Rüyalar Gerçeğe Dönüşür Mü? Rüya Görmemizin Sebebi Nedir?

ruya-tabirleri

Tüm insanlar olarak belirli bir süre uykuya ihtiyaç duyduğumuz için rüya görmemiz son derece olasıdır. Yarı bilinç haliyle gördüğümüz ve aslında gerçek gibi olan, gerçeğinden ayırt etmekte bazen güçlük çektiğimiz rüyalarla ilgili çok fazla soru işareti vardır. Toplumumuzda da rüya tabirleri sıkça bu konuların merkezinde yer alabiliyor.

Rüyalar bazen insanı korkuya gark eden, bazen iyi bir şeyi umut etmeyi sağlayan, bazen ise hiç hatırlanmayan anlık görüntüler gibidir. Görülen rüya bazen öyle etkisi altında bırakır ki ilk temennimiz hemen o rüyayı gidip birisine anlatmaktır. Bu bazen rüyanın hayra yorulması için bazen ise anlamını merak ettiğimiz için de geçerli bir durumdur. Böyle durumlarda genellikle rüya kişinin kendisi tarafından ya da anlattığı kişi tarafından hayra yorulabilir.

Bazen ise rüya şerre yorulur. Aslında bu bağlamda da akla rüyayı anlatmak doğru mu gibi sorular gelmektedir. Bunun için ilk olarak rüya çeşitlerini bilmek, rüyaların aslında bizim bilinçaltımızla alakalı nasıl bir öneme sahip olduğunu kavramak önemlidir. Rüya tabirleri konusunda oldukça deneyimli olduğunu iddia eden ve görülen rüyayı yorumlayan pek çok profesyonele rastlanabiliyor. Bunun da doğru olup olmadığı tartışmaya açık bir konu olarak gündeme geliyor.

İslam’a Göre Rüyalar Kaç Çeşittir?

İslam hukukuna göre düşünüldüğü vakit insanların görebileceği üç çeşit rüya vardır. Bu rüyalar aynı zamanda çeşitli amaçlara da hizmet etmektedir. Şöyle ki bazı rüyalar sıradan bir insanın görebileceği rüyalar değil iken, gördüğümüz rüyaların büyük çoğunluğu da herkesin gündelik yaşantısının bilinçaltı yansımalarıdır.

  • Rüya-ı Sadıka

Rüya-ı sadıka en hikmetli rüya çeşididir. Keza peygamberlerin rüyası olarak tanımlanır. Şimdiye kadar yetkisi Allah(c.c) tarafından verilmiş olan tüm peygamberlerin görmesi mümkün olmuştur. Çeşitli hadiseler ve müjdeler bu şekilde vahiy olunur. Fakat son peygamberin peygamber efendimiz Hz. Muhammed(SAV) olmasından dolayı Rüya-ı Sadıka görülebilmesi hiç kimse için mümkün değildir.

  • Şeytani Rüya

Şeytani rüya çoğu zaman soluk soluğa uykudan uyandığımız, bizi korkuya, endişeye, huzursuzluğa sevk eden rüyaların bütünüdür. Bir şeytan vesvesesidir ve şeytanın biz uyurken bile bizi doğru yoldan saptırmaya çalıştığının aslında en net ispatları arasındadır.

  • Nefsani Rüya

Nefsani rüya görülen rüyaların hemen hemen çok büyük bir çoğunluğunu kapsayan, insanın gün içerisinde hayatına dokunan her şeyin bilinçaltı ile yansıyarak ona rüya olarak geri dönmesi olarak tanımlanan rüya türüdür.

Bu rüya türlerinin hiçbirisiyle alakalı uzman ya da uzman olmayan kimsenin yorumda bulunma, çıkarım yapma ya da bir şeye yorma eğiliminde olmaması gerekir. Keza rüyalar da bizlere Allah(c.c) izniyle gösterilir. Fakat ne olacağını, ne olduğunu, ne olmayacağını bilecek ve tayin edecek olan da yalnızca O’dur.

Geçmişte Abdullah b. Zeyd rüyasında Ezan’ın sözlerini duyduğunu ve rüya görürken bunu net olarak hatırladığını ifade ederek peygamber efendimiz(SAV)’in yanına gelmiştir. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed(SAV) ise evet Ezan’ın sözleri bunlardır diyerek kendisini onayladıktan sonra Bilal Habeşi’ye intikal edilmiştir.

Rüya Tabiri Diye Bir Şey Var Mı? Rüyalar Gerçek Çıkar Mı?

Rüya tabiri ile ilgili pek çok çalışma yapılıyor ve halen daha da bunun üzerine çokça insan zihnini meşgul ediyor. Profesyonel bir biçimde rüya tabiri yaptığını iddia edenler, rüyaları yorumlayanlar ve aynı zamanda kişiye farklı vaatlerde bulunanlara dahi rastlamak mümkün görünüyor. Tabii ki hiçbir rüyada Allah (c.c)’nün izin vermediği bir şeyin vaadini herhangi bir kul veremez. Aynı zamanda bunu vermemelidir. İstemeden de olsa bir şekilde Allah’a ortak koşmak olarak nitelendirilebilir.

Ayrıca rüya tabirleri dünya üzerinde pek çok farklı noktada oranın kültürüne ve yaşam tarzına uygun şekilde değişkenlik gösterir. Dolayısıyla tümüyle tek bir kalıba dayalı rüya tabirinden söz etmek bile mümkün olmamaktadır. En merak edilen noktaların başında gelen rüya anlatılır mı sorusunun yanıtı içinse rüyanın durumuna bakmak gerekir.

Eğer ki şeytan vesvesesi gibi kötülüğe yorulan, şerre açılacak bir rüya söz konusu ise kesinlikle başkalarıyla paylaşmamak en doğrusudur. Kendi kendinize evham yapmanız dışında aynı zamanda anlattığınız kişiyi de endişeye sürükleyebilirsiniz. Bu hoş bir insan davranışı olmadığından kötü rüyaların anlatılmaması gerekir. Ancak iyi rüyalarda paylaşmak amacıyla anlatılabiliyor olsa da yorumlanması kesinlikle doğru değildir.

Bakıldığı vakit rüya tabirleri ile ilgili pek çok kaynak, bilgi ve paylaşım içeriğine rastlanabiliyor. Ancak bunların herhangi bir şekilde gerçeği yansıtmasına imkân yoktur. Rüyanızda gördüğünüz bir simgenin size bir şey müjdelediğini iddia etmek bunu iddia eden kişinin Allah’a ortak koştuğunu gösterir. Dinimize göre doğru olmayan davranışlar arasındadır. Yalnızca peygamberlerin rüyaları dinleyerek yorumlaması dinimizce normal karşılanan bir durum olmuştur.

Peygamber Efendimiz(SAV)’i Rüyada Görmek Anlatılır Mı?

Her Müslüman alemlere rahmet saçan peygamber efendimiz Hz. Muhammed(SAV)’in yüzünü merak eder. Hiçbir kaynakta görsel olarak yüzün göremememizden dolayı hayallerimizde son derece güzel bir insan sureti canlanır. Fakat peygamberimizi rüyamızda görmek gerçekten nasip olmasını dileyeceğimiz kadar güzel bir hayaldir.

Şöyle ki peygamber efendimiz Hz. Muhammed(SAV) ashabına ‘’İçinizden birisi beni rüyanızda görürse bilsin ki o gerçekten benim. Şeytan yalnızca benim suretime bürünemez’’ buyurmuştur. Ancak rüyamızda peygamber efendimiz(SAV)’i görsek bile bunu insanlarla paylaşmamak en doğrusudur. Çünkü bu kadar maneviyatı yüksek bir rüyayı sıradanlaştırmak, başkalarıyla paylaşmak hoş değildir.

Peygamber Efendimiz(SAV)’in Rüya İle İlgili Hadis-i Şerifleri

Peygamber efendimiz(SAV)’in rüyalar ve rüyaların önemiyle alakalı olarak pek çok hadis-i şerifine rastlanabiliyor.

Ebu Said rivayetine göre ‘’Bir müminin rüyası, 46 cüz olan nübüvvetin bir cüzüdür’’ buyrulmuştur. Aynı zamanda Hz. Ebu Hüreyre rivayetinde de peygamber efendimiz Hz. Muhammed(SAV) bir gün ‘’Ben öldükten sonra geriye sadece nübüvvetten mübeşşirat arda kalır’’ buyurmuştur. Bunun üzerine kalabalık mübeşşiratın ne olduğunu sorduğunda Salih rüya cevabını almışlardır.

Salih rüyalar elbette ki Salih kimselere gösterilir. Bu Muvatta’da da geçen bir kıssa olup ‘’Salih rüyayı görebilmek için Salih olmak gerekir. O rüyalar yalnızca Salih olanlara özeldir’’ denir. Bir başka rivayette ise Müslim ‘’Kim en doğru ve güzel rüyayı görüyorsa şüphe yok ki o n doğru söyleyenlerinizden birisidir’’ buyuruyor.

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) rüyaların anlatılmasına dair Ebu Said el-Hudri rivayetinde ‘’İçinizden birisi güzel bir rüya gördüyse o rüyayı ona gördüren biliniz ki Allah (c.c)’dür. Onu gönül rahatlığıyla anlatabilir’’ buyuruyor.

Rüya anlatmayla ilgili bir başka rivayette ise peygamber efendimiz (SAV) ‘’Eğer ki gördüğünüz rüya güzel ise onu anlatınız ve sevdiklerinizle paylaşmaktan çekinmeyiniz. Ama gördüğünüz rüya kötüyse o şeytanın vesvesesidir. Onu kimseyle paylaşmayınız ki şeytan amacına ulaşamamış olsun’’ buyuruyor.

Kötü rüyaların anlatılmamasıyla alakalı olarak da alınabilecek önlemlere Cabir rivayetinde rastlıyoruz. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) kötü bir rüyayı def etmek için ‘’İçinizden birisi kötü bir rüyaya uyandıysa derhal soluna dönerek tükürsün. Üç kez tükürdükten sonra şeytanın vesveselerine kanmayıp hemen Allah’a sığınsın. Sola yatıyorsa sağa, sağa yatıyorsa sola dönsün ve Allah’a sığınarak uyumaya devam etsin’’ buyuruyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap