Dokunduran Sözler

Dokunduran Sözler

Dokunduran Sözler İstemediğimiz durumlar ve olaylar karşısında bazen güzel sözlere, şarkılar, yazılara veya şiirlere başvururuz. Bunlar bizi anlatan ve bizim yaşamımızdaki kötü olayları alt eden unsurladır. İnsan kötüyüm demek yerine buna birkaç kelime ekleyerek daha iyi bir şekilde dile getirir. Bu nedenle karşısındaki kişiyi kendisinden uzaklaştırmadan duygularını ifade etmek en doğrusudur.

Kötü hissettiğiniz her an da ya da yalnız kaldığınız anlarda karşımızdaki kişiye ders vermek amaçlı onu eleştirir ve yaptıklarını yüzüne vurmak isteriz. Bu nedenle kullandığımız sözlere dokunduran sözler olarak adlandırılır. Dokunduran sözler sayesinde karşımızdaki kişiye direk yanlış yaptığını söylmeke yerine onun anlamasını sağlayabiliriz. Çünkü küçük düşmekten korkar insan, eğer ona hatasını anlatıp üstüne bir de kızarsak küçük düşeriz onun gözünde bu nedenle anlamlı sözler ile ona yaptıklarını dile getirebiliriz.

Sevdiğimiz bir insanla tartıştığımız zaman bir süre sonra araya küslük girer. Bu küslük uzun sürdüğü vakit barışmak istesek de barışmayız fakat ona karşı kullandığımız sözlerde hep bir yerme amacı vardır. Onun yaptıklarını yüzüne vurmaya çalışırız.

Dokunduran Sözler

Dokunduran Sözler

Bana mutluluğu anlatma, çok biliyorsan gel yaşat.

İki dakika insan ol desem zaman tutacak insanlar tanıyorum.

Sen de haklısın sevgili, ucuz yüreğine pahalı geldim!

Karakterin otururken sandalyeni mi çektiler, neden böyle oldun?

Sabrediyorum bekliyorum göreceğim ve seyredeceğim!

Kafam dağınık olabilir ama kimi nereye koyduğumu asla unutmam.

Kişiliğin yerine oturduğu zaman bende ayağa kalkacağım.

Sana değer verip aşkı bulacağıma x’e değer veririm y’yi bulurum daha iyi.

Oluruna bıraktım her şeyi paşam. Bak sensizde devam ediyor yaşam.

Ha gayret yüreğim ve bedenim daha kazanılacak çok savaşlar var önümüzde.

Bana kalbimdesin deme sevgili, kalabalık yerlerde sıkıntı basıyor beni.

Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın.

Moralim çok bozuk; şu seni seviyorumlu fıkranı anlat da gülelim birazcık.

Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefon akıllı olsa bile işe yaramıyor.

Kimse pahalıdan satmasın kendini, biz biliriz herkesin indirimli günlerini.

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin.

Ve beklemek en asil eylemdir. Beklenen gelecekse, beklenene değecekse.

Parçaları kaybolmuş puzzle gibisiniz. Kiminizin aklı kiminizin ruhu kiminizin kalbi yok.

Biraz insan ol diyeceğim ama seni de zor durumda bırakmak istemiyorum.

Hayatta 3 çeşit insandan korkacaksın dağdan inme dinden dönme sonradan görme!

Beni sevmeyenler varmış. Bak kalbim kırıldı, ritmi bile değişti. Tın, tın, tın!

Sevgimi anlayamadın mı gözlerimdeki yaştan, atalarımız doğru demiş eşek ne anlar hoş laftan.

Aldırma gidenlere, sevip terk edenlere. Hayat dediğin iki kelime; hoş geldin, güle güle.

Nasibinde varsa, alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.

Oralarda benden yok bir düşünsen anlarsın. Buralarda senden çok var görsen şaşarsın.

Sen bu kalp yükünü kaldıramadıysan ben el atarım. Senin çivin çıkmış ama bilirsin ben çok iyi çakarım.

Hamamböceği kafasız 8 gün yaşarmış. O da bir şey mi? Kimi insanlar beyinsiz bir ömür yaşıyor.

Senden nefret etmiyorum ama bir gün benim elimde bir bardak su varken sen yanarsan o suyu içerim.

Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım. Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.

Gidişinin ardından çok fena yağmur yağdı. Gökyüzü bana mı ağladı yoksa sana mı tükürdü anlayamadım ey sevgili.

Ben güçsüzüm düşerim ağlarım canım acır yaralarım ve kusurlarım var sırf bu yüzden insanım. Sıradanım.

Demişsin ya onun gibilerini cebimden çıkarırım diye. Dinle. Ben senin gibilerini tespihime dizerim tövbe tövbe diye çekerim.

Hayat dedi ki bana ben trajik ve acımasız bir oyunum. Bende dedim ki hayata seni ben çizer ben oynarım.

Attığınız ya da atacaklarınız kazıkları saklıyorum saklıyorum ki gün gelip bana döndüğünüzde sizi ağırlayacak yerim olsun.

Demiş ki kaybettiklerini görsün de ağlasın. Dedim ki kazandıklarımı görsen değerinin olmadığını anlarsın.

Bu dünya senden önce de dönüyor senden sonrada dönecek. Yani seninle bir şey değişmediği gibi sensiz de bir şey değişmeyecek.

Biz üç kişiydik ben keyfim ve kahyası. Keyfim öldü kahyası işi bıraktı! Olsun biz yine üç kişiyiz. Ben tepem ve tası.

Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim. Olur ya kalp durur akıl unutur. Ben dostlarımı ruhumla severim. O ne durur ne de unutur.

Bazı insanların resimlerine bakıyorum o kadar güzeller ki hep resimlerde kalsınlar istiyorum. Çünkü karakterler objektife girmiyor.

Tahammülsüzüm eyvallahım yok kimselere. Samimiyetler sahte geliyor artık. Ne insana ne de insan görünümlü olanlara inanıyorum. Bakıyorum seçiyorum gülüyorum geçiyorum.

Ruh sıkılır beden yorulur ama yol hep önümüzde durur. Uğranılacak duraklar yaşanılacak anılar hep bizi bekler o zaman ne yapmalı? Yola devam etmeli.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol