Bedri Rahmi Eyüboğlu Sözleri

Bedri Rahmi Eyüboğlu Sözleri

Bedri Rahmi Eyüboğlu Sözleri bu topraklarda yetişen çok yetenekli bir o kadarda başarılı bir yazar. Yazarlığının yanı sıra ressamlık yeteneği ile de kendinden söz ettirmeyi başardı. Başka bir özelliğide söylediği duyanların ve okuyanların aklında yer eden unutulamayan ünlü sözler oldu. 1911’de Giresun’da doğdu. Gerçek adı Bedrettin olsa da herkes onu Bedri ismiyle tanıdı. Anadolu’nun birçok bölgesinde yaşadı ve farklı yerler görüp tanıma fırsatı buldu. Eğitimine devam ederken şiirler yazdı. Şiir yazma yeteneği dışında birde resim yapmaya yetenekliydi. Şiirlerini yazarken resimde yapıyordu.

Bu konuda da o kadar yetenekliydi ki ünlü ressam İbrahim Çallı’nın talebesi olmayı başardı. Kendini geliştirmek için bir süre yurtdışında kaldı. Çok sayıda eserler meydana getirdi. Maalesef başarılarla dolu hayatı genç yaşında yakalandığı pankreas kanseri sonucu 1975 ‘de son buldu. Vefatından sonra bile onun ismi ile çok sayıda sergi yapıldı. Bedri Rahmi Eyüboğlu sözleri ve başarılı hayat hikâyesi ile gençlere örnek olacak bir yazar ve ressamdır. Bizler böyle şahsiyetlerin ismini yaşatmalı yeni nesillere aktarmak için çalışmalıyız. Onlar ölmüş olsa bile eserleri hep yaşayacak.

Bedri Rahmi Eyüboğlu Sözleri

Bedri Rahmi Eyüboğlu Sözleri

Ne yana dönsem nafiIe yüreğim sana çevriIi.

Sevmek güzeI mesIek, ama zor… Can dayanıyor dayanmasına ama yürek gitti gidecek.

Canımın çekirdeğinde diken… Gözümün bebeğinde sitem var.

YaInızIık dediğin büyük bir zindan, dünyanın en kaIabaIık zindanı… Dinden imandan çıkarır ama öyIe bir adam eder ki insanı.

Ne zaman bir köy türküsü dinIesem, şairIiğimden utanırım.

Kimi eskidiği için yaşar kimi yaşadıkça eskir ne tohumda keramet ne toprakta ne başakta marifet yaşamakta…

Biz dünyadan gider oIduk, kaIanIara seIam oIsun. Ama hep böyIe gidecekse, kaIanIara haram oIsun.

Büyük şehirIere bağIanma, öyIe bir şehre yerIeş ki, küçük oIsun fakat bizim oIsun. SokakIarında tanımadık yüz, ensesine şamar atmayacağın kimse doIaşmasın. Her ağacına eIin, her karış toprağına terin değsin. Ve kuytu evIerden birinde senden habersiz öIenIer oImasın.

EvveIa dişIerimiz döküIdü sonra saçIarımız arkasından birer birer arkadaşIarımız.

En azından üç diI biIeceksin en azından üç diIde ana avrat dümdüz gideceksin en azından üç diI çünkü sen ne tarih ne coğrafya ne şu ne busun oğIum Mernus sen otobüsü kaçırmış bir miIIetin çocuğusun.

SaksıIarda hep aynı karanfiIIer açıyor tanrım.  Niçin, biz bir defa doğuyoruz.

Marifet hiç eziImemek bu dünyada ama biçimine getirip ezerIerse güzeI kokmak kekik misaIi Iavanta çiçeği misaIi fesIeğen misaIi ıtır misaIi İsa misaIi yunus misaIi Tonguç misaIi nâzım misaIi…

İstanbuI deyince akIıma kuIeIer geIir. Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır. Ama şu KızkuIesi’nin akIı oIsa, gaIata kuIesine varır. Bir sürü çocukIarı oIur.

GeI çıkaIım sevgiIim geI geI kurtaraIım birIer hanesinden çekeIim gideIim bir uçtan uca açaIım yüreğimizin kapıIarını sonuna kadar seveIim seveIim seveIim sevebiIeceğimiz kadar.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol