Acımasız Mesajlar

Acımasız Mesajlar

Acımasız Mesajlar Yaşamın her anında yapıcı, olumlu bir duygu durumuna sahip olabilmek hiçbir zaman kesinlikle mümkün olmaz. Sürekli hayata olumlu bir pencereden bakılan ve aynı zamanda da son derece sağlıklı ilişkilerin kurulabildiği bir yaşam stilinin söz konusu olabilmesi aslında çok ütopik bir düşünceye denk gelir. İşte bu neden yaşamın farklı anlarında ve noktalarında çeşitli sert söylemlere de tam anlamıyla ihtiyaç duyulabilir. Bu anlarda kullanılabilecek güzel mesajlar bulunur.

Hayatınızda sizin için önemi olsun veya olmasın fark etmeksizin her insana karşı çok sert bir tutumda bulunmak tamamen sizin elinizdedir. Kullanacağınız kelimeler, dilinizin ne kadar sert ve güçlü olduğunu karşı tarafa etkili bir şekilde hissettirebilecektir. İşte bu tip bir ruh hali içerisinde bulunulduğunda sert söylemlerde bulunmadan önce daha hassas bir düşünce ve duygu durumunda olunmaya dikkat etmelisiniz.

Yaşamın farklı duygu durumları ve ruh halleri bulunur. Bu durumlardan birisi de acımasızlıktır. İşte bu aşamada hayatınızdaki acımasız insanlara karşı acımasız mesajlar atabilirsiniz. Hatta bu acımasızlıklarını çok sert ve vurucu bir şekilde gösterebilirsiniz.

Acımasız Mesajlar

Acımasız Mesajlar

Her insan kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir.

Gülüşlerimi bana geri verin.

En sağır edici ses, acı çeken bir kadının suskunluğudur.

Gerekirse kumar da kazanır, aşkı satın alırız.

Her şeyi içine atarsın da kendini atacak yer bulamazsın.

Yalnız olmak, yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.

Ben de sana verilecek günah bile kalmadı haberin olsun.

Özür dilerim gözlerim. Ben sevdim sen ağladın.

Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü ise yürekler.

Sen benim gözümün nuru bir tanecik hainimsin…

Her ne olursan ol dedim sen şeref yoksunu olmayı seçtin.

Başkalarını avutmakla kendi acılarını unutursun.

Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdükleriniz sanmasınlar!

Hatırlayıp da üzüleceğine, unut da yüzün gülsün.

Ayrılık, sevdanın merhemi olduğu gibi öfkeyi de kini de azaltır.

Anladım ki; benim içimi cız ettiren, ona vız geliyor.

Bir düşmanı bağışlamak, bir dostu bağışlamaktan daha kolaydır.

Bazı yıkılışlar daha parlak kalkınışların teşvikçisidir.

En çok güvendiklerimiz öğretiyor bize, kimseye güvenmememiz gerektiğini.

Yanlış insana misafir olduysan; kalmayı değil, kalkmayı bileceksin.

Madem ayrılığa hüküm giymiş bu yürek; o zaman ölmek için yaşamak gerek.

Kaç parçasını daha şehit vereceğim ruhumun, sevgin uğruna sevgili.

Hayatta hiç kimse için ağlamaya değmez, ağlamaya değenler zaten ağlatmaz.

Asla birilerinin umudunu kırma. Belki de sahip oldukları tek şey odur.

Evet. Belki umudum kalmadı geleceğimden; ama asla pişman değilim, geçmişimden.

Hiç kimseye acınızı göstermeyin. Çünkü ateşinize odun atacak kişi var.

Tek tesellim kadehler başka bir şey istemez sarhoş etsin yeter ki rakı şarap fark etmez.

Mutluluğu herkesle paylaşabilirsin ama acıyı paylaştığın insanlar özeldir.

Kırılan kalbimin parçalarını toplaya bilirim yine. Sırf senin için, ayaklarına batmasın diye.

Acıtıyor değil mi? En çok önemsendiğin insan tarafından göz ardı edilmek.

Kendi içimin patronuyum şimdilerde, yüreğime seni kazıyan köleler çalıştırıyorum içimde.

Ağlaya ağlaya geldiğin bu dünyada güle oynaya yaşayacağımı kim söyledi?

Çocukken kolumuzu ısırarak yapardık saatleri. Sanki o kadarcıkken bile, zamanın canımızı yakacağını anlarmış gibi.

Bugün halledemediğimiz bir sorunun nedeni, dün onu doğru yapmak için zaman ayırmamış.

Bazı insanlara verebileceğin en büyük değer, isimlerinin baş harfini büyük yazmak olur. Gerisine inanın değmezler!

Gönül kimsesiz yapamaz sevebileceği bir dost arar. Taşın kalbi yoktur ama onu bile yosun sarar.

Dünya kadar derdim olsun senin gibi yârim olsun. Kavuşmaya zaman yoksa öbür dünya bizim olsun. Para şöhret elin olsun.

Beni sev ya da benden nefret et! İkisi de benim yararıma; seversen hep kalbinde olurum, nefret edersen hep aklında.

Gönül kapısı herkese açılır mı, iki laf eden adam sayılır mı? Bakma insanoğlunun uyruğuna, tanıyamazsın basmadıkça kuyruğuna.

Sus yüreğim sus. Haykırışlarını duyan yok anlayan da. Ya varmıyor sesin ona ya da duyması gerekenin kulakları kapalı sana.

Sadece mutlu olmayı isteseydik olurduk ama biz hep diğerlerinden daha fazla mutlu olmayı istedik ve hep diğerlerinin daha mutlu olduğunu zannettik.

Serseri bi kayboldu mu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsun ya, şehirlerin asi kızı hiç kimse serseri gibi sevip de aşık olamaz.

Bir bavul dolusu cümle var defterimde. Yara bandı tutmayacak kadar derin tümcelerim. Sen yollarına 29 harfle acı döşeyen birine, yara değil de yar diyebilir misin?

Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim. Dinle cici kız dinle zannedersin ki serseri ağlamaz.

Hayatta onunla yaşayabileceğin biriyle değil, onsuz yaşayamayacağın biriyle ol. Gelip boşluk dolduranlardan değil gittiğinde yeri dolmayanlardan olsun olur mu? Sence

Umutsuzluğu ihraç eden birçok ülkenin herhangi bir şehrinde bıraktım seni, inzivaya çekilmiş bu hikâyenin hüzün dolu tetiğini çoktan çektim, seni öldüreli çok oldu.

Seni yüreğimin derinlerine attım. Üzerine çelik kapılar kapattım. Beni öyle incittin ki seninle olan iyi hatıraları (istediğim halde)bile hatırlayamıyorum. Sen cezanı kendi kendine verdin.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol