Manidar Sözler

Manidar Sözler

Manidar Sözler Hayat her zaman kişilere istediğini veren bir yapıya sahip değildir ve bu doğrultuda ilerlememektedir. Kişiler bazı hallerde bir şeyi direk karşısındakine söylemek yerine bu durumu dolaylı bir şekilde ifade etmek zorunda kalabilmektedir. Kişiler söylemek istedikleri şeyi geri planda tutup, bu durumu dolaylı ifadeler kullanarak anlatmak istediklerinde özel bazı kelimeler kullanmayı tercih ederler. Manidar sözler olarak bilinen bu kelime öbekleri, kişilerin verilmek istenilen mesajı direkt almasını sağlayacak nitelikler taşımaktadır.

Kişileri düşünmeye, sorgulamaya ve karşısındakini anlayama yönlendiren manidar sözler, altında her zaman gizli mesajlar taşımaktadır. Mesajı hangi anlamda alacağı kişilerin düşünme kapasitesi ve sorgulama yetisi ile doğru orantıda olacak bazı hallerde istenilen etki alınamayacaktır. Yaşantınız içinde çeşitli durumlarda manidar güzel sözler kullanmak, sizin daha farklı bir beyin yapısına sahip olduğunuzu, karakterinizin daha güçlü olduğunu ve daha sorgulayan bir yapınız olduğunun en önemli kanıdır. Altında her zaman gizli bir anlatım mesajı taşıyan manidar sözleri, sosyal medya kanallarınızda ya da sms olarak paylaşarak karşınızdaki kişilerin iletmek istediğiniz mesajı dolaylı bir şekilde almasını sağlayabilirsiniz.

Manidar Sözler

Manidar Sözler

Mum gibi erimiyorsa insan yanıyorum dememeli; yanmaktan korkuyorsa kişi aşk kapısından girmemeli. Ya kor yürekli olmalı insan ya da kor barındıracak kadar yürekli.

Artık aklıma gelme, yanım daha müsait.

Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum.

Sana olmayan özlem, bir şeye benzemiyor.

Aynada kendine tahammül edemeyen adam yalnızdır.

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur.

Ele girmezse eğer sevdiğimiz, ne çare eldekini sevmeliyiz.

Senden başka herkesin olduğu bir şehirdeyim.

İstediğin kadar uzağa git; hep aynı gökyüzünü paylaşacağız.

Aklımdan geçiyorsun, aklım kendinden geçiyor.

Bir sokakta sevdiğiniz biri yaşadığı zaman, orası bir dünya olur.

Bazen sarılsa geçer hastalığına yakalanıyorum.

Ey varlığı canıma can katan yar, hiçbir şey acıtmıyor yokluğun kadar.

Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.

Herkes Allah’tan başkası için akıl kendisi için para pul istiyor nedense.

Cehennem; insanın yüreğindeki sevginin bittiği yerdedir.

Cahil ile sohbet etmek güçtür bilene. Çünkü cahil ne gelirse söyler diline.

Anlamıyor musun? Gökyüzü güneş olsa, sensiz karanlıktayım.

Yürütürüm deyince kaptan sanma herkesi; yürümüyor ne yapsan lafla peynir gemisi.

Dost bulmanın yolu, dost olmaktan, dost olmanın yolu, insan olmaktan geçer.

Ağzımda lokma varken konuşmak kolay da yüreğimde sen varken susmak ne zormuş.

Dünyanın neresinde olursan ol, bulunduğun yerde değil, düşündüğün yerdesin.

Ebedî bir gece, bir hoş ay ışığı olsaydı da, senin gamını, her yönden söyleseydim sana.

Basit iyidir. Beklenti düşüktür. Anlaması, kullanması ve ifade edilmesi kolaydır.

Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi, altım çamur, üstüm yağmur yine gönlüm hoş idi.

Sorgusuz, sualsiz uyku gibi gel. Aşk, etin ete değmesi ise; elim eline değsin yeter.

Ey gönül, benim dünya sarayına ilgim yoksa ne var? Benim yalnızlık köşesi gibi bir meskenim var.

Sabrın sonu selâmet, sabır hayra alâmet; belâ sana kahretsin, sen belâya selâm et.

Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? dedi. İşte bu bana bir ömür yetti.

Varlığında cennetten bir bahçe oluyor yüreğim, yokluğunda sana kavuşabilmek en büyük dileğim.

Konuşabilmek ile konuşmayı bilmek arasında büyük bir fark vardır. Mesela çoğu insan ikincisini bilmez.

Bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. Anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.

Melekler gibi temiz ya da şeytan kadar günahkârda olsa; insanları yargılamak, sadece Allah’a mahsustur.

Aşkın en acımasız yanı; ağzından çıkmaya cesareti olmayan sözlerin, yürekte fırtınalar koparmasıdır.

Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır?

Hayat bu, bir bakarsın her şey bir anda son bulur. Hayat bu, son dediğin an, her şey yeniden can bulur.

Ey âşık! Vakit geçirmeden âşıklar evine dön gel! Çünkü aşksız ömür geçirmek, ömrü heba etmek, boş yere harcamaktır.

Bir tırnağı kırıldı diye 9 tırnağına birden kıyabilen bir kızın, kalbi kırıldığında neler yapabileceğini siz düşünün.

Oradaysan ses ver yüreğim! Şu soruma bir cevap biç; sen dua ile dayandığın o kapıya, aşkın boyasına bürünüp yürüdün mü hiç?

Aslında onun karşısındayken konuşmak istemezsin. Çünkü o an susmak, gözlerine doya doya bakmak için en büyük fırsattır.

Bakma aylardan Kasım, mevsimlerden  “sonbahar ” olduğuna. Sen ne zaman istersen çık gel! Benim kapım her zaman aralık sana.

Birinin yalan söylemesine kızmam da yalan söylerken yakalanacak kadar salak bir insanın beni kandırmaya çalışmasına kızarım.

Herkese diyebiliyorum da bir sana söyleyemiyorum seni sevdiğimi, hiçbir özelliğinden dolayı sevmedim seni, Allahtan istedim seni, Allah sevdirdi bana seni,  yine ondan diliyorum beni sevmeni.

Ben seni nasıl incitebilirim. Ayağına bir öpücük kondurayım desem, kirpiklerimin dikeni ayağına batarda rahatsız eder diye korkarım.

Ey dost aynaya iyi bak; bir güzelin ihtiyarlığındaki çirkinliğini düşün. Bir binanın harabeye nasıl dönüştüğünü hatırla. Aynadaki yalana güvenme. Aynada gördüğün fani güzelliklerin aldatıcılığını unutma.

Anladım ki gönül çuvalımda ki kelimeler sana yetmez, oysa gönlüm güzel olmasa bahçemde gül dahi bitmez. Ey sevgili, senin aşkın daim olsun, benim yaram olsa da fark etmez.

Senin için atmayan kalbi, seni söylemeyen dili, seni bilmeyen beni neyleyim hiç kimseler bilmedi seni ne kadar çok sevdiğimi, bırak kalbimizde sır kalsın. Bu dünyada gülmedi bir türlü yüzümüz, bari kavuşmalar mahşere kalsın.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol