İnsan Nasıl Yaratıldı? Hz. Âdem ve Hz. Havva Cennetten Mi Kovuldu?

Dönek İnsanlara Sözler

İnsanlık olarak dünyaya nasıl geldik ya da amacımız ne gibi sorular herkesin merak duygusunu körüklüyor. Özellikle insanoğlu nasıl yaratıldı sorusunun yanıtı bunların başında geliyor. Tabii ki pek çok farklı görüş ortaya atılıyor ve bazı çevrelerce evrim gibi kalıplar farklı terimlerle birleştirilerek insanın maymundan evirildiği sonucuna varılabiliyor. Oysa bunlar tamamıyla vesvese olup Allah’ın bizi nasıl yarattığına dair KuranKerim’de çok net ifadeler yer aldığını söylemek mümkündür.

Hz. Âdem ve Hz. Havva ile başlayan insanoğlu Allah tarafından yaratılmıştır. Aynı zamanda tüm mahlûkatlar da insanlar için yaratılmıştır. İnsanların yaratılış amacı ise Allah’a kulluk etmeleridir. Tabii ki bunun için bir imtihan dünyasına sürüklenirler. Dünyevi bir yaşamın içerisinde Allah’tan uzaklaşmayanlar, Allah’a yönelmeyi ihmal etmeyenler ve O’nun rızasının peşinde koşanlar ebedi hayatlarında mükâfatlandırılırlar.

İnsan topraktan yaratılmış olup hem ilk insan hem de ilk peygamber olan Hz. Âdem için dünyanın dört bir yanından alınmış topraklar kullanılmıştır. Toprakların farklı özelliklere sahip oluşu, yumuşak ya da sert olması, farklı normlara sahip olması gibi durumlar insanların birbirine benzememesini açıklayabiliyor. Yine toprakların farklılıkları kişilerin karakteristik özelliklerinin belirlenmesinde de temel etkilerin başında gelmektedir. İlk insan olan Hz. Adem ve Havva’nın ardından onların ikiz çocuklarının çapraz evlendirilmesiyle birlikte insanoğlu üreyerek çoğalmış ve bugünlerine ulaşmıştır.

İlk İnsanın Yaratılış Aşamaları

İlk insanın yaratılışı ile ilgili olan en temel bilgileri kaynak olarak edineceğimiz Kuran-ı Kerim’den alabiliriz. Kuran’da net bir biçimde yaratılışa dair ayetlere bakıldığında Hz. Âdem’in topraktan yaratıldığı gözlemlenebiliyor. Hicr suresi 15/28-29’uncu ayetlerinde ‘’Tamamen kuru bir çamurdan insan yaratıp, onu balçıkla şekillendirip içerisine ruh üflediğimde onun önünde saygıyla eğilin’’ buyruluyor.

Secde suresinin 32/7-9 ayetlerinde ise ‘’İnsanı önce çamurdan, sonra suyla karıştırarak şekillenen bir çamur birikintisinden yarattı. Ardından ona ruhundan üfledi. Ruhla beraber görmesi, duyması ve idrak etmesi mümkün kılındı. Siz hala buna şükretmez misiniz?’’ buyruluyor.

Topraktan yaratılan bir beden ve beden şeklini aldıktan sonra Allah tarafından ona bahşedilen ruh ile insan yaratılmış oluyor. Al-i İmran suresinin 3/59’uncu ayetinde ‘’İsa ile Hz. Âdem benzer şekilde yaratılmıştır. Hz. Âdem’i yoktan yaratmış, toprakla var etmiştir. Sonra Ol demiştir ve O hemen olmuştur’’ buyruluyor. Dolayısıyla Hz. Âdem’in annesi ve babası kim gibi mesnetsiz sorular aslında bir o kadar anlamsızlaşıyor. Nasıl ki Hz. İsa babaya ihtiyaç duyulmadan Meryem’den olduysa, Hz. Âdem de herhangi bir anne veya babaya ihtiyaç duymadan her şeye gücü yeten Allah’ın Ol demesiyle oluvermiştir.

Allah İnsanı Kaç Evrede Yarattı?

Ayrıca Kuran-ı Kerim ayetlerine bakıldığında net bir biçimde insanın farklı evrelerle yaratıldığına şahit olabiliyoruz. Bu evreleri sırasıyla şöyle listelemek mümkün görünüyor.

Toprak Evresi

Al-i İmran suresi 59.ayetinde de denildiği üzere ‘’Allah, Âdem’i tamamıyla topraktan yarattı. Bedenini yaratırken ona ol dedi ve Âdem o an oluvermişti.’’

Çamur Evresi

Secde suresinin 7.ayetinde ise ‘’Allah her şeyi güzelliklerle bezeyerek yaratır. İnsanı yaratmaya da çamurla başlamıştır’’ buyruluyor.

Yapışkan Çamur Evresi

Sâffât suresinin 11.ayetinde ‘’Biz onları şüphesiz ki yapışkan olan bir çamur kullanarak yarattık’’ buyruluyor. Burada hem Âdemi hem de onun neslini ifade ediyor.

Havada Kuruyan Çamur Evresi

Hicr suresi 26.ayet gösteriyor ki ‘’Şüphesiz ki biz onları kurumuş bir çamur kullanarak ve balçık ile şekillendirerek yarattık’’.

Şekillenmiş Balçık Evresi

Hicr Suresinin 28.ayetinde de ‘’Rabbin demişti ya hani, ben kurumuş çamur ve balçık kullanarak insan yaratacağım’’ buyrulmaktadır.

Ateşte Pişen Çamur Evresi

Rahman suresi 14.ayet ise ‘’Allah insanı yaratırken ateşte pişmiş, aslında çamura benzeyen bir balçık kullanmıştır’’ buyruluyor.

Aynı zamanda son evre olan bu ateşte pişen çamur evresi ile beraber insanoğluna ateşin sembolize ettiği kıskançlık, gurur, kibir gibi hisler aktarılmış oluyor.

Hz. Adem ve Havva’nın Tövbe Duası ve Anlamı

Hz. Âdem ve Havva’nın cennetten kovulması ve dünyada yaşamlarına başlamasıyla beraber her gün tövbe etmeleri gayet doğaldır. Allah’a yönelmek ve tüm kulları olarak bizlerin de Allah’a sık sık tövbe etmesi yine normal karşılanır. O bağışlayıcı olandır ve her zaman bizlere merhamet gösterir.

Hz. Âdem’in sürekli olarak ettiği tövbe duası ise şu şekildedir.

Hz. Âdem’in Tövbe Duasının Arapça Okunuşu

“…Rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tagfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).’’

Hz. Âdem’in Tövbe Duasının Türkçe Anlamı

‘’Rabbim, biz kendimize en büyük zulmü edeniz. Sen bağışlamaz isen biz ziyan olur gideriz. Bize acı ve bizi bağışla’’

Allah Hz. Âdem ve Havva için şöyle buyurmuştur. ‘’Size birbirine düşman olarak dünyada yaşamanız için bir fırsat veriyorum. Tüm imtihanınız orada olacak. Orada yaşadıktan sonra orada öleceksiniz ama elbet bir gün orada yeniden dirileceksiniz.’’  Araf suresinin 7/20-25’inci ayetlerine baktığımızda bunu görebiliyoruz.

Yine Araf suresine bakıldığında yaratılış ve yaşam ile ilgili pek çok detaya rastlamak mümkün olabiliyor. Araf suresi 7/26’ncı ayetinde ‘’Ey Âdemoğulları sizlerin edep yerleriniz için türlü türlü elbiseler indirdik. Kapanın ve edebinizi takının. Ancak en edepli elbise unutulmamalıdır ki takvadır. Bunlar Allah’ın ayetindedir. Düşünmeli, ders çıkarmalıdır’’ buyruluyor. Burada da Âdemoğulları diyerek aslında tüm insanoğlunu kapsayan ve hepimizin bu geçici dünyada bunun farkına varması gereken bir olgu olduğuna vurgu yapılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Hızlı yorum için giriş yapın.


Giriş Yap