Sağlıkçı Sözleri

Sağlıkçı Sözleri

Sağlıkçı Sözleri İnsanın hayatı boyunca en çok koruması gereken sağlığıdır. Sağlığımız yerinde olmadığı zaman hiçbir anlamda doğru kararlar verilememektedir. Bu nedenle de olumsuz giden bir olayla karşılaştığımızda bile sağlık olsun diyerek karşılamaktayız. Bütün bunlar göz önüne alındığında canlarını dişlerine takarak bizlere hizmet veren sağlıkçılara ironik olarak sözler atfedilmiştir. Komik sözler ile birlikte hem sağlıkçıların hem de onların çevrelerindeki insanların kahkahalara boğulmasını sağlamak amaçlanmaktadır.

Sağlıkçı sözleri bakıldığı zaman aslında kendi meslekleri ile ironi yapan meslek mensupları tarafından ortaya atılmıştır. Birçoğu da onları gözlemleyen yakınları tarafından çıkmıştır. Sağlıklı olmak ve kıymetini anlamak için başvurduğumuz sağlıkçıların bir nebze de olsa rahatlamaları bu sözlerle sağlanmaktadır. Sağlık sorunlarına çözüm bulan, kendilerinden önce bizleri düşünen sağlıkçılar için bu tür sözlerin sarf edilmesi anlamlıdır. Aynı zamanda sağlıkçılar kendi aralarında da paylaşım yaparak eğlenceli dakikalar yaşamaktadırlar. Ayrıca yaşadıkları ve başlarına gelen olayları komik bir şekilde bizlere aktarmak için de bu sözleri kullanmaktadırlar. Hasta ve sağlıkçılar arasında yaşanan komik diyaloglar sağlıkçı sözlerinin temelini oluşturmaktadır.

Sağlıkçı Sözleri

Sağlıkçı Sözleri

Hayat nasıl gidiyor? Stabil!

Hayaller tatilde, hayatlar acilde.

Görünmeyen damarda bile sen varsın.

Aşk, tanısı konulamayan bir hastalık gibi.

Buralarda umutlar kelebeğin ömrü kadar.

Ben artık hayattan taburcu olmak istiyorum.

Hissetmediğin damara da kalbe de giremezsin.

Serum taksak mı takmasak mı bütün mesele bu.

Sen selfie çekerken biz ekg çekiyorduk zalimin kızı.

Serum sanki zemzem mübarek her şeye iyi geliyor.

Kontamine olmuş aşkınla, steril kalbimi kirletemem.

Kanser değil, sen güçlüsün. Saçların değil sen güzelsin.

Bugün damara girmeyi öğrendim; elini tutabilmek için.

İntrakete gelen kanın verdiği huzuru veremeyenler var.

Aşkım bize gelsene iskelet sistemini 5 ana dalda inceleriz.

Haykıracak nefesim kalmasa bile; ellerim uzanır 112 acile.

Belki bir jetokain değildin ama sende beni hissizleştiriyordun.

Bemiks’im ol da kalbime dökül sevgili. Ne leken çıksın ne kokun.

Beyaz tenli şişman kadın damarı gibisin. Varsın ama ulaşamıyorum.

Seninle cerrahi ödüldür bana, sensiz hemşire odası bile sürgün sayılır.

Canım sen çok yanlış anlamışsın. Elimiz hafif bizim, karakterimiz değil.

Millet sevgililer gününde dans eder, biz burada nöbette serum takıyoruz.

Beyni ortaya çıksın diye boynunda turnike yapmak istediğim insanlar var.

Her ampulün kırılma noktası olduğu gibi bizim de bir kırılma noktamız var.

Gidene dur demek polise yakışıyorsa, gideni döndürmek hemşireye yakışır.

İyi huylu tümörümsün. Bir zararın yok ama varsın, ağrıtıyorsun, acıtıyorsun.

Bir ilaç ol. Mesela propofol gibi, önce acıt canımı sonra unuttur tüm acılarımı.

Aşk, formanın üzerine dökülüp çıkmayan inatçı bir rivanol lekesi gibidir bazen.

Belki de aşk; incecik damarlarda yeşil intaket ile mtravenüz yapmaktı. Sancılıydı.

Sevgilim canım bir bakar mısın dediğinde onun yanına tansiyon aletiyle gider oldum.

Tansiyon ölçmekten nefret eden sağlıkçılar ile parti kursak %10 barajını kesin geçeriz.

Eşinizin çalışmasını istemiyorsanız tıbbi sekreterle evlenin. İsteseler de iş bulamıyorlar.

İyi bir sağlıkçı damarı çabuk bulan değil damarı bulamadığında çabuk bahane bulabilen sağlıkçıdır.

Endikasyonumda sen yazılısın ama kontrandikesin bana yasaksın. Sen heparinsin, ben kanamalı hasta.

Belki de hayat bir hemşirenin iğne yaparken acıyacak mı sorusuna verdiği hayır cevabı kadar yalan dolu.

Endikasyonumda sen yazılısın ama kontraendikesin bana yasaksın. Sen heparinsin, ben kanamalı hasta.

Serumu takarken “serum mu takacaksınız” diye soranlara yok çeyrek takacağım demek geliyor içimden.

Hız yapmaktan korksaydık şoför olmazdık vakadan korksaydık att olmazdık sorumluluktan korksaydık paramedik olmazdık hacı.

Şimdi ben yoğun bakım ünitesinde, bakımsızlıktan tükenen bir hastayım, ya gel yeniden yaşama bağla beni, ya da tut çek fişimi!

Şimdi öğretmenler bodrum’da birbirinin göğsüne güneş kremi sürerken ben sedyede hastanın göğsüne ekg jeli sürüyorum.

Florence Nightingale zamanında tabi bakım planı yok, serumum bitti hemşire hanım yok, şiddet yok, bol bol felsefe yapmış kadın.

Senin elini tutmak için damarımı delik deşik ettirmeye razıyım, yeter ki sen elimi tut, damarlarımda dolaşan hemşireyi bulmaya çalış.

Bazı insanların boynundan turnike bağlayıp frontalindeki damardan kan almak istiyorum bunu hak ediyorlar ama neyse sakinim, tamam.

Yok canım ne yorgunluğu. Alt tarafı 24 saattir çalışıyorum. Gelin tabii misafirliğe. Tam ben uyuyacakken gelin ama. Darılırım yoksa. Gelin oturun şöyle.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol