Safra Yolu Kanseri Neden Olur? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi Nasıldır?

Safra tek bir tür kansere sahip değildir. Safra yolunda da çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Hızlı ilerlediği için erken tanı ve tedavi şarttır.

Karaciğerden ince bağırsağa kadar uzanan ince kanallar safra yolunu oluşturur. Bu ince kanal yolu safra olarak isimlendirilmiş sıvının, karaciğer ve safra kesesi üzerinden deveran edip ince bağırsağa doğru ilerlemesini sağlar. Karaciğer dokusunda biriken safra sıvısı, organ fonksiyonlarının sağlığı açısından çok önemlidir.

Ardından birbiri ile bağlantılı olan kanallar daha geniş kanallar ve devamında karaciğerin sağ ve sol kanalıyla birleşir. Karaciğerin hücrelerinde oluşan ve son noktası olan bütün kanallara intrahepatik safra yolu denir.

Karaciğerin alt hizasında bulunan safra kesesi, safra sıvısını depolayan organdır. Safra kesesinin de karaciğer ile ortak kanalı vardır.

Ortak safra yolu, pankreas ile birleşecek kanalın işlevinden önce, pankreasın yalnızca bir kısmına uğrar ve sonrasında doğrudan ince bağırsağa aktarılır. Böylesine nizamlı çalışan safra yolu anatomisi DNA hasarı yaşadığında bu kanserle sonuçlanır.

Safra kanallarının muhtelif alanlarında oluşan kötü huylu epitel bir hücreler o bölgenin kanser olması demektir. Kanser oluşumunun gerçekleştiği yere göre; karaciğer içi, yakın ve uzak safra yolları kanseri olmak üzere 3 tür ile görülebilir.

Safra Yolu Kanseri Ne Sıklıkta Görülür?

Safra kesesi hastalıkları ve safra kesesi taşları oldukça yaygın gözlemlenen bir hastalıktır.

Genetik geçişlerin etkisi büyük olmakla birlikte çevresel faktör ve yaşam şekli de bu hastalığa zemin oluşturmaktadır. Ancak safra kesesi taşları ya da safra kesesi iltihabı tamamen farklı nitelikte olup safra yolu kanseri ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamaktadır.

Dolaylı olarak, şayet yıllar boyunca var olan ve tedavisi ötelenmiş safra yolu hastalıkları varsa bunlar ilerleyip kansere çevrilebilir. Çünkü bölgede iltihap gibi inflamasyonlar dejenerasyona ve hücre yıkımına da neden olacağından kanser görülme sıklığı artmaktadır.

Safra yolu kanserleri sıklıkla 70 yaş grubunda rastlanır. Ayrıca kadınlarda, erkeklere oranla çok daha sık görülen bir kanser türü olarak bilinir.

Safra yolu tümörleri ise kanserden bağımsız ve tekil olarak nadir görülen bir hastalıktır. Tedavisi epey zor ve ağır seyreder. Safra yolu kanseri ne sıklıkta görülür sorusunun cevabı; genel itibariyle 65 yaşın üzerinde ortaya çıkmaktadır olarak verilebilir. 40 yaş öncesinde rastlanma olasılığı oldukça düşüktür.

Safra Yolu Kanseri Tehlikeli Bir Hastalık mıdır?

Safra yolu kanseri tehlikeli bir hastalık mıdır diye düşünmek kesinlikle yersiz bir endişe değildir.

Zira endişe duymak tedbir ve takibi beraberinde getiriyorsa doğru adrese kanalize edilen bir duygudur. Diğer tüm kanserlerde olduğu gibi, safra yolu kanseri teşhisinin ardından hastanın durumu ve hastalığın kaçıncı evrede olduğu değerlendirilerek en uygun tedavi şekli oluşturulur.

Eğer ilerlememiş bir safhada ve henüz hastalık başlangıcında tespit edildiyse daha tehlikesi de bir o kadar minimuma indirilmiş olur. Ancak elbette ki günümüzde gelişen teknoloji ve tedavi imkanları dahilinde doktor kontrolü ile takip ediliyorsa risk faktörleri de doğru yönetiliyor demektir.

Safra Yolu Kanseri Neden Olur? Kimlerde Görülür?

Safra yolu kanseri neden olur konusuna geldiğimizde ise bunun pek çok nedeni ve uyandıranı vardır. Uyandıran diyoruz çünkü uzun yıllar boyu bu hastalık uyku halinde durup, hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmektedir. Nedenlerinin tespit edilmesinin pek de önemli olduğu söylenemez.

Fakat nedenlerinin önceden bilinmesi, belki bir dizi önlem ve rutin kontrol ile safra yolu kanserinin evreleri henüz vuku bulmadan engellenmesini sağlayabilir.

Safra yolu kanseri kimlerde görülür diye merak ediyorsanız yüksek risk altında bulunan kişi ve durumları şöyle inceleyebiliriz:

  • Safra kesesi taşı,
  • Safra kesesi polipleri,
  • Koledok kisti (karaciğer içi ya da dışı hatta safra kanalları ile birleşen kısım kanserleri)
  • Siroz
  • Karaciğer ve safra yolu parazitleri/ iltihapları,
  • Caroli sendromu (çok sayıda safra taşları, tekrar nükseden kolanjit ataklar)
  • Hepatit B, Hepatit C
  • Crohn Hastalığı ve kolon ülseri gibi bağırsak hastalıkları,
  • Obezite ( vücut kitle indeksinin normalin üzerinde olması)
  • 40 yaşın üzerinde olmak,
  • Sık sık ve aşırı miktarlarda zararlı kimyasallar ile temas,
  • Alkol ve sigara kullanımı,
  • Ailedeki hastalık öykülerinde benzer rahatsızlıkların varlığı (genetik faktörler)
  • Gibi pek çok harici ve dahili durumlar bu kanser türüne neden olabilmektedir.

Hastanın Şikayetleri Nelerdir?

Safra yolu kanserinde hastanın şikayetleri nelerdir sorusu birçok durumda aydınlatıcı sevaplar içermektedir. Pek çok hasta tarafından safra yolu kanseri belirtileri üzerinde durulmayan ve önemsenmeyen şikayetlerden oluşur.

Hal böyle olunca tespit edilmesi için doktora danışmak için de geç kalınmış olabilir. Fakat yine de safra yolu hastalıkları ve kanserlerinde birtakım ortak ve belirgin şikayetler ortaya çıkmaktadır. Bunlar:

  • İştahsızlık,
  • Ani ve açıklanamayan kilo kaybı,
  • Bulantı, kusma,
  • Karın ağrısı,
  • Hemen yorulma, halsizlik,
  • Sindirim sorunları, hazımsızlık, şişkinlik,
  • Yüksek ateş,
  • Dışkıda değişiklikler ( beyaz dışkılama)
  • Kötü kokulu ve kahverengi idrar,
  • Sarılık
  • Ciltte kızarıklık/ döküntü, kaşıntı,
  • Karın bölgesinde sertlik, ele gelen kitle

Tarzındaki bulgular safra yolu ve karaciğer hastalıklarına dair araştırma ve tetkikler yapılması için hastaların dile getirdiği şikayetler arasında yer alır.

Safra Yolu Kanseri Tanısı Nasıl Konur?

Safra yolu kanseri tanısı nasıl konur sorusu aslında oldukça kritik bir ayrıntıdır. Çünkü çok sinsi ve hızlı ilerleyen bir kanser türü olduğu için genel olarak erken tanıda gecikme ihtimali epey yüksektir.

Safra kesesi ve yollarındaki kanserlerden kaynaklanan sarılık, mide bulantısı, iştahsızlık, solgunluk gibi şikayetler ile doktora müracaat edildiğinde hasta ilk olarak muayene edilir. Ayrıca en önemli tanı adımlarından birisi de ailede hastalık öyküsü araştırması yapılır.

Elbette fiziki muayene ve ailedeki hastalıkların öğrenilmesi yeterli bir tetkik sayılmaz. Bu nedenle bazı kan tahlilleri, testler ve radyolojik görüntüleme tekniklerinin uygulanması kesin sonuç veren işlemlerdir.

Yapılan kan testleri neticesinde ultrason tetkiki ile tümörün varlığı araştılır. Bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile de tümörün hangi bölgeye yerleştiği tespit edilir. Ayrıca kanserli dokunun yayılıp yayılmadığı ve hangi alanları kapsadığı da ancak görüntüleme teknikleriyle anlaşılabilir.

Safra yolu kanseri için kesin tanı, yani hücre deformitesinin iyi huylu mu yoksa kötü huylu oluşumlara mı neden olduğu biyopsi ile mümkündür. Biyopsi, doku örneğinden alınan minik bir parçanın patoloji analizine gönderilme işlemidir.

Safra yolu kanseri tanısı için ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjio Pankreatografi) en sık kullanılan yöntemdir.

Küçük bir kataterin endoskopi işlemi ile safra kanalına gönderilip incelemesi yapılır. Bu işlemlere ilave olarak renkli ilaçlar ve farklı görüntüleme yöntemlerinde de faydalanılarak birçok tarama yapılmaktadır.

Günümüzde hem tanı hem de tedavi yöntemi olarak kullanılan bir diğer işlem de laparoskopidir. Laparoskopi yöntemi ile karın içine ufak bir delik açılıp, kesisiz giriş sağlanır.

Böylece dokudan direkt olarak parça ve örnek alınıp patolojiye yollanır. Safra yolu patolojileri inceleme ve kesin tanı için önemli dokulardır.

Safra Yolu Kanseri Tedavisi Mümkün müdür?

Safra yolları kanseri (kolanjiyokarsinom) seyrek görülen ancak kolay kolay fark edilmeyen hastalıklardandır.

Bu tip kanserlerde ilk tedavi seçeneği tabi ki cerrahi işlemler olacaktır. Çünkü bölgeye ve hatta bedenin bütününe zarar verme riski bulunan kanserli hücre topluluğunun, kısa zamanda hastadan uzaklaştırılması gerekmektedir. Ama cerrahi müdahalenin de birtakım komplikasyon ve riskleri bulunur.

Hastalığın yapısı ve organ tutulumları iyi incelenip tedavi planlaması bu doğrultuda yapılmalıdır. Yani safra yolu kanseri tedavisi mümkün müdür sorusunu karşılığı aslında göreceli ve kişiye göre değişken niteliktedir. Her hastalıkta olduğu gibi erken tanı hayat kurtarır ve yaşam kalitesinin kötüleşmesini önler.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap