki atın iyisine doru yiğidin iyisine deli derler.

İbadetin temeli maksudun hak olmasıdır. Bir cemaatte bu temel bulunmayınca yaptıkları ibadetler de kaybolur. Yalnız kötü toplantılar kalır. Fenalık üzerinde toplananlardan sen hemen uzaklaş.

Ölmezden önce ölmek dünyanın zevklerinden ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapabilen insan şüphesiz ki hakiki varlık ile birleşir. Ve sonsuz hayat ile diri olur.

İbadet etmekten amaç ezeli ve büyük varlığa gönüllerin yönelmesi ve kapılmasıdır. Yoksa dünya umuruna dalmış bir kalp ile bin sene namaz kılmış oruç tutmuş olsan bundan dolayı hiç bir sevap ve mükâfat kazanamazsın.

Kişilerin elde ettikleri olgunlukların tatları huriler köşkler ve cennetlere benzetilmiştir. Bunlara verilen adlar takma adlardır. Çünkü eksik cahil ve kıt akılları bulunan kişilere gerçek bu vesile ile anlatılabilir.

Tanrı dünyayı yarattı ve insanlara verdi. Demek ki dünyanın toprağı ve bu toprağın bütün ürünleri insanların ortak malıdır. Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malıdır.

Gerçek tasavvufçu hiç bir insan gözünün görmediği kulağının işitmediği gönlünün sezmediği şeyhleri bilir. Onları halka kafalarının alabileceği şekilde anlatır. Ama aslını içinde gizler. Eğer halk bunu öğrenirse kendisini öldürür.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol