Salavat ne demek Nedir, Nasıl Getirilir, Türkçe'de Ne Anlama Gelir?

Salavat ne demek Salavat getir cümlesini birçok kere duymuşuzdur. Belki bir çoğumuz ne anlama geldiğini tam bilmiyor. Biz de Türkçe olarak bilgileri sizler için derledik.

Salavat ne demek

Salavat ne demek Kelime anlamı itibariyle “salat” ve “selam” lafızlarından oluşan salavat İslam dininde yeri tartışılmaz bir ibadettir. Zira İslam peygamberi Hz. Muhammed ve kutsi beyti için yapılan bir söylem gibi görünse de başlı başına bir ibadettir. Hz.Muhammed’in sözlü ya da yazılı bir biçimde adı anıldığında hem hürmet hem de sevgiyle anma ifadesi taşıdığından dolayı müslümanlar adına özel bir ritüeldir.

Salavat Nasıl Okunur?

Salavat anlamı saygı ile anma durumu olduğu gibi külli bir selam ve şefaat dileme anlamını da barındırır. Peygamber efendimiz (S.A.S.)’e kısa hali ile, “Allahümme salli alâ Muhammed” ya da “Sallallahü aleyhi ve sellem” olarak salavat getirmek mümkündür. Uzun haliyle, yani ehl-i beyt soyunu da tazammun etmesi açısından ise Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve bârik ve sellim” diyerek salat ve selam getirilmektedir.

Bizim dilimizdeki anlamı: “Allah’ım, efendimiz, büyüğümüz Muhammed’e, salat-u selam eyle.” demektir. Böylece salavat getirerek, Hz. Muhammed ve O’nun soyundan gelen veli zatlara selam gönderip sevap kazanmak, onların şefaatlerine nail olmak ile nasiplenmek söz konusudur.

Salavat Nasıl Okunur?
Salavat Nasıl Okunur?

Salavat Getirmek ve Fazileti ile İlgili Kur’an’da Geçen Sabık Ayetler

Dini İslam olanlar için kutsal kitap kabul edilen Kur’an-ı Kerim hayata yön veren ve ışık tutan pek çok ahkamdan oluşur. Bu hükümler aynı zamanda günah ve sevap hususlarını da ana hatları, sınırları ile birlikte müminlere belirtir. Salavat  getirmenin faziletine dair de birtakım ayetler mevcuttur. En bilinen ve apaçık bir şekilde salavatın ehemmiyetini gösteren ayet:

“Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygambere çokça salat ederler. Ey müminler, siz de O’na salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!” (Ahzab, 56; bkz. Bakara 157 Tevbe 99; Ahzâb 43)

Ayeti tefsiren ele alacak olursak; mutlak yaratıcı tarafından her yerde hazır bulunan melekler Hz.Muhammed’e sürekli olarak salat ve selamda bulunurlar. Çünkü hadislerle sabittir ki Allah yeri ve göğü O’nun, yani en sevdiği kulu Peygamber efendimiz hürmetine var etmiştir.

Bu nedenle inananlar da her an, sıklıkla, dar zamanlarda veya müreffeh hallerde de peygamberimize salavat getirip selamımızı arz etmeliyiz. Kişi sevdiği kişiye benzer ve onun ahlakıyla ahlaklanır. Şayet Allah ve kitaplarına inanıyorsak elbette ki Peygamberine de inanıp tasdik etmiş bulunuyoruz. O halde Allah’ın sevdiği kulunu sevip, O’nunla olan kalbi alakamızı muhkem tutmanın en zahmetsiz ve ihlaslı yolu salavat getirme ile elde edilir.

Salavat Getirmenin Faziletine Dair Hadis-i Şerifler

Salavat getirmenin Allah katındaki makbuliyeti ve Resulü ile kurulan bağı en iyi ifade eden manalar hadis ile de ifade edilmiştir. Hadis-i Şerif; bilindiği üzere Hz.Muhammed (S.A.S) Efendimizin bizlere hitaben sarf ettiği cümlelerdir. Bunlar adeta birer pusula gibi, doğru yolu bulmaya bizi sevk eden değeri ve anlamı paha biçilemez öğütlerdir.

Bahsi geçen hadislerde buyruluyor ki:

“Yanında anıldığım kişi bana tam bir salat- ü selam getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim. Allah’ım! Benimle alakasını devam ettirenle sen de alakanı devam ettir. Benimle alakasını kesenle sen de alakanı kes.” (Deylemi, el-Firdevs)

“Cimri, yanında adım anıldığı halde bana salat ve selam getirmeyen kimsedir.” (Tirmizi)

“Kim bana salavat getirmeyi unutursa cennetin yolunu şaşırır.” (İbni Mace)

“Cenab-ı Hakk’a yarın rızaya ermiş olarak mülaki olmak arzusunda bulunanlar bana çokça salat göndersinler.” (Ali el-Müttaki)

“Tahkikan (hakiki bir iman ile) sizden bana en yakın olan kimse beni çokça salat ve selamla yad edenlerdir.” (Tirmizi)

“İhtiyacı bulunan bir şeyi teminde zorluğa düşen bir kimse bana çokça salat ve selam göndersin. Tahkikan salat ve selam gam ve kederleri izale eyler (yok eder), rızıkları bollaştırır ve müşkülleri (zorlukları) halletmek için yegane bir vesiledir.” (Kenzü’l-İrfan)

Ezcümle ifade etmek gerekirse, salavat hem yorucu olmayan ve vakit almayan hem de hasene cihetiyle dünya ve ahirette büyük karşılıkları olan bir ibadettir. Hadis-i Şerifler de Allah tarafından ilham edilip Peygamberimize bildirilerek bizlere kadar ulaşan kelamlardır.

Belirli rakamlarla hesap edilip günlük ya da haftalık surette ibadet dağılımları kişi kendi isteği doğrultusunda oluşturabilir. Ancak bunun dinimizde anlamı yoktur. Yani akla her geldiğinde kişinin o anki durumu, feyz alması, hissettiği imani derinliği ve kalbi letafetlerine göre sevabı ile mükafatı Allah’ın dilediği şekilde kabul edilip Hz.Peygamber ve ashabına- soyuna selam gönderme mahiyetinde iletilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap