Hoş Laflar

Güzel Söz Özel Söz

Hoş Laflar Dünya hayatının en anlamlı doğal ödüllerindendir konuşmak. Evrende her varlık hem cinsleriyle hem de diğer canlılarla iletişim halindedir. Bir kedinin miyavlaması, bir köpeğin havlamasından aynı düşünce ve dil metoduyla konuşmasak dahi bir şeyler anlayabiliriz mesela.

İnsan için konuşmaksa başlı başına bir resitaldir. Kendi içerisinde bazen bir sanata dönüşüp karşısındakini efsunlarken, bazen de bir şiddetin içerisinde onu engelleme görevini üstlenir. Bazen en kriz anda konuşulan olumlu bir iki cümle ummadık bir ufuk açar. Bazen birçok şey yapmaktan alıkoyar bir güzel söz.

Kötü konuşmakta dahilik yoktur asıl maharet güzel sözler söylemektir der eskiler. Güzel söz yılanı deliğinden çıkarır diye boşuna dememişler. Samimi edilmiş her güzel söz, her hoş laf kalbe bir şekilde dokunur, karşılığını da elbet alır. Kimi zaman bir evlilik teklifinde, kimi zaman umut beklenen bir çift gözde, kimi zamansa perçinlenen bir ilişkinin en kökünde. Hem konuşan güzel söyler de dinleyen kötüsünü dinlemek ister mi?

Sizi bu gerçeklerin ışığında konuşma edebiyatının muazzam güzelliklerinden olan güzel sözlerin, o muazzam resitaliyle baş başa bırakıyorum. Okurken size okunuyormuş hissini, ayrıca yaşamanızı dilerim.

Güzel Söz Özel Söz

Hoş Laflar

Hayatın bana yaptığı en güzel sürpriz sen ol.

Sarılsam uyanacaksın biliyorum. Sarılmasam ben uyuyamam.

Tebessüm bedavadır; vereni üzmez alanı mutlu eder.

Eğer yapamayacağınızı düşünüyorsanız haklısınız. Yapamazsınız.

Eşyanın fiyatını bilmek değil kıymetini bilmek mühimdir.

Duyguları açığa veren gözler olmasa kalp hislerin mezar taşı olurdu.

Ben seni deli gibi sevdim sen beni deliyim diye sevmedin.

Gönlü aydın bir kişiye kul olmak padişahların başına taç olmaktan iyidir.

Herkesin uyuması aynıdır ama rüyalarındaki hayaller farklıdır.

Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun?

Ne olurdu bir yaprağın daha olsa bak sevmiyor işte hain papatya.

Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla.

Biz yalnızlık nedir bilmedik hiç. Aklımızda yar gönlümüzde Allah var.

Bir görünüp bir kaybolmak ayın ve yıldızların işidir. Sen insansın. Hatırladın mı?

İnsan ne kadar büyük ruhlu olursa aşkı o kadar derin bir şekilde duyar.

Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya hayallerdeki ümittir.

Geçici öfkelerimizle kalıcı aptallıklar yaparız ismini de ‘Kusura Bakma’ koyarız.

Doğarken sen ağlıyordun başkaları gülüyordu. Öyle bir hayat yaşa ki öldüğünde sen gülesin başkaları ağlasın.

Sevdiğim insanlara kızabilirdim. Eğer sevmek bana mahzun durmayı öğretmeseydi.

Akşamı son bulan ufuklarda. Güneş damla damla erirken. Hayatta kalan duygularımla. Sana iki kelime söylüyorum. Seni seviyorum.

Ömrüm seni beklemekle geçecekse ve ölüm seni beklerken gelecekse bil ki seni orda da bekleyeceğim.

Denizi içerken maviler takıldı boğazıma karaya vuran balık gibi çırpınıyorum. Bu derin uçurumun önünde hangi yazgı tutukladı beni.

Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak.

Yıldızlar gökyüzünde kayarken melekler ise oynaşırken sen ise dalıp beni düşünürken seni daima

kalbimin derinliklerinde izleyeceğim.

Gözlerin gözlerimde ellerin ellerimde kalbin içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni sonsuza kadar seveceğim.

Mevsim ağlıyor bugün özlüyor o aydınlık günlerini ayrılıyor yapraklar ağaçlardan bir hasret rüzgârıyla. Bana eylülü yaşatma ey sevgili!

Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan.

Eğer gökyüzü bir parça kâğıt deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.

Dostlar ırmak gibidir kiminin suyu az kiminin çok. Kiminde ellerin ıslanır yalnızca kiminde ruhun yıkanır boydan boya.

Senin ne olduğun benim için önemli değil. Sonuçta gözlerimin sana baktığı kadarsın. Ben o gözleri senden çektiğim an hoş bir anı olarak kalırsın.

Bir umut kuşu çiz yüreğime beyaz olsun tüyleri kalbin kadar temiz olsun. Bir kanadı senin için diğer kanadı da sevdiğin için çırpsın.

Alaca karanlığı sevmem ben ya gündüz olmalı ya gece. Kurşun ya alnından vurmalı ya da namluda kalmalı. Yar dediğin ya senin gibi olmalı ya da hiç olmamalı.

Güller hep ellerinde açsın ama dikenleri batmasın. Sevda hep seni bulsun ama seni yaralamasın. Mutluluk hep yüreğine dolsun ama beni unutturmasın.

Yarının bugünden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine hemen bugün yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.

Ne içimde seni unutmak gibi bir his var. Ne de aşkımı körükleyen bir rüzgâr. Ne seni görmeyecek kadar güçlüyüm. Ne de görmeye dayanacak kalbim var.

Aşkların en soylusu birken birçok olandır sevginin en güzeli paylaşılan emektir aşkların en soylusu birken birçok olandır çıkarsız ve sınırsız paylaşılan yürektir.

Bugün bir çiçekçinin önünden geçerken bir çiçek ben çok güzelim beni al diyordu. Onu aldım ama güzel olduğu için değil seni gördüğünde utansın diye.

Deli bir yağmur olsam seni yağdığım yerler kadar severdim. Deli bir rüzgâr olsam seni estiğim yerler kadar severdim. Ama ben sadece deliyim ve seni aldığım her nefes kadar çok seviyorum.

Ne seni unutacak kadar zaman geçecek. Ne de geçen zaman seni unutmaya yetecek. Bırakıp gittim diye unuttum sanma. Zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.

Yalanlar bitmez dudaklar susmayınca sevgi olmaz gözler ışıl ışıl bakmayınca güller içinde geçse de ömrüm senin üstüne gül koklamam gülüm seni koklamaksa ölüm sen buna değersin gülüm.

Buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin zaman zaman dalarsa uzaklara kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde deli gibi özlenmişsindir.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol