Acılı Sözler

Acılı Sözler

Acılı Sözler Hayatın kanununda nasıl mutlu olmak varsa acılı olmak da bir o kadar vardır. İnsan olarak herhangi bir konudan dolayı acı çekebiliriz. Çünkü bu insanın doğasında vardır. İstenilen bir şey olmadığında, bir yakınımızı kaybettiğimizde, hayata karşı olumsuz bir olay yaşadığınız da, sevdiğimiz insanlardan ayrılınca ve buna benzer birçok konuda acı duyarız. Bu acıların sözcüklere dökülmesine acılı sözler denir.

Her harfinde acı biriktiren bu sözler insanların zaman zaman ihtiyaç duyduğu sözlerdir. İnsan olarak yaşadığımız acıları ifade etmek için sözcüklerden yardım alırız. Ya da acımızı daha iyi anlatmak için acılı sözlere ihtiyaç duyarız. Bu yüzden güzel sözler hayatımızın bir parçası olduğu gibi acılı sözler de hayatımızın bir parçasıdır.

Psikolojiye göre de bir acıyı hafifletmek için içinde tutmak yerine onu kelimelere, sözcüklere dökmek daha rahatlatıcı olacaktır. Acılı sözler her ne kadar acıları barındırsa da insanların iç dünyasında yaşadıkları acıları sözcüklere yansıtması her zaman daha rahatlatıcı olacaktır. Bu yüzden susmak yerine sözcüklerden yardım alarak içimizdeki acıyı acılı sözlere dökerek biraz da olsa rahatlamak gereklidir.

Acılı Sözler

Acılı Sözler

Şu anda uğruna ağladığınız kişi bir başkasıyla gülüyor.

Hiçbir insanın acısını küçümsemeyin. Çünkü gerçekleri bilmiyorsunuz.

Her şeyi içine atarsın da kendini atacak bir yer bulamazsın.

Bir göz bir göze neler anlatır bilmem ama bir söz bir gözü yıllarca ağlatır.

Kolay anlatılıyor acılar, kolay yazılıyor, kolay yaşanmıyor oysa.

Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık.

Hiç kimseye acınızı göstermeyin çünkü ateşinize odun atacak çok kişi var.

Bilir misin en sevdiğinin nefes aldığı bir şehre en sevilmeyen olarak uyanmanın verdiği acıyı?

“Şurama batan” diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.

O yüreğindeki acı mı? Diye sordular. Hafifçe tebessüm ettim; hayır dedim. O benim imtihanım!

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.

Ölümse giderim sevmekse severim ama sensizliği geçiremem kalbime sevgilim tut ellerimi bitmesin.

O lanet olası ön yargılarını dötüne sokarım canım, sen önce kendi kusurlarını gör.

Seninle başladığım bu tatlı rüyaya sensiz uyanmak istemesem de, sayende sensiz gözü yaşlı uyanıyorum…

Uçurumlar girdi aramıza yaklaşamıyorum sana, sensiz yaşadığım her an kalbim ağlıyor bunu unutma.

Sanmayın ki mutluyum. Attığım her adımda eceli bekliyorum, konuştuğum her kelimede ölümü sayıklıyorum.

Mutluluklar senin olsun acılar benim sevinçlerin her gün çoğalsın sana gelen sevinçler bana dert olsun!

Dertsiz günlerimdin, dermanım sadece sendin, seni seninle yaşamak varken şimdi sensizliğimle derbederim.

Sebepsiz gidişlerin mahkûmuyken firari yüreğim vuslatın sonu kavuşmaksa eğer her anına eyvallah. Sevgilim.

Dilsizdir benim acılarım konuşmazlar kimseyle. Sadece benim canımı acıtırlar hem de hiç hak etmediğim halde.

İçtiğim her sigaranın acısı içimde her çektiğim nefeste hayalin gözümün önünde sensizlik bu parçalar içimi sevgili.

Sen benden ayrılmaya karar verecek kadar küçüldüysen ben senin uğrunda ölümü göze alacak kadar büyüdüm demektir…

Bu şehirden her gidişinde şehri sanki ben uğurluyorum sen benden gideli çok oldu ama ben sana hala el sallıyorum.

Biz sevgiliye çiçek verenlerden değil, arkadaşa can verenlerdeniz. biz feleğin çemberinden geçmiş alemci gençleriz…

Bu hayat bana insanların gülemediği için ağladığını, susamadığı için konuştuğunu, ölemediği için yaşadığını öğretti.

Acı çekmekmiş seni sevmek, acılarla arkadaş olmakmış sana bağlanmak, ağlamakmış sana inanmak ayrılıkmış sana kapılmak.

Doğru yollarımdan döndürdün beni, yaraladın seni seven bu genci, şimdi bıraktın beni yalnız şimdi ağlarım hesapsız.

Umudumdun sen benim, yarınlarımdaki renktin benim için, sendin tek hayalim, toz oldun uçtun gittin doya doya sevemedim.

İçimdeki sevgiyi aldın götürdün, sensizliğimle bıraktın gittin, seni deli gibi sevdim, sen hep yalan yüzünü gösterdin.

Ne güneşi istiyorum karanlığıma, ne de yıldızları istiyorum gece yarılarında. Çok değil, bir tek seni istiyorum yalnızlığıma.

Hep şerefe deyip kaldırırdın kadehi, ben ise hep mutluluğa kaldırırdım. Senin şerefe ihtiyacın vardı, benim ise mutluluğa.

Zaman harcamakmış senin için aşk, yalanmış senin için yaşamak, ayrılıkmış sözlerin hep acı çektirmekmiş amacın anladım şimdi.

Kendi kendime konuştuğum kadar, kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler.

İnanmak isterdim sana, seninle yaşamak isterdim doya doya, güzel günler yazmak isterdim hatıralarımıza sende gittin yalan oldun herkes gibi.

Yol sen olsan yorulmadan yürürüm. Rüya sen olsan hep uyurum. Gece sen olsan sabahı hiç istemem. Son nefesi m sen olsan şimdi ölürüm!

Sadece mutlu olmayı isteseydik olurduk ama biz hep diğerlerinden daha fazla mutlu olmayı istedik ve hep diğerlerinin daha mutlu olduğunu zannettik.

Varlığınla başlayan bir günün yokluğunla bitmesine alışamadım, aklımda olduğunun yarısı kadar yanımda olsaydın hiç sensiz kalmazdım.

Seni yüreğimin derinlerine attım. Üzerine çelik kapılar kapattım. Beni öyle incittin ki seninle olan iyi hatıraları (istediğim halde) bile hatırlayamıyorum. Sen cezanı kendi kendine verdin.

Sevmeye niyetliysen iyi düşünmelisin ağlamayı öğrenip gülmeyi bilmelisin aşk bir kumar gibidir çok dikkat etmelisin oynadığın zar değil duygularındır iyi bilmelisin!

İstersem bir adamı beyde yaparım, paşada. Ve istersem bir adama dünyayı zindanda ederim. Biz nabza göre şerbet verenlerdeniz. Laf kulağıma gelirse, laf getirenin kulağını keser, lafı çıkartana yediririm.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Giriş Yap

close

Bizden Haberdar Ol