Kardiyovasküler Hastalıklar Nelerdir? Semptomları ve Tedavisi

Kardiyovasküler hastalıklar farklı türlerde karşımıza çıkar. Semptomlar da değişiklikler gösterir. Tanı sonrası uygun tedaviye başlanır.

Kardiyovasküler Hastalıklar

Kardiyovasküler Hastalıklar Nelerdir? Semptomları ve Tedavisi Tüksek ve düşük tansiyon, kalp yetmezliği, koroner kalp hastalığı, aort anevrizması ve Antriyal Sepptal Defekt (ASD) gibi sistem hastalıkları Türkiye’de en sık görülen hastalıklar arasındadır.

Kalp hastalıkları belirtileri, kalp hastalığının türüne göre çeşitli benzerlik ve farklılıklar taşır. Dünya çapında ölüm nedenlerine bakıldığında da kalp damar hastalığı yaklaşık olarak %30 ile ölüm nedenlerin başında gelir.

Vaka ve ölüm oranının yüksek olmasından ötürü Türkiye’de bu alanda fazla mesai harcayan ülkelerin başında gelir. Bunun sonucu olarak da tedavi ve cerrahi anlamda dünyanın önde gelen ülkelerin başında gelmektedir. Peki kalp hastalıkları nelerdir?

Yüksek Tansiyon Hastalığı

Kardiyovasküler Hastalıklar Nelerdir? Semptomları ve Tedavisi
Kardiyovasküler Hastalıklar Nelerdir? Semptomları ve Tedavisi

Yetişkinlerde normal kan basıncı değeri 120/80 mm/Hg’dir. Bu değer yüksek efor esnasında veya stresli bir anda artabilir, uyku sırasında ise bir miktar düşebilir. Düzenli olarak yapılan ölçümlerle 140/90 mm/Hg gibi bir değer yüksek tansiyon anlamına gelmektedir. Hipertansiyon olarak adlandırılır ve en sık görülen kalp damar hastalığı olarak değerlendirilir.

Hipertansiyon Nedenleri

Yapılan araştırmalar hastaların yaklaşık %90’ın da net ve tek bir neden bulunamamıştır, birden fazla nedenden kaynaklandığı gözlenmiştir. Hastaların yaklaşık yüzde 10’unda ise yüksek tansiyon, altta yatan bir hastalığın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu hastalıklar, uyku apnesi, böbrek hastalığı gibi hastalıklardır ve tedavi edilmeleri sonucunda kan basıncı da normale döner.

En tehlikeli kalp hastalıkları arasında görülen yüksek tansiyon genetik yatkınlık, obezite, diyabet, metabolizması bozuklukları, egzersiz eksikliği, sigara içmek, fazla tuz tüketimi, aşırı alkol tüketimi, stres kaynaklı olabilir.

Hipertansiyon Semptonları

Yüksek tansiyon genellikle uzun süre semptomlara neden olmaz. Genelde çoğu hasta kan basıncının yükseldiğini fark etmez. Baş dönmesi, uyu bozuklukları, baş ağrısı, kulak çınlaması, sinirlilik gibi belirtiler olabilir.

Hipertansiyon Vücuda Etkileri

Yüksek tansiyon hastalıkları aynı zamanda kalp hastalıkları sebepleri olarak da görülür. Çünkü kalbin yüksek tansiyona karşı uzun süreli kan pompalaması sebebiyle, kalp kasları zayıflamaya veya büyümeye başlar.

Kalp kaslarının gücü azalır ve koordinasyonları ile ilgili problemler görülebilir. Bu şekilde kalp kaslarının zayıflamasına kalp yetmezliği denir. Yüksek tansiyon, inme açısından da önemli bir risk faktörü barındırır.

Yüksek tansiyon, böbreklerde uzun vadede böbrek yetmezliğine yol açabilir. Göz retinasında kanama ve ödem meydana gelebilir. Göz damarlarında daralma meydana gelebilir. Bacaklara olan kan akışının bozulması ile topallama problemi ortaya çıkabilir.

Tedavi

Yüksek tansiyon hastalığı düzenli yapılan ölçümler ile doğrulandıktan sonra hastanın tıbbi geçmişi sorgulanır. Alınan ilaçlar, varsa diğer diğer hastalıklar araştırılır. Böbrek fonksiyon değerleri, sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller, kolesterol, kan şekeri, tiroit değerleri incelenir.

Özellikle yüksek tansiyonun vücuda verdiği hasarı anlamak için böbrekler, damarlar kontrol edilir. EKG ve röntgen çekilerek kalp kontrol edilir ve koroner arter rahatsızlıkları olup olmadığına bakılır.

Yüksek tansiyon bazı durumlarda, hayat tarzının değiştirilmesi ile ilaçsız kontrol altına alınabilir. Eğer bu önlem yeterli olmazsa veya yüksek kardiyovasküler hastalık riski varsa, ilaçla tedavi edilir.

Düzenli egzersiz, sağlıklı ve dengeli beslenme ile yüksek tansiyon problemi kontrol altına alınabilir. Sigara kullanılıyor ise derhal bırakılmalı ve alkol tüketimi azaltılmalıdır. Eğer stresli bir işiniz varsa meditasyon yaparak veya sizi gevşeten başka yöntemler ile bu stresi yönetmelisiniz.

Akut Koroner Sendromu

Akut koroner sendrom, kalpte ani ve kişinin hayatını tehdit eden dolaşım bozukluğunu gösteren semptomlardır. Bu sendrom acil müdahale sırasında konulan bir ön tanıdır. Bir kalp krizi habercisi olabilmektedir. Genellikle bir koroner arter hastalığı olarak görülür. Bir arterin daralması veya tıkanmasından kaynaklanır.

Semptomlar

Kalpte ani ve kalıcı yanma veya bıçaklanma hissi, çarpıntı, göğüste şiddetli ağrı akut koroner sendromu gösterir. Bu ağrı boyun bölgesinde, sırtta, üst karında veya kollarda da görülebilir. Ayrıca akut koroner sendrom, gösteren kişilerde şiddetli nefes darlığı görülür ve vücut terlemeye başlar. Kişi kendini stresli ve gergin hisseder. M

ide bulantısı, kusma ve halsizlik de belirtiler arasındadır. Akut koroner sendrom en yaygın görülen ve en tehlikeli kalp hastalıkları içerisindedir, acil müdahale gerektirir.

Bazı kalp krizlerinde hasta ciddi bir ağrı duymaz, bu semptomların daha azını gösterebilir. Sadece nefes darlığı, bulantı kusma gibi daha hafif semptomlar gösterirler. Bunlar çoğunlukla sessiz kalp krizi olarak değerlendirilir.  Kadınlarda genelde kalp kası hastalıkları belirtileri bu şekilde az semptomla gerçekleşir.

Kandaki bazı proteinlerin yoğunluğu kalp krizinden sonra artmaya başlar. Bunlar ölen kalp kaslarının kana salınması sebebiyle gerçekleşir. Kan testi, kalp krizi olup olmadığını hızlıca anlamak için kullanılan yöntemlerden biridir.

Tedavi

Şüpheli olan durumlarda ilk olarak kalbin yükünü azaltacak bazı ilaçlar verilir. Bu ilaçlar, oksijen ihtiyacını azaltmak, ağrı kesmek, kan pıhtısı oluşumunu azaltmak amacıyla verilir. Bu şekilde kalbe mümkün olabildiğince fazla kan sağlanır.

Eğer kesin kalp krizi tanısı konulmuşsa, sorunlu olan damarı mümkün olan en kısa sürede temizlemek için hastaya müdahale edilir. Daralmış damara katater takılarak oluşan plaklar itilir ve bölgenin genişliğini korumak için stent takılır.

Stent ile açılamayan tıkanıklık durumlarında ise daha fazla müdahale gerekli olabilir. Bu da bypass ameliyatı ile komple sorunlu damarın bacaktan veya koldan alınan sağlam bir damarla değiştirilmesi ile gerçekleştirilir. Bypass ameliyatı sonrası hastanın uzun bir iyileşme süreci olur. 

Düzenli fiziksel aktiviteler, dengeli ve sağlıklı beslenme ve mümkünse stresin yönetilebildiği bir hayat tarzı, akut koroner sendrom gibi kalp damar hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olur. Kolesterol seviyesine çok dikkat etmek gerekir.

Fazla kilolar bu tip hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Ayrıca şeker hastası olan kişilerde özellikle damarlar zarar göreceğinden tedavi önem kazanmaktadır. Tüm bunların yanında ise sigara içmek özellikle en tehlikeli kalp hastalıkları için en büyük risk faktörüdür.

Kalp Yetmezliği

Kalp yetmezliği, kalbin zayıfladığı ve vücuda artık olması gerektiği kadar kan pompalayamadığı anlamına gelir. Bu hastalıkta artık kalp odaları yeteri kadar kanla dolmaz.

Bu hastalık yaklaşık olarak toplumun %20’sinde görülür. Erkeklerin kalp yetmezliği yaşama riski kadınlara göre daha fazladır ve kadınlarda genelde erken yaşta görülür.

Kalp yetmezliği bir çeşit arter koroner hastalığı olmakta birlikte genelde en yaygın nedenlerinden biri, arterlerin kireçlenmesidir. Kireçlenme sebebi ile kan damarları yeterince beslenmez ve damarlar daralır. Veya kalp kapakçıklarında düzgün çalışmasına engel bir durum söz konusu olabilir. Bu durum ilerledikçe kalp yetmezliği olarak ortaya çıkar.

Semptomlar

En yaygın belirti performans azalması, örneğin artık merdiven veya yokuş çıkarken zorlanma, nefes darlığı hissetme, yorgunluk, ödem ve iştahsızlıktır. Semptomlar sağ veya sol kalp yetmezliği durumlarında değişkenlik gösterebilir.

Tedavi

Kalp yetmezliği teşhisi konulan hastaların tedavi süreci ömür boyu sürer. Eğer düzenli ve doğru tedavi uygulanırsa hasta normale yakın bir hayat sürebilir. Kalp yetmezliği tedavisi ilaçla veya cerrahi müdahalelerle, hastanede yatarak veya evden yapılabilir. Sağlıklı yaşam tarzı da tedavinin olmazsa olmaz bir parçasıdır.

Aort Anevrizması

Ana arterin genişlemesi ile ortaya çıkan hastalıktır. Aortun şişmesi ile vasküler duvar zayıflar ve yıpranır. Bazı durumlarda fazla genişlemesi sebebiyle yırtılma ve patlama meydana gelebilir. Genellikle yaşın ilerlemesine bağlı olarak esnekliğini kaybeden arter zamanla duvarların da aşınması ve incelmesiyle yırtılır.

Semptomlar

Maalesef genelde semptom göstermeyen bir kalp damar hastalığı olarak görülür. Çoğunlukla tesadüfen teşhis edilir. Ancak anevrizma patladığında, göğüs ağrısı, öksürük, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, bulantı, kusma veya nefes darlığı görülebilir.

Tedavi

Aort anevrizması durumunda çok acil ve ciddi bir cerrahi müdahale gerekir. Bu cerrahi müdahelenin deneyimli cerrahlar tarafından yapılması hayati önem arz eder.

Yıpranmış bir kalp kapağı var ise değiştirilir. Orta derece damar sarkması var ise kılıflama adı verilen bir cerrahi müdahale ile yırtılma önlenir. Daha büyük yıpranma var ise damar yapay doku ile değiştirilir.

Antriyal Sepptal Defekt (ASD)

Kalp kulakçıkları arasındaki duvarda oluşan delik olarak tanımlanır. Genellikle bu deliğin normal bireylerde çocukken kapanması beklenir. Kapanmadığı durumlarda problem meydana gelir ve tedavi edilmelidir. Genellikle erken yaşta teşhis edilen bir hastalıktır.

Semptomlar

Nefes darlığı, çabuk yorulma, yorgunluk, iştahsızlık, halsizlik gibi belirtileri vardır. Hastalar genelde bacak, ayak ve karın şişmesi şikayetleri ile de hastaneye giderler.

Tedavi

Tedavi şekli deliğin büyüklüğüne göre değişkenlik gösterir. Küçük olan deliklerde kapalı ameliyat ile kasıktan girilerek, kateter yöntemiyle delik kapatılır. Deliğin büyük olduğu durumlarda ise bu yöntem işe yaramaz ve açık ameliyat yapılarak, hastanın kendi kalp zarından alınmış parçalar ile yama yapılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap