Dolunay İle İlgili Sözler

Dolunay İle İlgili Sözler

Dolunay İle İlgili Sözler Dolunay, Ay’ın en güzel evresidir. Bu muazzam görüntü Ay’ın yarım olarak değil de tam bir daire gibi olması ile ortaya çıkar. Bu tam dairenin içi dolgun bir şekilde görülür. Parlak bir görüntüye sahip olan dolunay, etrafına da ışık saçarak geceyi aydınlatır. Dolunay, Yeni Ay’dan tam olarak 14 gün sonra meydana gelir. Bu görüntünün güzelliğine hayran olan kişiler çocuklarına son zamanlarda Dolunay ismini de vermeye başlamıştır. Hatta internette en çok  aranan başlıklardan biri de dolunay İle İlgili sözler olmuştur.

İnsanlar dolunayın en güzel halini yakalayıp bu anı ölümsüzleştirmek isterler. Dolunayın parlaklığı altına güzel sözler söyler ve dilek tutarlar. Dolunay ışığı ile herkesi büyüleyen, gözlerde bir parıltının var olmasını sağlayan Ay’ın en güzel halidir. Dolunay kişinin iyi hissetmesini sebep olur. Bazı burçlarda dolunay zamanında dolunayın iyiliği ve farklı durumları getirdiğini söylenir. Tarihten günümüze dolunay her alanda önemli olarak görülmüştür. Dolunay, günümüzde hala önemi koruyor. Bazı kişiler dolunay ritüeli yapar, dolunayın saçtığı o güzel ışığın kendisine para, aşk, mutluluk, sağlık getirmesini istiyor ve dolunay ritüelini dolunaya karşı yapıyor.

Dolunay İle İlgili Sözler

Dolunay İle İlgili Sözler

– Kaç yaşındasın demek kaç dolunay boyunca yaşadığın anlamına gelir. Erich Scheurm

– Dolunay iyi bir balıkçıdır; her göz onun ağına kolayca yakalanır! Mehmet Murat İldan

– Hilal dönemini aşmış ama dolunay olmamış. Bir ay elbet bütünlenmek ister. Sezai Karakoç

– Geceye dedim ki; uzan uzanabildiğin kadar, şimdi o dolunay uykudadır. Şems-i Tebrizi

– Tastaki kanın içinde sönmekte olan dolunay kıpırtısızdı. Ahmet Ümit

– Yarı açık yakasının ardında perdelerden sızan bir dolunay göğsü. Şükrü Erbaş

– Şarap gibiyiz, dolunayda yakamoz gibi, masmavi bir sahil kasabası gibi.

– Karalara bürünmüş saçlarında dolunay, ben bu kadar zulme layık mıyım Rüveyda. Nurullah Genç

– Dolunay bu gece mum ışığında ölmeyi emrediyor ve ben korkmuyorum. Franz Kafka

– Yarim geceler dışarı çıkma düşman seni kıskanır. Sen güzelliğin en üstündeki dolunay gibisin. Fuzuli

– Yıldız komasına girmek istiyordum, istiyordum dolunay çarpsındı beni. Didem Madak

– Hiç küfür karanlığını giderecek bir dolunay sahipsiz olabilir miydi? Bülbülün Kırk Şarkısı, İskender Pala

– Bu gece dolunay var gökyüzünde, kutup yıldızı yine belirgin. Sen rahat uyu diye bekçi atadım onları gecene.

– Neden bilmem, şairlere, aşıklara yürek kanırtıcı ilhamlar veren dolunay bana bir ameliyat masası ışığı gibi gelir hep. Zülfü Livaneli

– Aslında Abdülmuttalib’in telaşı boşunaydı. Hiç küfür karanlığını giderecek bir dolunay sahipsiz olabilir miydi? İskender Pala

– Dolunay var bulutların ardında kalmış ama yine de ışığı yeter. Gözlerini alıştır; gözler sandığından daha fazlasını görür. Paulo Coelho

– İçim büyür, içimde dolunay olur,  önünden ince bir bulut geçer, bedenim manzaraya dar gelir, burun direğim sızlardı. İlhami Algör

– Gördüğüm o dolunay yüzün aşkın hüneri değil miydi? Söylesene ahu bakışlı, huzur yüzlü güzel kız. Senin adın aşk değil de neydi? Özlem Uğurlu Aydın

– Sen yok desen de… Ay dolunay işte… Ve ben vazgeçip her şeyden hayatlardan bir gölge gibi çekiliyorum uzaklara. Oğuz Atay

– Şu masanın başında pek çok gece yolunu uyanık halde beklediğim, sevgili dolunay! Geceleri görünen kederli dost, keşke bana bu bakışın, ıstırabıma son bakışın olsaydı! Goethe

– Bu gece dolunay var gökyüzünde, kutup yıldızı yine belirgin. Sen rahat uyu diye bekçi atadım onları gecene. İyi geceler gökyüzümün en parlak ve güzel yıldızı.

– Oysa dolunay varsa, bir yerlerde med ve cezir olmalıydı. Nasıl olurdu, cevher olurdu da araz olmaz mıydı? Kader olurdu da tecellisi, güneş olup da ışığı olmadan olur muydu? Nazan Bekiroğlu

– Bir merdivendir ki aşk, ilk basamağında ölüm Getirmiş göğümüze çürüyen yıldızları Meğer aradığını tende bulmakmış zulüm Burcumuzda büyümüş dolunay hırsızları. Nurullah Genç

– Bir zaman sonra saadetli yılların sonuna geldiğini iyice hissetmeye başlamıştı Ay-Toldı. Bir Dolunay gibi girdiği bu mutluluk yılları artık sona eriyordu. Yaşlılıkla beraber hastalıklar da onun yakasını bırakmıyordu. Yusuf Has Hacip

– Eğildim, havuzu gümüşe boyayan dolunayın saydam tenine dokundum. Dolunay ürperdi, su ürperdi, havuz ürperdi; çiçekleri, kavakları, börtü böcekleri, gece kuşlarıyla bütün bir bahçe ürperdi. Ahmet Ümit

– O gece dolunay vardı ve gökyüzü ışıl ışıldı. Ara sıra ince bulutlar dolunayı gölgeliyor, okşayıp geçiyordu. Durgun bir bahar havası vardı dışarıda. Ama ben üşüyor, titriyordum. Soğuktan ziyade yalnızlıktan idi bu. Cengiz Aytmatov

– Gökyüzü açıkken, deniz sakinken ve dolunay yükseliyorken, her ne yapıyorsan, bırak, sahile git; otur ve seyret! Ve sonrasında, düşünmenin olmadığı ülkeye varacaksın, saf bilgeliğin olduğu yere! Mehmet Murat İldan

– Taşta kan vardı, gökyüzünde dolunay, bahçede toprak kokusu… Taşta kan vardı. Bahçede ürkütücü bir serinlik. Taşta kan vardı, insanların yüreklerinde nefret, dolunayda derin bir sükunet. Taşta kan vardı, yedi bıçak, yedi yara açmıştı. Yedi kızıl fıskiye. Yedi kez sarsılmıştı adam, yedi kez sarsılmıştı bıçağı saplayan yedi kişi. Ahmet Ümit

– Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir. Şems-i Tebrizi

– Ey gizlenen dolunay ve yıldızlar! Bilin ki onun aşkına dönmekte yerler ve gökler, ona tutulmakta burçlar ve felekler. O var iken zemin ile zaman arasında hangi varlığa adansın ya emekler, ya hangi renkle iltica etsin dallarına çiçekler? Cemalini gören aşık, görmeyen aşık iken, gamzesine rüyada olsun dönmesin mi narin kelebekler? İskender Pala

– Ay on dörtdündeydi. Yoğun bir bulut tabakası onu gizlemeye çalışıyordu sanki. Yinede seyre doyamıyordum. Binlerce yıl ve binlerce yıldır sükunet ve aydınlık ilham eden şu gökyüzünün göğsüne takılı dolunay tebbesümlere boğuyor beni. Senin ışığının altındayım, ey nurlu ay. Ne soyludur karanlıklara koyuşun. Necib El-Kiylani

– Mevlana’dan “Nuh, tam dokuz yüz yıl kavmini davet edip durdu. Her an da kavminin inkârı arttı. Fakat o söylemeden vazgeçti mi? Hiç sükût mağarasına çekilmeye kalkıştı mı? Köpeklerin havlamasıyla kervan, hiç yolundan kalır mı? Ay ışığı olan gecede dolunay, köpeklerin havlamasıyla yürüyüşünü ağırlaştırır mı, dedi. Ay, ışığını saçar, köpek de havlar durur. Herkes yaratılışına göre bir hizmette bulunur. Rasim Özdenören

– Seni olduğun gibi sevdim, tüm gunahların ve arızalarınla. Uzaktan sevmenin en güzel yanı bu zaten. Kimseyi değiştirmeye kalkmıyorsun. Her şeyi olduğu gibi kabulleniyorsun. Ayni gök kubbenin altında yaşadığımızı bilmek yetiyor bana. Başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz sema aynı, yıldızlar aynı, dolunay aynı. Bunu bilmek yetiyor bana. Umurumda değil ki nerede uyuyorsun, kimin yanında. Elif Şafak

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol