Dokunaklı Mesajlar

Dokunaklı Mesajlar

Dokunaklı Mesajlar Bazen bazı anılarımız hayatımıza öyle bir dokunur ki hafızamızdan hiç silinip gitmez. Bu anılar doğrudan kalbimize dokunduğu için içimizde tuhaf bir his oluşturur. İşte içimizde oluşan bu hisler bizlere dokunaklı mesajlar yazdırtır. Yazılan her dokunaklı mesajın insanın hayatında farklı bir yeri ve hissiyatı vardır. İnsan yazacağı güzel mesajlar ile içindeki yaşadıklarını başkasına aktarabilir.

Her insanın kalbinde birbirinden farklı duygular bulunur. Aynı zamanda bu duyguların yaşattığı hisler de her insan için farklıdır. Kalbimizdeki duygular ve bize yaşattıkları hisler ancak onlara dokunulduğu zaman ortaya çıkar. Hissettiğimiz duygular bizim varlığımızın kanıtı niteliğindedir ve bu duygular ile hayatımızı devam ettirmeye çalışırız. Bazen hissettiklerimiz kalbimizi öylesine doldurur ki kalbimiz bunu taşıyamaz hale gelebilir. Böyle durumlarda ise kalbimizden geçen duyguları dışa vurmak istediğimiz için dokunaklı mesajlar ortaya çıkabilir.

İçimizde yaşadığımız duyguları dışarı yansıtmak ve birilerine anlatmak istediğinizde ise bunun en kolay yolu dokunaklı mesajlar olmaktadır. Dokunaklı mesajlarla birçok duyguyu karşı tarafa yansıtabilir ve içinizi ferahlatabilirsiniz. Bu mesajlar sayesinde en saf duygularınızı karşı tarafa iletebilirsiniz.

Dokunaklı Mesajlar

Dokunaklı Mesajlar

Çok saçmaladım, bağışla. İnsanın kalbi darmadağın olunca, kafası da karışıyor. Mümkünse, söylediklerimi unuturken beni aklından çıkarma.

Cahildim dünyanın rengine kandım. Hayâle aldandım, boşuna yandım. Seni ilelebet benimsin sandım. Ölürüm sevdiğim zehirim sensin. Evvel ‘im sen oldun, ahir ‘im sensin.

Yürek Ay gibidir. Vakti gelince tutulur.

Aklımdasın diyen balıklar, ömrümsün diyen kelebekler gördüm.

Bulutlar ağlamasaydı, yeşillikler gülemezdi.

Anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni.

Öyle dalmışım ki hayallere, yaşadığımı unutmuşum.

Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duanın; yeryüzündeki cevabısın.

Sen yağmur gibi yağmadın ki ben toprak gibi kokayım.

Çalacak bir kapım yok, mutluluğa hasretim artık sokaklar benim, görüyorsun değil mi?

Bana ışığın kıymetini göstermen için dünyamı karartmana gerek yok.

Yemyeşil bir deniz senin gözlerin ne bir sandal, ne bir ada, ne bir sahil var boğuluyorum.

Keşke yanımda olsaydın demiyorum, biliyorum ki; isteseydin olurdun.

Uzaklaşmak iyidir. Birinden, bir şeyden. Uzaklaşmak bazen, yakınlaşmaktan da iyi gelir.

Bugün senin için bir şey yapmıyorsam, dün elimden geleni yaptığım içindir.

O günlerden bir rüzgâr eser ümitlerin seni terk eder senden o bakışları gizler, kapkaranlık bir keder.

Geride bıraktıkların mı var? Boş ver. Sana iyi gelen insanların geride ne işi var?

Kapalıydı kapılar, perdeler örtük silah sesleri uzakta boğuk boğuk bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük bu gün de ölmedim anne.

Vazgeçtim gözlerinden, vazgeçtim sözlerinden, bir ah de yeter sessizce kimsesizce gönderdim dudaklarımı.

Nikâh masasına oturdun işte, dayanmak çok zormuş, böyle sevince, sana mutluluklar, sözüm kardeşçe, at artık imzanı, git bir an önce.

Ah be çocuk ah! Seninki, masalda ki pamuk prensese âşık olmak değil. Uyutulduğun ninnideki bostana giren danaya yüreğini vermek…

İsyanım yanışıma ölüm bile susuyor ardına dönüp giden sen misin a kadın gururum yere düşer yeter ki bak yüzüme üstüme basıp geçme yar.

Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen vur kır kalbimi kalbimden akan kan yazacaktır ismini o zaman anlarsın sana olan sevgimi.

Bilsem ki bir daha hiç dönmeyecek bilsem ki gözyaşım hiç dinmeyecek utanmam sıkılmam mutsuzluğuma şimdi sensiz cehennemde yaşlanacağım.

İlk değilsen bile son aşkım olup kal, senden öncesini yaşamadım sayarım, böyle bir aşka ömür vermeye değer, dillenir de nazara gelir diye korkarım.

Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz. Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz. İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze. Bundandır böyle dibe vuruşumuz.

Son arzum nedir diye, gelip te bir sorsalar, haykırış olur sesim, sen yine sen der. Canım seni ister, seni diler, özler beni bırakma ele ateşlerim söner.

Gönül kapılarımı sonuna kadar açtım. Kaderime söz verdim seni alnıma yazdım. Aşkın bir alev olsa yakar mı bu canımı? Uzanamam ben sana bu acıtır canımı.

Rastlarsan gözleri yaşlı yavruna suçuna bağışla sarıl boynuna biz bize yaşarken geldik oyuna eller kadir kıymet bilmiyor annem senin kadar kimse sevmiyor annem.

Tutamadım verdiğim sözleri, silemedin yaşlı gözlerini, ölüm yakın görüyorum izlerini, hadi son bir kez tutayım ellerini, varlığımda kıymetimi bilmeyeni yokluğumla cezalandırırım.

Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol