Balık Pişirme Konusunda Bilinmesi Gerekenler ve Servis İpuçları

Balık Pişirme Konusunda Bilinmesi Gerekenler ve Servis İpuçları

Balık Pişirme Konusunda Bilinmesi Gerekenler ve Servis İpuçları. Balık kadar sık tüketilmesi gereken bir et ürününün sofralardan hiç eksik olmaması gerek. Haftanın en az iki günü tüketilmesi tavsiye edilen balık için pek çok pişirme tekniği uygulanıyor.

Karadeniz gibi balığın ana vatanı olan noktalarda çok daha fazla tercih edildiği bir gerçek. Yine de günümüzde her bölgede tüketildiği için kızartırken en lezzetli balığı sofraya sunabilmeniz için bazı ipuçlarından bahsedeceğiz.

Omega bakımından doğal bir kaynak olması, fosfor, magnezyum, potasyum gibi mineralleri içerisinde barındırması sebebiyle balığın yeri her zaman ayrı tutuluyor.

Fakat farklı mutfaklarda ve farklı pişirme yöntemleriyle çok değişik lezzetlere erişilebiliyor. Aslında bunun bazı sırlarla alakalı olduğunu söylemek gerek. En basitinden balıkları tavaya attıktan sonra uygulayacağınız birkaç işlem lezzetini, kokusunu ve görüntüsünü doğrudan etkileyebiliyor.

Balık Pişirme Sonrası Servisinin Püf Noktaları

Balık için pişirme yöntemleri arasında bulunan tavada kızartma yöntemi son derece yaygındır. Bunun en önemli sebebi ise evde de yapılabiliyor olmasıdır. Izgara şansı her zaman olmayabilir. Ya da fırında balık için uygun bir fırınınız olmayabilir.

Oysa tavada balık yapabilmeniz için evinizde hiçbir engel yok. Üstelik bunu bir restoranda yiyormuş kadar lezzetli yapabilmeniz için bazı püf noktaları var.

İlk olarak ülkemizde en çok kullanılan unlama tekniğini bir kenara bırakmamız gerekiyor. Bunu başarılı şefler önermediği gibi sağlık uzmanları da tavsiye etmiyor.

Çünkü unlanmış bir balığın çok yüksek ısılara maruz kaldığında bazı tepkimelere girmesi mümkün. Bu balıktan ziyade undan kaynaklanıyor. Heterosiklikamino asit ismi verilen bir bileşenin ısıyla birlikte undan ayrışması kanserojen bir etki yaratabiliyor.

Oysa balık gibi kendi buharında piştiğinde çok lezzetli sonuçlar verebilen bir besinden söz etmekteyiz. Bilhassa unlanmayan, daha çok kendi salacağı suya ve dolayısıyla oluşacak buhara bırakılan balıkların daha lezzetli olduğunu gözlemleyebiliyoruz.

Halk arasında yaygın olarak görülen bir yanlış ise süt ürünleriyle balığın aynı sofrada olmaması gerekliliğidir. Aslında balık gibi bir besinin yanında meyve suyu ya da kola tüketilmesi pek mantılı değil. Ancak ayran oldukça iyi bir eşlik edici olabilir. Tabii ki bu noktada zehirlenme durumu aklınıza gelebilir.

Balık ve ayranın aynı anda tüketilmesi insanların zehirlenmesini sağlamaz. Bu durum balığın bayat olmasından kaynaklanmaktadır.

Balık bayat ise yanında ayran içseniz de içmeseniz de zehirlenebilirsiniz. Eğer balığın taze olduğu konusunda hiçbir şüpheniz yoksa yanında bol köpüklü bir ayran içmenizin hiçbir sakıncası yoktur.

Ayrıca C vitamininin balık üzerinde ciddi bir etkisi vardır. C vitamini olarak limon tercih edilmektedir. Hem lezzetine katkı sağlıyor hem de içerisindeki besin değerlerinin daha da açığa çıkmasını sağlıyor.

Eğer balığın yanında ayran tüketmek istemiyorsanız en iyi gidebilecek içeceklerden bir diğeri olarak maden suyu tavsiye ediliyor. Ayrıca maden suyunun içerisine sıkılacak limon suyu ile bu uyum daha da taçlandırabilir.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol