İngilizce Atasözleri

İngilizce Atasözleri

İngilizce Atasözleri Atasözleri her zaman büyüklerin deneyim olarak kazanmış olduğu olaylar hakkında ders niteliği barındıran kelime dağarcığı olarak yerini almıştır. Farklı toplumların farklı dillerde olan İngilizce atasözleri de vardır. Daha önceden büyükler tarafından söylenen Türkçe ya da İngilizce atasözleri ile hayat ile mücadele ederken pek çok anlam çıkarılabilir. İngilizce olarak da yazılsa, vermiş olduğu derin anlam okuyan kişilerde aynı duygu yoğunluğunun gerçekleşmesini sağlar. Bu nedenle daha önce tecrübe edilen olaylar hakkında bilgi alarak hayat ile mücadele konusunda gidilen yolların daha kolay olmasını sağlar. 

Ataların başına gelen olaylar ve onların bu olaylar karşısında takınmış oldukları tavırlar, atasözlerinin oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Yaşanan olayların sonuçlarına göre çıkarımlarda bulunarak hayat hakkında fikirler dile getirilir. Atasözleri, uzun bir şekilde yapılan gözlem ve tecrübeler neticesinde ortaya çıkan, bilgi ve öğüt niteliği taşıyan sözlerdir. Bu güzel sözler kim tarafından söylendiği hakkında bilgiler yer almaz. Bazı atasözleri gerçek anlamda bazıları ise mecaz anlamda kullanılarak insanların o mesaj anlamaları sağlanır. Bunun yanında, söyleniş tarzları farklı olsa da aynı anlama gelen pek çok atasözü vardır.

İngilizce Atasözleri

İngilizce Atasözleri

Unlessthehumanwelldries, it does not missitswater. İnsan kuyusu kurumadıkça suyunu özlemez.

Easycome, easygo. Kolay gelen, kolay gider.

Beauty is only skin deep. Önemli olan ruh güzelliği.

Badnewstravelsfast. Kötü haber tez ulaşır.

A barkingdogneverbites. Havlayan köpek ısırmaz.

Foturefavorsthebold. Şans cesur olanı kayırır.

A watched pot neverboils. İzlenen demlik kaynamaz.

Betterlatethannever. Geç olsun güç olmasın.

Betterlatethannever. Geç, hiçbir zamandan daha iyidir.

Practicemakesperfect. Pratik mükemmelleştirir.

Don’t bite thehandthatfeedsyou. Seni besleyen eli ısırma.

Fortunefavorsthebold. Şans cesur olanı kayırır.

Twowrongsdon’tmake a right. İki yanlış bir doğru yapmaz.

Beggarscan’t be choosers. Dilenciler seçici olamaz.

Thepen is mightierthanthesword. Kalem kılıçtan keskindir.

If it ain’tbroke, don’tfix it. Kırık değilse, tamir etme.

Necessity is themother of invention. Gereklilik icatların anasıdır.

Littlepitchershavebigears. Çocuklar her şeyi duyar ve anlar.

Absencemakestheheartgrowfonder. Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur.

Actionsspeaklouderthanwords. Lafla peynir gemisi yürümez.

Allgoodthingsmustcometo an end. Her iyi şeyin bir sonu olmalıdır.

Thesqueakywheelgetsthegrease. Gıcırdayan teker yağı alır.

A Picture is worth a thousandwords. Bir resim binlerce kelimeye değer.

When in Rome, do as the Romans. Roma’da Romalılar gibi yap.

Don’ttrytowalkbeforeyou can crawl. Emeklemeden koşmaya çalışma.

Ifyoucan’tbeat ’em, join ’em. Eğer yenemiyorsan, onlara katıl.

Neverlook a gifthorse in themouth. Hediye atın dişlerine asla bakma.

Beauty is in theeye of thebeholder. Güzellik bakanın gözündedir.

Discretion is thegreaterpart of valor. Cesaretin büyük bir kısmı basirettir.

Allgoodthingsmustcometotheend. Her şeyin bir bedeli vardır.

Don’t put allyoureggs in one basket. Tüm yumurtalarını aynı sepete koyma.

Don’t bite thehandsthatfeedyou. Köpek bile yediği kabı pislemez.

There’snosuchthing as a freelunch. Bedava öğle yemeği diye bir şey yoktur.

Youcan’talwaysgetwhatyouwant. Her zaman istediğini alamazsın.

Oneman’strash is anotherman’streasure. Birinin çöpü diğerinin hazinesidir.

Theearlybirdcatchestheworm. Erkenci kuş solucanı (kurdu) yakalar.

Actionsspeaklouderthanwords. Hareketler sözlerden daha yüksek sesle konuşur.

A pennysaved is a pennyearned. Biriktirilmiş bir kuruş, kazanılmış bir kuruştur.

Godhelpsthosewhohelpthemselves. Kendine yardım edenlere Allah da yardım eder.

Youcan’tjudge a bookbyitscover. Bir kitabı kapağına bakarak yargılayamazsın.

Goodthingscometothosewhowait. İyi şeyler bekleyenlerin (sabredenlerin) başına gelir.

Whenthegoinggetstough, thetoughgetgoing. İşler zorlaştığında, sert olan yol alır.

A chain is only as strong as itsweakest link. Bir zincir ancak en zayıf halkası kadar dayanıklıdır.

Hopeforthebest, but preparefortheworst. En iyisini umut et ama en kötüsü için hazırlan.

Youcan’tmake an omeletwithoutbreaking a feweggs. Birkaç yumurta kırmadan omlet yapamazsın.

Keepyourfriendscloseandyourenemiescloser. Dostlarını yakın, düşmanlarını daha yakın tut.

People wholive in glasshousesshould not throwstones. Camdan evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmamalıdır.

Thegrass is alwaysgreener on theotherside of thehill. Tepenin diğer tarafında çim her zaman yeşildir.

Ifyouwantsomethingdoneright, youhaveto do it yourself. Bir şeyin hallolmasını istiyorsan kendin yapmak zorundasın.

You can lead a horsetowater, but youcan’tmakehimdrink. Bir atı suya götürebilirsin, ama içmesini sağlayamazsın.

Goddefend me frommyfriends; frommyenemies ı can defendmyself. Tanrı beni dostlarımdan korusun; düşmanlarımdan kendimi koruyabilirim.

İgnorantpeople ask questionsthatreaderscannotanswer. Cahiller, okumuşların cevaplayamayacağı soruları sorarlar.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol