Okul Öncesi için Bilmeceler ve Cevapları

Okul Öncesi için Bilmeceler ve Cevapları

Başlıklar

Yedi delikli bir tokmak, bilmiyorsan aynaya bak.

Ben giderim o gider, içimde tık tık eder.

Karnı şişik, kafana yapışık.

Benim iki pencerem var, etrafı etten duvar. Her gün erkenden açarım, gece olunca kaparım.

Kökleri yukarı, dalları aşağı.

Yarım kaşık, duvara yapışık.

Altı mermer, üstü mermer, içinde bülbül öter.

Bir elmada kurt bulmaktan daha kötü olan şey ne olabilir?

Demirler mıknatıs görünce ne der?

En temiz böcek hangi böcektir?

Etlice,metlice ortası tatlıca

Gece gündüz yufka açan kimdir?

Geldi mi gelen, gitti mi gelmeyen şey nedir?

Hangi adam hamama giremez?

Hangi bacalardan duman çıkmaz?

Hangi kalemle yazı yazamazsın?

Hangi karnede zayıf olmaz ?

Hangi maymun ağaca çıkmak istemez?

Hangi on tatlıdır?

Hangi saatte çay içilmez?

Hangi tene krem süremezsin?

Hem açanıyım hem de kapayanı.

Herkesin gitmekten korktuğu köy hangisidir?

İçini çıkartınca büyüyen şey nedir?

Kırdığın için sevindiğin şey nedir?

İstanbul’da süt pişti kokusu buraya düştü.

Kahramanmaraş a niçin kahraman unvanı verilmiştir?

Kediler ile kaleciler arasındaki fark nedir?

Kekeleyenler ne zaman bu sorunu yener?

Hayır seven kişi kime denir?

Kirpiler oyunlarını nasıl oynarlar?

Kolu var, eli yok, karnı yarık karnı yok.

Kurbağalar niye mayo giymezler?

Kuyruğu var, canlı değil. Konuşur, ama insan değil. Camı var, pencere değil.

Mantarlar niye şemsiye şeklindedir?

Minareye çıkan fil ne der?

Musluk neden akıtır?

Okuma-yazması olmayan siyahiye ne denir?

Penguenler neden koltuk kullanmazlar?

Sarıdır sallanır, dalında ballanır.

Servis edilse de yenemeyen şey nedir?

Sıcağa koyma kururum, suya koyma köpürürüm.

Şehirler, köyler gezelerim ama bir adım bile hareket etmem. Ben neyim?

Tavukların en sevdiği ülke nedir?

Termometre düşüyorsa bu ne anlama gelir?

Ufacık sandık içine de un bastık.

Uzaktan bakarken hiç yok, yanına gittim pek çok.

Uzun yoldan kuş gelir, ne söylese hoş mu gelir?

Yaş ağaçtaki kuru budak.

Yazları giyinir, kışları soyunur.

Yer altındaki yağlı kayış.

Yer altındaki turuncu minare.

Yeter çektiğim diye yakınan alet nedir?

Yol kenarında bekler herkezi kontrol eder.

Yuvarlağız, altındanız ve kolundayız.

Zilim var ama kapım yok.

Ayağımla basınca kırt eder, güneşi görünce erir gider.

Kıştan kaçmaz, yaprağı uçmaz.

Duruşu ömür, gözleri kömür. Soğuk dondurur sıcak öldürür.

Ne ağzı var ne dili, konuşur insan gibi durmadan.

Konuş dersen konuşurum, sus dersen susarım.

Her gün yeniden doğar, dünyaya bilgi yayar.

Ağzı var odur yer, bacası var havayı yeller.

Bakınca görünürsün, kaçarsan silinirsin.

Aşağı iner takır takır, yakır çıkar şıpır şıpır.

Dışı var içi yok, dayak yer suçu yok.

Kışın yatar, yazın kalkar.

Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır ama hiç uyumaz.

Al yastık içine un bastık?

Alçacık dalı, yemesi ballı.

Altı göl üstü gül.

Anne kırkayağın en zor işi nedir?

Başımda saç yok, içimde tat çok.

Ayakkabıcıların en çok sevdiği hayvan hangisidir ?

Ben giderim o olduğu yerde kalır.

Ben iki özleyenin arasında dururum. Onları istedikleri yerde konuştururum.

Arılar ile eşekler arasındaki fark nedir?

Bir sihirli fenerim, kibritsiz de yanarım.

Buzdolabına giren sineğe ne olmuş?

Büyük baca küçük bacaya ne der?

Çat orda, çat burada, çat kapı arkasında.

Deniz neden tuzludur?

Direksiyona oturan şoföre ne demişler?

Domates neden kızarır?

Duvara çarpan araba ne yapar?

Düşünen file ne denir?

Elsiz ayaksız kapı açarım.

En çok hap hangi ilimizde satılır?

Et dedim, met dedim git şuraya yat dedim.

Eve bitişik bir oda, yemek pişer orada.

Geceleri fenerdir, gündüzleri söner

Gökte gördüm bir köprü. Vardır yedi Renkli türü.

Hangi Atalarınnın sözüne inanılmaz?

Hangi devlet dairesinde “işi olmayan giremez” yazısı koyulmaz?

Hangi köy kılavuz istemez?

Hangi macunun tadı güzeldir?

Bebekler Hangi memeden süt ememez?

Hangi pil fazla tutarsan elinde patlar?

Hangi tasla su içilmez?

Hanım içerde durur, saçı dışarıda.

İçimde bir akrep var, zarar vermeden dolanır.

İncecik beli, elimin eli.

Ne yersen orucun bozulmaz?

İz eder dizi dizi, alır gezdirir bizi.

Kaplumbağalar için en kötü durum nedir?

Kediler neden dört ayaklarının üstüne düşerler?

Herkesin önünde şapka çıkarttığı kişi kimdir?

Kolu var bacağı yok, dikdörtgeni vardır, karesi yok.

Kral tacını takarken ne demiş?

Kutuplara giden siyahiye ne olur?

Küçük kare kutu, içi insancık dolu.

Matematik kitabı Türkçe kitabına ne der?

Mini mini kuşlar her yeri taşlar

Cuma nerede perşembeden önce gelir?

Pazardan aldım bir tane, eve geldim bin tane.

Saatler neden tehlikelidir?

Savaşta ölenler şehit olduğuna göre, yaralanana ne denir?

Sesi var canı yok, konuşur ağzı yok.

Su yutan toprağa ne denir?

Tarlada biter, makine büker, sabah akşam yüzümüzü öper.

Temel her şimşek çaktığında saçını düzeltiyormuş. Niye?

Trenler ne zaman üşür?

Uzaktan baktım bir karataş, yanına gittim dört ayak bir de baş.

Yangın dolabını açarsan ne olur?

Yattım yumuşacık, uyudum yumuşacık.

Yazın yaşını,kışın başını yersin.

Yer altında yavrulu tavuk.

Yeraltında kırmızı pancar.

Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.

Yılanın cinsiyetini nasıl anlarsın?

Yumurta kime dokunur?

Şekere benzer tadı yok, gökte uçar kanadı yok.

Ne canı vardır ne kanı, beş tanedir parmağı.

Biz onu görürüz o bizi görmez, o konuşur dinleriz. biz konuşuruz dinlemez o dinlemez.

Burada bağırsamda, orada duysak.

Kulağımı bükersen, ağzım sulanır.

Dört ayağı var canı yok, ayağını kessen kanı yok.

Çıt eder de, ateş çıkarır.

Küçük küçük dişleri var, ne de büyük işleri var.

Çarşıdan almıştım kapkara ,evde kırmızılaştı maskara.

Açarsam dünya olur yakarsam kül olur.

Ak saray içinde de sarı sultan.

Alçacık boyları. Kadifeden donları.

Altı adam bir şemsiyenin altında ıslanmadan nasıl gidebilmiş?

Ankara neden soğuktur?

Arılar hangi kovanda bal yapamazlar?

Ayaktayken büyüyen bitki nedir?

Belgelenen su baskınına ne denir?

Ben giderim, o gider, güneşle beni izler.

Ben varmadan o varır, her şeyden hızlı yol alır

Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk.

Bozulduğu halde tamir edilemeyen şey nedir?

Buzdolabından çıksa bile yakan şey nedir?

Çalmak fiilinin gelecek zamanı nasıldır?

Çok hızlı giden bir tırı kim durdurabilir?

Denizler aslında mavi boya olsaydı ne olurdu?

Dişlerim var ağzım yok.

Dört ayaklı ayı üstünde kabadayısı.

Dünyanın en küçük bebeği nedir?

Hangi hayvan”eğri oturalım doğru konuşalım” der?

Hangi meyvenin bir sürü kardeşi vardır?

Ay varken uçar, gün varken kaçar.

Kuyruğu var, at değil. Kanadı var, kuş değil.

Akşam baktım çok idi, sabah baktım yok idi.

Gökte durur paslanmaz, suya düşer ıslanmaz.

Dereler tepeler, şıngır şıngır küpeler.

Çocukların yuvası, bilgi doludur orası.

Kümeslerin efendisi, her sabah çınlar sesi, uyumaz uyandırmadan herkesi.

Sarı mendil kızıl denize düşerse ne olur?

Arşın ayaklı burma bıyıklı.

Çiçek onun, dal onun yediğimiz bal onun iğnesi var batırır kanadı var götürür.

Yer altında yuvası var, fırça gibi dikeni var.

Tavan üstü takır takır zannedersin halı dokur.

Evi sırtında, ayağı karnında. İzi yıldız, gözleri boynuz.

İnim inim inletir kendini, cümle aleme dinletir kendini.

Kat kat çiçek, yemeği yenecek.

Kat kat katmer değil, yenir ama meyve değil.

İki çubuk, bir makas, hokkabaz mı hokkabaz.

Dağdan gelir arık arık, ayağın da demir çarık.

O odanın içinde, oda onun içinde.

Kitaplardan bilgiyi öğrenir, sınıftaki çocuklara öğretir.

Düşmanı kovdu, cumhuriyeti kurdu.

Erkekler gider, geceleri nöbette bekler.

Minicik doğar, anne sütüyle doyar.

Bir kapaklı, çok yapraklı, içinde bilgi saklı

Gündüz görmez gece görür, gece dolaşır gündüzleri uyur.

Kalaylı bir tencere, gökte açık pencere.

İnek verir bizlere, afiyet olsun herkese.

Her seyi görür, kendisini göremez.

Yağar gökten tıp tıp, yürürken basarsen üstüne şıp şıp.

Yağmur yağıyor seller akıyor, onun altında hiç ıslanmadan geziliyor.

Ormanların kralı, ondan uzak durmalı

Bir kızım var, gelen öper giden öper.

Şırıngayla vurulur, tüm hastalıklardan korur.

Dalda duran Elde durmayan nedir?

Bize ışık verir, verdikçe erir.

Bir çarşafım var, her yeri örter denizleri örtemez.

Tık tık çalışır, zamanı gelince bağırır.

Sıra sıra odalar, birbirini kovalar.

Hızlı koşar havuç yerim, top gibi kuyruğum, bembeyaz tüylerim.

Koşarken tozu dumana katar, kızdırırsan çifte atar, yavrusu tayı ararken, yelelerini sallar.

Aa i, aa i, diyerek dolaşırım, ağır yükleri taşırım.

Otu, samanı yer, sütümden çocuklar içsin der, “mö mö” diyerek kırlarda gezer.

Çiçekler üretti, arılar kovana taşıdı, birlikte çok çalışıp, tatlı bir yiyecek yaptı.

Kıtır kıtır yemesi ne hoştur, turuncu rengi ile tavşanların en iyi dostudur.

Çıtır çıtır yenir, adına eğlence denir.

Elde yapılır, kulağa asılır.

Bilmece bildirmece, resim çeker gündüz gece.

Askerden küçük, paşadan büyük.

Küçücük bakkal, dünyayı yutar

Kapıyı açar, kapamadan kaçar

Fırında pişer Mideye düşer.

Pişirirsen aş olur Pişirmezsen kuş olur.

Gece olur yakarız, Gündüz olur kaparız.

Siyahlı beyazlı çizgili , renkli bir eşek sanki.

Daldan dala atlarım Kuyruğumla sarkarım.

Bol emek verir, kendi yemez yedirir.

Sende var, bende var, herkeste bir tane var.

Karşıdan baktım pek çok, yanına vardım hiç yok.

İki bacaklı keskin bıçaklı.

Beş kardeş beşi de sanat işler, dördü giyinmiş biri çıplak.

Yapan satar, satın alan kullanmaz, kullanan göremez.

Bir küçücük kumbara, ekin taşır ambara.

Çarşıdan alınmaz, mendile konulmaz, ondan tatlı şey olmaz.

Bulutlardan süzülür, inci gibi dizilir, çamur olur ezilir. Bilin bakalım bu nedir?

On ay yatar, iki ay kalkar, feneri yakar, etrafa bakar.

Daldan dala, kırmızı pala.

Dumanı tüter, isterse gider, balık değildir, denizde yüzer

El eker dil biçer.

Siyah küçük bilyeler, kahvaltıda bizi bekler.

Ayakları su içer, üstünden gelen geçer.

Kocaman kanatlı, şimdi yerden kalktı.

Kola batırılır, onunla aşı yapılır.

Bir kızım var, kat kat çeyizi var.

Yer altında sakallı dede.

Paralarımı atarım, içinde saklarım.

Mis kokuları ile süslerler doğayı, sevdiklerimize özel günlerde, hediye ederiz onları.

Vanilyalısı çikolatalısı top top külaha konur, sıcakta erirken onu yemesi pek hoştur.

Siyah beyaz benekli Yürüyen merdiven sanki.

Sıcak evin direği, tıp tıp eder yüreği.

Yaprak kadar hafif, dağ kadar büyük.

Üstü çayır biçilir, altı ceşme içilir.

Ben giderim o gider, yanımda dum dum eder.

Mektubu yazarım, onun içine koyarım. Yalayıp kapatırım, üstüne pul yapıştırırım.

Dağdan gelir taştan gelir, tin tin sakallı eniştem gelir.

Güneş girmeyen eve, o girer seve seve.

Bilmece bildirmece, el üstünde kaydırmaca.

Tıkır tıkır sayılır, deste deste yapılır, bankalarda saklanır, her şey onunla alınır.

Elemeden yoğurur, gün aşırı doğurur.

Beyaz beyaz olurlar, gökyüzünde dururlar.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol