Kelime-i şehadet ve Türkçe anlamı

kelime-i-sehadet-ve-turkce-anlami-50344

Kelime-i şehadet ve Türkçe anlamı Dinimizin ilk şartı Kelime-i şehadet'tir. Çoğumuz doğuştan Müslüman olduğu için fazla kullanmayıp Türkçe anlamını da bilmeyebiliriz.

Kelime-i şehadet ve Türkçe anlamı İslam’ın birinci şartı kelime-i şehadettir. Kelime-i şehadetin Okunuşu Eşhedü enla ilahe illallah Ve Eşhedu anne Muhammeden abduhu ve resuluhu. Kelime-i şehadetin anlamı şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur yine şehadet ederim ki Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun kulu ve elçisidir demektir. İslam dinine ilk giriş cümlesi Kelime-i şehadettir.

İslam dininde tevhid inancı hakimdir. Yani Tevhid birlik demektir. Allah birdir ve tektir. İslam dini Hz Muhammed’in Allah’tan getirdiği ayetlerle insanı ve toplumu düzenleyen kurallar ve kanunlar bütünüdür. Bunun en özlü ifadesi Kelime-i şehadettir. Kelime-i şehadet getirerek insanlar İslam dinine girer ve onun getirdiklerini kabul ederler. Böylece Müslüman diye adlandırılırlar ve İslam toplumunun bir üyesi olurlar.

Peygamber efendimiz Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir hadis-i şerifinde şöyle buyurdu. Sizden biriniz güzelce abdest alır ve onu tastamam yapar sonra da Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu derse yani kelime-i şehadet getirirse Hoş geldiniz o kimseye cennetin 8 kapısı açılır ve o da dilediği kapıdan girer.

Peygamber Efendimiz kelime-i şehadet getirdikten sonra Ey insanlar size olan nimetinden dolayı Allah’a hamd ederim ki kendisinden başka hiçbir ilah yoktur diye hamdüsena de bulunurdu. Her zaman yaptığı gibi Uhut günü şehit düşen Müslümanlar içinde Allah’tan mağfiret diledi. 

Kelime-i şehadet ve Türkçe anlamı
Kelime-i Şehadet’in önemi

Kelime-i Şehadet’in önemi

Peygamber Efendimiz Bir gün Hz Ebubekir ve Hz Ömer’in de aralarında bulunduğu bir grupla oturuyordu. Bir ara Peygamberimiz aramızdan kalkıp gitti.

Uzunca bir süre dönmeyince başına bir kötü hal gelmesinden korktuk ve telaşla yerimizden kalktık. Bu endişeyi duyan ben yani Ebu Hureyre Allah resulünü araya araya ensardan necar oğullarına ait bir bahçeye geldim. Giriş kapısına arayarak bahçenin etrafını dolandım. Fakat bir kapı bulamadım.

Bahçenin dışındaki bir kuyudan içeriye su veren küçük bir ark gördüm ve oradan süzülerek efendimizin yanına girdim. Ebu Hureyre sen misin diye sordular. Evet Ya Resulullah benim dedim. Ne haber buyurdular. Aramızda otururken kalkıp gittiniz sizi göremeyince endişelendim. Size bir kötülük yapılmasından korktum ve telaşlandık. ilk endişe duyan ben oldum. Kalkıp bu bahçeye geldim ve tilki gibi  içeri girdim. Diğerleri de arkadan geliyorlar dedim.

Peygamber efendimiz Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem ya Ebu Hureyre diye seslendikten sonra ayakkabılarını çıkarıp verdiler. Ve şu ayakkabılarımı alıp geri dön bu duvarın arkasında gönülden inanarak şahadet getiren kimse görürsen onu cennette müjdele buyurdular. Kendisine ilk rastladığım kişi Hz Ömer oldu.

Bana ya Ebu Hureyre bu elindeki ayakkabılarda nedir diye sordu. Ben de bunlar Allah Rasûlü’nün ayakkabılarıdır bunları bana sözlerimin doğruluğuna Alamet olsun diye verdiler. Ve gönülden inanarak şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur yine şehadet ederim ki Hz Muhammed onun kulu ve elçisidir diyen kimseye rastlarsam onu cennetle müjdelememi emrettiler dedim.

Bunun üzerine Hz Ömer eliyle göğsüne vurunca arka üstü düşüverdim. Bana dön geriye dedi Ben de hemen Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin yanına döndüm. Neredeyse hüngür hüngür ağlayacaktım. Meğer Hz Ömer beni takip etmiş baktım ki arkamdan geliyor.

Peygamber Efendimiz bana dönerek Ne oldu Sana ya Ebu Hureyre diye sordu. Ben de yolda Ömer’e rastladım benimle gönderdiğiniz haberi kendisine söyleyince göğsüme öyle bir vurdu ki arka üstü yere düştüm. Bana geri dönme mi söyledi dedim.

Resulullah efendimiz ona dönerek ya Ömer ne için böyle yaptın diye sordu. O da ya Resulullah anam babam size feda olsun. Ebu Hureyye ye ayakkabılarınızı vererek yolda rastladığı kimselerden bütün kalbiyle Allah’tan başka ilah yoktur diyenleri cennete müjdelemesini emrettiniz mi diye sordu. Peygamber Efendimiz de evet dedi ve Ebu Hureyre’yi doğruladı.

Hz Ömer Aman yapmayın ya Resulullah halkımızın bu Hadise güvenip tembelleşmesinen korkarım bırak ibadet etsinler dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi sellem Pekala bırak onları buyurdular. Eşhedü Enla İlahe İllallah Ve Eşhedu anne Muhammeden abduhu ve resulu cennetin anahtarıdır.

Ancak bir anahtarın bir kilidi kolayca açabilmesi için dişlere ihtiyacı vardır. Cennet anahtarının dişleri de ibadetler ve Salih ameller’dir. Aslında efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bunu kast ediyordu. Hz Ömer  ise bazı anlayışsız İnsanların bu hadisi Şerife güvenerek ibadeti terk etmesinden korkuyordu. Son derece Mülayim ve yumuşak huylu olan Allah Resulü efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Onun bu teklifini kabul ederek bu endişesini izale etti.

2 yorum

❤️‍ Ashley  -  Mart 19, 2022 / 3:44 pm

muhteşem

Cevapla

müthişş……

Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap