En Güzel Atasözleri

En Güzel Atasözleri

En Güzel Atasözleri eski tarihlerde yaşamış insanların edindikleri tecrübelerden yola çıkarak söylediği sözlerdir. Atasözlerini kimin söylediği bilinmez bu sebeple anonim sözler grubunda yer alır. Söyleyeni bilinmeyen bu sözler toplum tarafından kabul görmüş özlü sözlerdir. Atasözleri kısa ve öz bir şekilde kişiye nasihat vermek için kullanılır. Aslında uzun uzun anlatılacak konuları atasözleri kısa ve öz biçimde açıklamış ve insanlara kolaylık sağlamıştır.  Bizim yeni karşılaştığımız sorunlar ile atalarımız daha önceden karşılaşmış ve bu konular ile ilgili bize yapmamız gereken bilgileri yani atasözlerini bırakmıştır. Bu güzel sözler geçmişten günümüze bir miras olarak gelmiş ve bizden de yeni neslimize miras olarak kalacaktır.  

Kuşaktan kuşağa aktarılan bu sözler hayatımızı yola sokmamıza yardımcı da olur. En güzel atasözleri sayesinde ruh halimizi yansımasını bulabiliriz. Uzun uzun kendimizi anlatmaya çalışmaktansa atasözleri ile kısa ve net bir şekilde kendimizi ifade edebiliriz. Anlatımı sade ve açık olan bu sözleri herkes anlayabilir ve farklı bir anlam çıkarılmaz.  Böylelikle yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırarak gerçek anlamı ön plana çıkarır.

En Güzel Atasözleri

En Güzel Atasözleri

Her elini sıkanla dost, her canını sıkanla düşman olma.

Eğilen baş kesilmez.

Gün doğmadan neler doğar.

Demir tavında dövülür.

Hak yenir ama hazmedilmez.

Büyük acılar sessizdir.

Üç taşınma bir yangına bedeldir.

Eğri otur, doğru konuş.

Güneş girmeyen eve doktor girer

Eşek hoş laftan ne anlar.

Belli düşman gizli dosttan yeğdir.

Kol kırılır yen içinde kalır.

Nisan yağmuru Mayıs çiçeği getirir.

Sis yelpazeyle dağıtılmaz.

El elin eşeğini türkü çağırarak arar.

Gülme komşuna gelir başına.

İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır.

Şöhret kabiliyetin gölgesidir.

Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.

Gülü seven dikenine katlanır.

Eşeğe “cilve yap” demişler tekme atmış.

Güzel bürünür, çirkin görünür.

Felek kimine kavun yedirir, kimine kelek.

Gönül kimi severse güzel odur.

Düşmek suç değildir, düşüp kalmak suçtur.

Davetsiz gelen döşeksiz oturur.

Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş.

Elin ağzı torba değil ki büzesin.

Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.

Garip kuşun yuvasını Allah yapar.

Dağ ne kadar yüce olsa da üstünden yol aşar.

İntikam soğuk yenen bir yemektir.

Bir şekilde doğar, fakat bin bir şekilde ölürüz.

Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir.

Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz ama saray ahır olur.

Mutluluk herkesin hayatından bir kere geçer.

Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.

Gözler kendilerine, kulaklar başkalarına inanırlar.

Koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi denir.

Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir.

Sevmek keman çalmak gibidir, bilmeyen kötü sesler çıkarır.

Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan iyidir.

Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer.

Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik, ya su demiş.

Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir.

Yatağa yattığın zaman, problemlerini elbiselerinde bırak.

Kadeh içinde, denizde boğulanlardan çok daha fazla insan boğulmuştur.

Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, hâlbuki yaşamadıkça ihtiyarlar.

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.

Erkek yaşını saklamaya, kadın ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmıştır.

Misafir gelecekmiş gibi evini, ölüm gelecekmiş gibi kendini temiz tut.

Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak başarıdır.

Ömrünün sonuna kadar eşeğe binmektense, bir yıl ata binmek yeğdir.

Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar.

Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet.

Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yoktur.

Evlenmeden önce gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapatın.

Evlilik bir kale gibidir. Dışarıdakiler oraya girmek için, içindekiler de çıkmak için uğraşıp dururlar.

Yalan dörtnala gider, gerçek adım adım yürür, fakat gene de vaktinde yetişir.

İdealler yıldızlar gibidir onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler.

Güzellik, tabiatın kadınlara verdiği ilk hediye, aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir.

Yaşını söyleyen kadın ya genç olduğu için kaybedecek bir şeyi yoktur ya da yaşlı olduğundan kaza nacak bir şeyi yoktur.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol