Hasret Sözleri

Hasret Sözleri

Hasret Sözleri Hasret belki de hayattaki en acı duygulardan biridir. Bazen hayatımızdaki kişi ile ayrı diyarlarda yaşamak durumunda kalabiliriz. Bazen de hasret; ayrılık ile eş anlamlı bir kavram haline gelir. Canımızdan çok sevdiğimiz insan bir anda yok olur ve bizi bir başımıza bırakıp gider. Hayat bazen çeşitli nedenlerden dolayı sevenleri ayırır ve geriye de yarım kalan hayaller kalmış olur. Hasret sözleri insanların en fazla başvurduğu sözler olmakla birlikte hayatta da en fazla yaşanılan hissi tarif eder.

Hasret çekmek için çok uzun süre sevdiğimiz kişiyi görmememiz gerekmez. Bazen yakınımızdayken bile ona dokunamamak, içimizdekileri söyleyememek bizi mahveder. Hasret sözleri işte bu noktada bizleri rahatlatacak ve belki de sorunlarımıza ilaç olacak şeydir. Gönderme yapmak ya da sevdiğimiz kişiye hasret yüklü bir mesaj göndermek için bu cümlelerden faydalanabiliriz. Hasretin yükü insana çok ağır gelir, yıpratır ve insanda ne tat kalır ne de tuz. Hatta öyle zor durumda kalır ki insan bazen gece gündüz sevdiğine kavuşmak için dualar eder.

Hasret Sözleri

Hasret Sözleri

Sensiz her şey yarım, yârim.

Seni sensiz, senden uzakta yaşamak ne zormuş.

Yalnızlık; müziğin bile seni dinlemesidir.

Özlüyorum ama o kadar uzun bir saniye, her saniye.

Bu hasretin süresi yok, bir gün sona eresi yok.

Bazen mutlu olmak değil sadece onunla olmak istersin.

Geceler uyumak için değil, özlemek için var gibi.

Tek bir bedduam var her sarıldığın insanda beni hatırla.

Sen de fark ettin mi saat vuslatı hasret geçiyor.

Yokluğunun yan etkisi olsa gerek, yine gözlerim su kaçırıyor.

Öyle özlersin ki gel diyemezsin, sadece beklersin.

Ve ekler Nazım hikmet mektubun sonuna herkese selam sana hasret…

Yalnızlık çok güzeldir ama şu sensizlik yok mu, gel canımı al diyor.

Seni bekleyişimin adı yok. Sadece yüreğimde lal olmuş duamsın. Mevlâna

Dilediğin kadar kalabalıkta yaşa, sol yanın uzaklarda ise yapayalnızsın.

Özlemekten daha zor bir şey varsa o da özlediğini özlediğin kişiye söyleyememek.

Bir gülün peşinde koşanlar çiğnedikleri kır çiçeklerinin farkına varmazlar.

Hasretin yetti cana, gel gayrı gel canım cananım, ömrüm yoluna feda bitsin ayrılık.

Kar beyazdır ölüm ellerinden, gülüm yine yoksun diye düşmanım her güne!

Aklımdan çıkmıyorsun, sensiz bomboş bu hayat, susma öyle ne olur, bana kendini anlat.

Gel gel berü ki savm u salatin kazası var, sensiz geçen zaman-ı hayatın kazası yok.

Hasret denilen şey acıdaki lezzetin ta kendisi olsa gerek, yoksa ayrılık neden aşkı çoğaltsındı ki.

Hasret koparıp atıyor bitmez bu kara geceler hasret dolanıp duruyor bitmez bu keder.

Gitmek unutmak değildir sen bunu biliyorsun, aklımda gözlerin varken sen buna gitmek mi diyorsun?

Sen benim içten içe kanayan yaramsın, ne kadar özlendiğini bilsen yokluğundan utanırsın.

Sen seni özleyenin özleminden habersiz özlemle özlenmektesin sen var ya sen, özlemlerin içinde en çok özlenensin.

Sen ruhuma cemre diye damladıktan sonra ben bu bedeni neyleyim. Aşk da sen hasret te sen ben de sen.

Şimdi uzaktasın, benimle değil ben ise yalnızım, seninle değil adın kalbimde, dilimde değil seni çok özledim, elimde değil.

Ben nefes alamıyorum sensiz, hayat bana tat vermez oldu. Artık bitsin bu hasret gel ey gönlümün sultanı.

Sen hasretimsin, kaderimsin, yaşayamadığım günlerim sevgisine doyamadığım aksam gözlü yârimsin. Seni çok seviyorum askerim.

Hasretle baktıkça sana, kanlı yaşlar dökülür gözlerimden. Kirpik oklarını gördükçe, delinir bağrım ta derinden.

Bir isim var unutamadığım. Bir çiçek var koparamadığım. Bir hayal var kuramadığım. Bir de sen varsın özleyip de ulaşamadığım.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki, nefes almak değilmiş, yaşamak ateşlerde yanmak gibi bir şey severken bile sensiz olmak.

Hasretinden oldum yüreğim yanar, bir avuç gökyüzünü etraf karanlık başımda dolanır zalim ayrılık bir seni özledim bir memleketi!

Seninle dolu rüyalardan uyandım. Gecenin ilk tatlı uykusundan. Rüzgârların alçaktan estiği yıldızların parladığı saatlerde…

Gecenin karanlığında güneşin ışığında suyun damlasında selin coşkusunda kimi yanımdasın kimi rüyamda ama hep aklımdasın sakın unutma.

Yedi iklim yedi devlet dolaştım yer üstünde yer altında çalıştım her cefaya her eleme alıştım alışılmaz, dayanılmaz bu hasret.

Her duyduğumda içimde dal dal sevginin çiçeklerini açtıran sesini özledim, her şeyden önemlisi dostluğun en güzelini yaşatan seni özledim.

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü işte ellerimde al, diyebilseydim anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi, bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.

Benden çok uzakta olsan da sana sarılıp dokunamasam da sana sesimi duyuramasam da kalbimizin bir olduğunu ve senin de beni ben kadar özlediğini biliyorum.

Seni hatırlarım güz yağmurlarında hoyrat türkümsün yankılanan dağlarda birden yokluğun gelir aklıma seni sensiz yaşarım dökülen yapraklarda.

Bu gece gözlerinde ayın doğmasını bekle yıldızlara dokunmaya çalış dokunamadığın için üzülme onları seyretmekle yetin benim seni özlemekle yetindiğim gibi.

Bu ne yaman ayrılıkmış geçti gitmedi varlığını yokluğuna sordum olmadı yar yüreğim derdine çakıldı çatladı yar ateşin içinde söndürdüm ölmedi.

Seni düşünmeden aldığım solukları saymıyorum nefesten seni içine sığdıramadığım damlaları saymıyorum gözyaşından saymıyorum tebessümden sensiz kahkahalarımı.

Her zaman duyamadığımız o toprak kokusu bu zamanda aranan gerçek sevgiler gibi yağmur arkasında saklı olan toprak kokusu gibi ortaya çıksa keşke.

Parmak kaleme hasret kalem kâğıda hasret kâğıt kelâma hasret kelâm ilhama hasret âşık sazına hasret sazı sözüne hasret yarın umuda hasret umut düşüne hasret.

Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin zaman zaman takılırsa uzaklara kulakların ansızın çınlarsa bil ki bir yerlerde delice özleniyorsun.

Uzundur bu yollar giderim gözüm kara sanma ki başım dönmez sana beni bekle seni ben alam ola ki vurulmuşum senden beterim, yalnız vurulmuşum dağ başına nöbetteyim sevdalı.

Bir bulut gibidir benim kalbim başka yüreklerle çarpışır yağmur yağdırır ve bu yağmurda sadece vazgeçemediklerim ıslanır şimdi dokun saçlarına mutlaka ıslaktır!

Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak anlayacaksın seni yine nasıl andığımı özlediğimi ellerin titreyecek gözlerin yollarda kalacak sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!

Bir gün bana soracaksın, ben mi yoksa hayatımı daha çok seviyorsun diye. Hayatı diyeceğim. Küsüp gideceksin ama hiçbir zaman bilmeyeceksin benim hayatım sensin.

Akşamın matem rengine büründüğü saatte gökyüzündeki kandiller tek tek yanmaya başladığında içimde sessiz bir çığlık. Özlemeyi özledim. Özlemeye değer ne kaldıysa.

Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun, geceler bir ömür ömür dediğin bir tutam ümit, ümidi yok yarınların, tıpkı senin yokluğun gibi ve ben biraz daha sana hasret.

Geceler çığlığımı duymuyor yorgun düşüyorum sabaha gözlerim gözlerini arıyor esir oluyorum hasret ine yine çaresiz uykusuz, mutsuzum en önemlisi bir tanem sensizim.

Sözlerin aklımda ya da aklımın ardında hayalin karşımda ya da sesin kulağımda ya ben çıldırıyorum ya da çok özlüyorum ya özlemek ya da özlenen çok özel bir tanem.

Yorgunum özlemekten hayalini ağlarım gözlerimde yaşlar seli unutmadım yıllardır bir de ben ağlarken gittiğini.  Dayanamam inan dayanamam buna unutamam bir an dokunamam sana harcanırım uğruna aldırmadan zamana diyemem dilim varmaz diyemem elveda.

İçimde bir sıkıntı bir kasvet. Bir duman. Dünya dar gelir inan seni düşündüğüm an titreyen ellerimde sevgimiz Arapsaçı umurumda değil zaman çalsa da bilmem kaçı zincirlere vurulur umutlar liman liman…

Hasretinle yandı gönlüm yandı yandı söndü gönlüm evvel yükseklerden uçtu düze indi şimdi gönlüm aramızda karlı dağlar hasretin bağrımda kışlar başa geldi olmaz işler yokluğundan öldü gönlüm gözlerimde kanlı yaşlar hasretin bağrı kışlar başa geldi olmaz işler yokluğundan öldü gönlüm.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol