Eflatun Sözleri

Eflatun Sözleri

Eflatun Sözleri Hayatın ne olduğunu ve yaşamın değerlerinin ne olduğunu hatırlatan insanlar vardır. Bu kişiler aslında yere olarak gözükse de aslında evrensel kimlikleriyle tanınırlar ve bizler bu kişileri düşündüren sözler den dolayı bir düşünür, ya da var olanın dışında söylevleri sayesinde bir filozof olarak tanımlarız. Çünkü bu kişiler farklı olgu ve prensiplere sahip insanlar tarafından farklı olarak nitelendirilecek bir hayata sahiptir.

Burada bahsedeceğimiz düşünür Platon Türk tabiriyle Eflatun, Dünya’da ki ilk üniversitelerden birisi olan Akademi’nin kurucusudur.

Bu nedenle çoğu kişi tarafından ilk filozoflardan birisi olarak nitelendirilir. Ülkemizde birçok kitabı klasik eserler arasında yer alan Platon geride bıraktığı yaşamındaki izler sayesinde bugün çok sevilen yazarlar arasında yer alır.

Özellikle “Devlet” adlı kitabıyla bürokrasinin temellerini ideal devlet düzeninin ne olması gerektiğini yansıtırken.

Sokraktes’in Savunması adlı eseri ise onun kimliğini ve kişiliğini en iyi yansıtan eserlerden birisidir. Çünkü bu kitapta aynı zaman da Eflatun sözlerine de açık bir şekilde yer vermiştir. Haksızlığa karşı en gerekli şekilde savunmasını yapan Sokrates bazılarına göre kendisi bazılarına göreyse aslında kendi hocasıdır.

Eflatun Sözleri

Eflatun Sözleri

Manşet: Aldatmaların en kötüsü kendi kendini aldatmaktır.

Her şey karşıtı ile beslenir.

Gözlemle dinle sus az yargıla çok sor!

Mutluluk bilgi ile kazanılır.

Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır.

Erdem iyiyi elde etme gücüdür.

Bilirken susmak bilmezken söylemek kadar çirkindir.

Nefsinin öğretmeni vicdanının öğrencisi ol.

Başımıza gelecek her kötülük eğrilik etmekten yeğdir.

Sadece ölüler savaşların sonunu görmüştür.

Felsefe doğruyu bulma yolunda düşünsel bir çalışmadır.

Sorgulanmayan bir hayat yaşanmaya değmez.

Cesaret tehlike karşısında akıl ve zekanın kullanılmasıdır.

Müziğin insanı götüreceği yer güzellik sevgisidir.

Makamını kaybedersen üzülme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar.

Aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler elinden büyük iş gelmeyenlerdir.

Kötülüklerin ilki ve en büyüğü haksızlıkların cezasız kalmasıdır.

Kuşkusuz dedim bilgi ruhun besinidir. Ama bilgi satın almak besin satın almaktan daha tehlikelidir.

Her işin en önemli kısmı hedef belirlemek ve bu hedefe doğru ilk adımı atmaktır.

Hekimlerin yaptığı en büyük hata ruhu düşünmeden yalnız bedeni tedaviye teşebbüs etmeleridir.

İnsanlar akılsızlıkları yüzünden “alınlarında yazılı olandan” daha çok acı çekerler.

Kötülük edebilmek ellerinde iken bütün ömrünü doğrulukla geçirmek çok güç ve övgüye değer bir şeydir.

Düşüncelerinizle ne yapmak istiyorsanız yapın yeter ki onların denetimizi elinize alın.

Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın yapılması gereken tek şey sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.

Bir insanın akıllı olmasına bir şey dediğimiz yok. Yeter ki aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın.

Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.

Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır.

Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.

Bilgisizlik neden kötüdür? Cahil kişi güzellikten iyilikten akıldan yoksunken hepsini kendisine toplamış sanır da ondan.

Güzel adetler kullanıldığı ölçüde pekişir sağlamlaşır. Şayet ihmal edilirse silinip gider. Gençler ve çocuklar bunu bilemez. Öyleyse bu onlara kabul ettirilip yaptırılır.

İnsanoğlu bilgeliği sevenler siyasi gücü ellerine alana kadar veya siyasi gücü ellerinde tutanlar bilgeliği sevene kadar problemlerin bittiğini görmeyecek.

Sular yükselince balıklar karıncaları sular çekilince karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir.

Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elidir. Eğitim demek vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir.

Bir insan tanrıların varlığına hiç inanmasa da eğer aynı zamanda dürüst bir mizacı varsa böyle kişiler insanlardaki kötülükten nefret eder yanlışlıklara karşı olan nefretleri onları yanlış işler yapmaktan uzaklaştırır haksızlıktan kaçınırlar ve namuslu yaşarlar.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol